Logo

5. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2021/332 Esas, 2022/895 Karar

DAVALILAR : 1.... vd. vekili Avukat ...

2.... vd. vekili Avukat ...

3.... vd. vekili Avukat ......

4.... vd. vekili Avukat ...

5.... vd.

DAVA TARİHİ : 24.01.2017

HÜKÜM/KARAR : Yeniden esas hakkında verilen karar

İLK DERECE MAHKEMESİ : ... Batı 1. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2017/64 Esas, 2019/7 Karar

Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacı idare ve bir kısım davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare ile bir kısım davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; ... ili, ..., ...Mahallesi 283 ada 145 (eski 283 ada 3 parsel) parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescilini talep etmiştir.

II. CEVAP

1. Davalılar ... ve ... cevap dilekçelerinde özetle; gelir kaybının dikkate alınması gerektiğini, farklı mahallelerde farklı fiyatların belirlendiğini, kamulaştırmadan arta kalan kısımdaki değer kaybının hesaplanması gerektiğini, idarece rayiç bedelin altında değer belirlendiğini ileri sürmüştür.

2. Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; dava şartlarının oluşmadığını, taşınmazın gerçek değerinin tespit edilmesi ve yargılama giderinin davacı tarafta bırakılması gerektiğini ileri sürmüştür.

3. Davalılar ... vd. vekili cevap dilekçesinde özetle; idarece biçilen değerin yetersiz olduğunu, idare mahkemesinde açılan yürütmeyi durdurma istemli iptal davasının sonucunun beklenmesi ve objektif değer artışının değerlendirilmesi gerektiğini, kamulaştırmadan arta kalan kısımdaki değer kaybının hesaplanması gerektiğini ileri sürmüştür.

4. Davalılar ... vd. vekili cevap dilekçesinde özetle; kıymet takdirinde belirlenen bedelin düşük olduğunu, kamulaştırmadan arta kalan kısımdaki değer kaybının hesaplanması gerektiğini, objektif değer artırıcı unsurun uygulanması gerektiğini ileri sürmüştür.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare ve bir kısım davalılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

1. Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; kamulaştırma bedelinin yüksek hesaplandığını, objektif değer artışını kabul etmediklerini, arta kalan kısma ilişkin kamulaştırma taleplerinin bulunmadığını, değer düşüklüğü oranının da fahiş olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

2. Davalılar ... vd. ile davalılar ... vd. vekilleri istinaf dilekçelerinde özetle; raporun eksik ve hatalı olduğunu, kıymeti etkileyecek unsurların dikkate alınmadığını, bedelin düşük hesaplandığını, kamulaştırmadan arta kalan kısmın satın alınması aksi halde bu kısımda meydana gelen değer kaybının hesaplanması gerektiğini, yürütmeyi durdurma istemli iptal davasının bekletici mesele yapılması gerektiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

3. Davalılar ... vd. vekili istinaf dilekçesinde özetle; taşınmazın durumuna göre bedelin düşük hesaplandığını, kıymeti etkileyebilecek etkenlerin dikkate alınmadığını, yürütmeyi durdurma istemli iptal davasının bekletici mesele yapılması gerektiğini, değer kaybının kamulaştırma bedeline eklenmediğini, emsal dosyaların dikkate alınmadığını, üretim masraflarının fazla alındığını, kamulaştırmadan arta kalan kısımda değer kaybının daha fazla olduğunu, objektif değer artışı oranının düşük belirlendiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

