"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/163 Esas, 2024/101 Karar
KARAR : Kabul
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı idare vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Kilis ili, ..., ...........Mahallesi 981 ada 9 ve 10 parsel sayılı taşınmazların Kilis Belediyesinin imar uygulaması sonucu okul alanı olarak kamu hizmetine tahsis edildiğini, ... tarafından ilgili taşınmaz üzerinde okul yapımına başlandığını, Kilis Belediyesi tarafından arazi üzerindeki zeytin ağaçlarının söküldüğünü, sökülen ağaç bedelinin davacıya ödenmediğini, hiçbir bedel ödemeden el konulan taşınmazın değerinin ve ağaçların bedelinin yasal faizi ile birlikte davalı idareden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; hukuken el atma nedeniyle görevli yargı yerinin idari yargı olduğunu ve okul olarak el atılan taşınmazda husumetin Milli Eğitim Bakanlığına yöneltilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 04.02.2021 tarihli, 2019/255 Esas, 2021/89 Karar sayılı kararıyla; yargı yolu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 02.09.2021 tarihli ve 2021/1419 Esas, 2021/2038 Karar sayılı kararıyla; istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairece yapılan temyiz incelemesi sonucunda; dava konusu Kilis ili, Merkez ......... Mahallesi 981 ada 9 ve 10 parsel sayılı taşınmazların bulunduğu alanda 3194 sayılı İmar Kanun’un 18 inci maddesine göre 10.11.2011 tarihli ve 175 sayılı Encümen Kararı ile imar uygulaması yapıldığı, uygulamanın kesinleştiği, davacının hisselerinin uygulama sonucunda 2377 ada 2 ve 3, 2376 ada 1 ve 6, 2378 ada 1, 2379 ada 2, 3, 4, 5 ve 6 parsel sayılı taşınmazlara şuyulandırıldığı, yeni tapuların oluştuğu anlaşılmıştır. Bu durumda, mahkemece yeni parsellerin 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planındaki durumları ilgili Belediye Başkanlığından sorulduktan sonra; tapu kaydı zemine uygulanıp, yeni oluşan parsellere davalı idarece fiilen el atılıp atılmadığı, fiilen el atılmasa bile kamuya tahsisli alan olarak ayrılıp ayrılmadığının tespiti için bilirkişi kurulundan ek rapor alınarak, sonucuna göre karar verilmesi gerektiği hâlde, yargı yolu nedeniyle davanın dava şartı yokluğundan reddine ilişkin yazılı şekilde hüküm kurulması ve davacı imar uygulaması öncesi dava konusu taşınmazlarına okul inşaatı nedeniyle fiilen el atıldığını ve taşınmazlar üzerindeki zeytin ağaçlarının kesildiğini beyan ettiğinden, dava konusu taşınmazlar üzerinde zeytin ağacı bulunup bulunmadığı, var ise bu ağaçların idare tarafından kesilip kesilmediği, taraflardan sorularak, her türlü delillerini sunmaları istenip gerekirse tanık da dinlenerek, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın usulden reddine karar verilmesi doğru görülmediğinden kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; görevli yerin idari yargı olduğunu, sökülen ağaçların kim tarafından söküldüğünün tespit edilmesi gerektiğini, sökülen ağaçlar nedeniyle uğranılan zararın tespiti için ağaçların cinsi, yaşı vs belirlenmesinin zor olduğunu kesilen ağaçların kamulaştırılan alanda var olup olmadığının tespitinin de zor olduğunu, müzekkere cevaplarından da anlaşılacağı üzere Hazinenin dava konusu taşınmazı okul yapılması amacıyla Milli Eğitim Bakanlığına tahsis ettiğini ve okul yapılırken Milli Eğitim Bakanlığınca ağaçların kesildiğini kaldı ki taşınmazın Kilis Belediyesine ait olmadığını, davanın öncelikle husumet nedeniyle usulden, sonra da esastan reddini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacı tapu maliki ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın bedelinin sorumlu idareden tahsili istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1956/1 Esas, 1956/6 Karar sayılı kararının ilgili bölümü şöyledir: “...usulü dairesinde istimlak muamelesine tevessül edilmeksizin gayrimenkulü yola kalbedilen şahsın, esas itibarıyla, gayrimenkulünü yola kalbeden amme hükmi şahsiyeti aleyhine meni müdahale davası açmağa hakkı olduğuna, ancak dilerse bu fiili duruma razı olarak, mülkiyet hakkının amme hükmi şahsiyetine devrine karşılık gayrimenkulünün bedelinin tahsilini de dava edebileceğine ve isteyebileceği bedelin de mülkiyet hakkının devrine razı olduğu tarih olan dava tarihindeki bedel olduğuna 16.05.1956 tarihinde ilk toplantıda ittifakla karar verildi.”
3. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1954/1 Esas, 1956/7 Karar sayılı kararı ile “... usulü dairesinde istimlak muamelesine tevessül edilmeksizin gayrimenkulü yola kalbedilen şahsın, gayrimenkulünün bedelinin tahsiline ilişkin olarak, gayrimenkulünü yola kalbeden hükmü şahsiyeti aleyhine açacağı bedel davasında müruruzamanın mevzuubahis olamayacağına ve bu itibarla da, hadisede Borçlar Kanunu'nun 66. maddesinin tatbik kabiliyeti bulunmadığına ...” karar verilmiştir.
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davalı idareden aşağıda yazılı kalan temyiz harcının alınarak Hazineye irat kaydedilmesine,
26.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.