"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/336 Esas, 2024/329 Karar
KARAR : Düzeltilerek yeniden verilen karar
İLK DERECE MAHKEMESİ : Mut 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/346 Esas, 2023/1185 Karar
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın tapudan yol olarak terkini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine; Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden hüküm tesisine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Mersin ili, ..., ... mahallesi, 206 ada 10 (ifrazen 17) parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın yol olarak terkinini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı taraf cevap dilekçesi ibraz etmemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, kamulaştırma bedelinin tespiti ile davalıya ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile tapudan yol olarak terkinine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, kamulaştırma bedelinin kurumca depo edildiğini ancak bozma sonrası son raporda fark depo bedeli yatırılmadığından faiz aralığının davanın açılmasından 4 ay sonrası olan ilk karar tarihi olması gerektiğini, bozma öncesi yatırılan bedelin son kararda tespit edilen bedelden fazla olduğundan aradaki farkın da taraflarına iadesini talep ettiklerini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; hükme esas alınan bilirkişi raporunun yanlışlarla dolu olduğunu, kamulaştırma sonrası arta kalan alanın çok küçük olacağı ve belediyece yol ve park alanı olarak ayrıldığı buna rağmen %40 lık bir belirleme yapıldığını, kamulaştırma bedelinin kamulaştırılan taşınmazın yanında oldukça düşük alındığını, taşınmazın değerinin keşif esnasında çok düşük gösterildiğini iddia ederek yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi gerektiğini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkemece, Dairenin kaldırma kararı uyarınca inceleme yapılarak ve usuli kazanılmış haklar gözetilmek suretiyle, 23.02.2017 tarihli ek raporda belirlenen şekilde zemin bedeli, zirai muhdesatlar bedeli, yığma yapı bedeli toplamının 103.545,26 TL ile betonarme yapının değerinin de yıpranma payı gözetilerek 57.960,00 TL olarak belirlenmesinde bir isabetsizlik olmadığı, ancak; kaldırma kararından sonra taşınmazın arta kalan kısmının salt kamulaştırma nedeniyle ne miktarda değer azalışına uğrayacağının tespiti için Belediyeye yazılan yazı cevabından taşınmazın yüzölçümündeki küçülmenin bina yapımına engel olduğunun belirtildiği, bu durumda, taşınmazın arta kalan kısmındaki değer azalışının şekli ve yüzölçümü ile imar durumundaki kısıtlama birlikte düşünüldüğünde %40'tan fazla olduğunun anlaşıldığı, 04.10.2023 tarihli ek rapordaki gerekçelerde isabet bulunmadığı, Mahkemece verilen ilk karara esas alınan 23.02.2017 tarihli bilirkişi raporunda değer azalışının %70 olarak belirlendiği, Dairede de aynı kanat hasıl olduğu, davalı yan bu oranı istinaf etmediğinden daha fazla bir değer azalışına hükmedilmesini de isteyemeyeceği, davalının %50 değer azalışı ile yetinmediği, davacı idarenin de taşınmazın arta kalan kısmını kamulaştırmak istemediği anlaşıldığından bu oran üzerinden anılan bilirkişi raporundaki değer azalışı miktarı olan 40.402,70 TL'ye hükmetmek gerektiği sonuç ve kanaatine varılmakla; toplam kamulaştırma bedeli 201.907,96 TL olarak hesaplandığından; davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden hüküm tesisine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde bulunan hususları tekrar etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, ... olarak davacı idare ile davalı tapu malikleri arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arsa niteliğindeki Mersin ili, ..., ... Mahallesi, 206 ada 10 (ifrazen 17) parsel sayılı taşınmaza 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesi doğru olduğu gibi, üzerindeki yapılara aynı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi uyarınca resmi birim fiyatları esas alınıp yıpranma payı düşülerek değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
3. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin 12055/17 numaralı başvuru sonucu verilen 23.10.2018 tarihli kararı ve Anayasa Mahkemesinin 2016/9364 başvuru numaralı, 01.06.2019 tarihli ve 30791 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan kararı da göz önüne alınarak, davanın niteliği gereği davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinde hukuka aykırı bir yön görülmemiştir.
4.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmamasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
20.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.