4. Davalılar ... vd. vekili istinaf dilekçesinde özetle; değerin çok düşük belirlendiğini, taşınmazın arsa vasfında olduğunu, emsallerine göre belirlenen bedelin düşük olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın konumu, parsel sorgu sisteminde yapılan incelemede gözlemlenen durumu dikkate alındığında %70 oranında objektif değer artırıcı unsur oranı da eklenmek suretiyle değerinin tespit edilmesinde yöntem olarak bir isabetsizlik görülmediği; ancak dava konusu taşınmaz ile aynı bölgede bulunan ve aynı kamulaştırma kapsamında kalan taşınmazlar yönünden Daireye intikal eden dava dosyalarında yapılan incelemelerde 2017 değerlendirme tarihi itibarıyla münavebeye esas ürünlere ilişkin maliyet tablosu ve üretim verileri çizelgeleri eklenmek suretiyle üretim giderlerinde yer alan sermaye faizi, genel idare giderleri ve tarla kirası eklenmemek suretiyle taşınmazların yeniden değerlerinin tespiti yönünde alınan ek raporlar uyarınca kurulan hükümlerin Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin denetiminden geçerek kesinleştikleri dikkate alındığında taşınmazlarda ve bölgede yeknesaklığın sağlanması açısından, domatesin dekara verimi 3500 TL fiyatı 1,08 TL giderleri 1.721,25 TL, biberin dekara verimi 1000 kg, fiyatı 1,68 TL gideri ise 1.405,60 TL alınmak suretiyle bulunacak çıplak metrekare birim bedeline %70 oranında objektif değer artışı oranı da uygulanmak suretiyle kamulaştırmaya konu taşınmaz bölümünün değerinin tespiti ile dava konusu taşınmazın kısmi kamulaştırma nedeniyle arta kalan 283 ada 144 parsel numarasını alan 4.931,43 m²lik bölümünün yüz ölçümü, geometrik şekli ve kullanım amacı dikkate alındığında %40'tan az olmamak üzere değer azalışı olacağı dikkate alındığında, yeniden bedel tespiti hususunda bilirkişi kurulundan ek rapor alınmış, düzenlenen ek bilirkişi raporunda Daire talebi doğrultusunda yapılan incele sonucunda objektif değer artırıcı unsur oranı da dahil edilmek suretiyle taşınmazın 43.62 TL/m² bedel üzerinden taşınmazın arta kalan bölümüne ilişkin değer azalışı da dahil edilerek toplam kamulaştırma bedelinin 367.425,31 TL olduğuna dair rapor sunulduğunun görüldüğünü, ek raporda net gelirin 2.058,75 TL olarak belirlenmesi gerekirken hesap hatası sonucu 1.778,75 TL olarak belirlendiği, bu hususun giderilmesi ve bedelin yeniden tespiti uzmanlık gerektirmediğinden Dairece resen yapılan hesaplamada, domatesin dekara verimi 3500 TL fiyatı 1,08 TL giderleri 1.721,25 TL alınmak suretiyle net geliri 2.058,75 TL, biberin dekara verimi 1000 kg, fiyatı 1,68 TL gideri ise 1.405,60 TL alınmak suretiyle net geliri 274,40 TL olmak üzere %50 oranı uygulanarak 1.166,58 TL net gelir üzerinden taşınmazın çıplak toprak değerinin 29.16 TL olduğu, iş bu bedele %70 oranında objektif değer artışı uygulandığında ise taşınmazın metrekare birim bedelinin 49,57 TL olduğu tespit edildiğine, buna göre taşınmazın, kamulaştırma bedeli ile değer düşüklüğü bedeli toplamının 417.544,06 TL olarak hesaplandığını, tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde; taraf vekillerinin istinaf başvuruluranın kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak 3’er aylık vadeli hesaba bloke edilen ve karar kesinleştiğinde ödenmesine karar verilen kamulaştırma bedelinin mülkiyet hakkı kaybına sebebiyet vermemesi için karar tarihine kadar işlemiş yasal faiz ve nemalarıyla birlikte davalılara ödenmesine dair yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare ve bir kısım davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiş, temyize ilişkin ek beyan dilekçesinde de kararda tapuda ismi olmayan kişilerin olması ve bir kişinin soyad hatası nedeniyle tapuda infaz yapılamadığını, kararda bahsi geçen bir kısım davalının ad ve soyadlarının karardan çıkarılmasını ve ...'nun ise soyadının tapuda “Aköz” olması nedeniyle soyadının düzeltilmesini talep etmiştir.

2. Davalılar ... vd. ile davalılar ... vd. vekilleri temyiz dilekçelerinde istinaf dilekçesinde özetle; ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

3. Davalılar ... vd. vekili temyiz dilekçesinde özetle; ... mirasçılarının ve vekil olduklarının kararda gösterilmediğini, ilk raporun 2017 verilerine göre hazırlanmış olduğunu, idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini, taşınmazın arsa niteliğinde olduğunu ilave etmek suretiyle istinaf dilekçesini tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

4. Davalılar ... vd. vekili temyiz dilekçesinde, istinaf dilekçesini tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme

Uyuşmazlık, ... olarak davacı idare ile davalı tapu malikleri arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 2942 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrası, 11 inci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları ile 12 nci maddesi.

3. Değerlendirme

1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Arazi niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir esas alınarak değer biçilmesi doğru olduğu gibi, Bölge Adliye Mahkemesince ek rapor alınarak objektif değer artış oranının ilavesi ile bulunan m² birim bedeli üzerinden, kamulaştırmadan arta kalan alanda da değer düşüklüğü oranının yüzde 40 olarak kabulü ile kamulaştırma bedelinin tespitinde bir isabetsizlik görülmemiştir.

3. Davacı idare temyize ilişkin ek beyan dilekçesinde; tapuda ismi olmayan kişilerin adının kararda yer alması nedeniyle, tapuda tesçil işlemi yapılamadığını ileri sürerek, karar da yer alan bir kısım davalının ad ve soyadının silinerek kararın düzeltilmesini istemiştir, dilekçe ekinde tapu kaydı ve ilgili tapu müdürlüğünün infaza ilişkin ret gerekçesi sunulmamış olup , geri çevirme kararı üzerine dosyaya sunulan tapu kaydına göre dava konusu taşınmazın tapu maliklerinin ve ölü tapu maliki mirasçılarının kararda gösterilmiş olduğu anlaşıldığından bu hususa ilişkin düzeltme talebi yerinde görülmemiştir.

4.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılama hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı idare ve bir kısım davalılar vekillerinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

5. Karar başlığında miras bırakan olarak ad ve soyadı yazılı olan ...'nun evlenmeden önceki tapuda mevcut soyadı olan “Aköz” kelimesinin karar başlığında yazılmamış olması doğru görülmemiştir.

6. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin 12055/17 numaralı başvuru sonucu verilen 23.10.2018 tarihli kararı ve Anayasa Mahkemesinin 2016/9364 başvuru numaralı, 01.06.2019 tarihli ve 30791 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan kararı da göz önüne alınarak davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesi gerektiğinden kararın bozulması gerekir.

Ne var ki bu hataların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

1. Davacı idare ve bir kısım davalılar vekillerinin diğer temyiz itirazlarının reddine,

2. Davacı idare ve bir kısım davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının (B) bendinin (5) numaralı fıkrasının hükümden çıkartılması, karar başlığında yer alan “...” ad ve soyadının devamında, parantez içerisinde “Aköz” kelimesinin eklenmesi suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Taraflardan peşin alınan temyiz harçlarının istek hâlinde iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

07.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

***