Logo

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2014/388 Esas, 2015/825 Karar

SUÇLAR : İhaleye fesat karıştırma

HÜKÜMLER : Sanık ... hakkında beraat, sanıklar ... hakkında atılı suçtan, ... hakkında ise eylemin icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçunu oluşturduğunun kabulüyle bu suçtan mahkumiyet

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma

Balıkesir 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.11.2015 tarihli ve 2014/388 Esas, 2015/825 sayılı Kararının sanık ... müdafii, sanık ... ve katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön incelemede:

Temyiz incelemesi yapılan bu dava ile Dairemizin 2021/10, 2018/11920, 2022/6465, 2018/12764, 2022/7187, 2018/4086, 2022/2226 ve 2018/12993 Esasına kayıtlı davalar arasında iddia konusu eylemler, suçlar ve sanıklar yönünden fiili ve hukuki bağlantı bulunduğu görülerek belirtilen tüm dava dosyaları birlikte incelenmiştir.

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereğince temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir.

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Balıkesir Cumhuriyet Başsavcılığının, 22.05.2014 tarihli ve 2014/5541 Soruşturma, 2014/2114 Esas, 2014/222 numaralı İddianamesiyle sanıklar hakkında ihaleye fesat karıştırma ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından cezalandırılmaları talebiyle kamu davası açılmıştır.

2. Balıkesir 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.05.2014 tarihli ve 2014/223 Esas, 2014/194 sayılı Kararı ile; sanıklara isnat edilen dolandırıcılık suçuna dair kamu zararı bulunduğu iddiasının ihaleye fesat karıştırma suçunun unsuru olduğu, bu nedenle eylemlerin kül halinde ihaleye fesat karıştırma suçunu oluşturduğu, bu suça ilişkin yargılama yapma görevinin Asliye Ceza Mahkemesine ait bulunduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir.

3. İddianame yerine geçen görevsizlik kararı sonrası Balıkesir 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.11.2015 tarihli ve 2014/388 Esas, 2015/825 sayılı Kararı ile sanık ...'nın atılı suçtan beraatine, sanıklardan ...'in ihaleye fesat karıştırma, ...'ın ise icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçlarından ayrı ayrı mahkumiyetlerine hükmedilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

1. Sanık ... müdafiinin temyiz isteği; benzer olaylara ilişkin aynı suçlardan sanık hakkında açılan diğer kamu davalarında beraat kararları verilmiş iken temyize konu dava dosyasında mahkumiyet kararı verilmiş olmasının çelişkili olduğuna, mahkeme tarafından temin edilen ilk bilirkişi heyet raporunda sanığın beraatine karar verilen dava dosyalarıyla çelişki oluşturacak biçimde ihalenin mevzuata uygun olmadığı ve kamu zararının oluşup oluşmadığının tespit edilemediği şeklinde görüş bildirildiğine, bu kez teknik bilirkişilerden oluşan iki kişilik heyetten rapor alınarak raporda zarar oluştuğu yönündeki görüşün hükme esas alınıp sanık hakkında mahkumiyet kararı verildiğine, bunun yanında ihale işlemlerini gerçekleştiren yatırımcı ... hakkında beraat kararı verilirken sanığın mahkum edilmesinin de hukuka aykırı bulunduğuna ve temyiz incelemesi sırasında nazara alınacak sair nedenlere,

2. Sanık ...'in temyiz isteği; iddia konusu ihalenin kamu kurumu tarafından gerçekleştirilen bir ihale olmadığı için ihaleye fesat karıştırma suçunun konusunu oluşturamayacağına, daha önce farklı teşviklerden faydalanmış olan sanık ...'nin söz konusu süreçten bilgisi olduğu aşikar iken kendisi hakkındaki tüm işlemleri gerçekleştirdiği yönündeki soyut beyanın gerçeği yansıtmadığına, temin edilen kriminal raporda ihalede sunulan tekliflerin aynı yazıcıdan çıkarıldığı belirlenmesine rağmen somut olarak hangi yazıcıdan ve kim tarafından çıkarıldığının tespitinin yapılmadığına, projeyi yürüten danışman firmanın yetkilisi olmasının ihaleye teklif sunan firmalardan birinin temsilcisi olmasına engel olmadığı gibi bunu yasaklayan bir mevzuat hükmü de bulunmadığına, benzer iddialara ilişkin başkaca kamu davalarında hakkında beraat kararları verildiğine ve temyiz incelemesi sırasında nazara alınacak sair nedenlere,

3. Katılan vekilinin temyiz isteği; dosya kapsamındaki tüm delillere göre sanık ...'nın atılı suçu işlediği sabit olduğu halde hakkında beraat kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ve temyiz incelemesi sırasında nazara alınacak sair nedenlere,

İlişkin olup mahkumiyet hükümleri yönünden aleyhe temyiz bulunmamaktadır.

III. GEREKÇE

1. Hukuki ve fiili irtibat sebebiyle birlikte inceleme yapılmasına karar verilen dava dosyaları ile mevcut dava dosyasındaki tüm bilgi ve belgelere, ihaleye fesat karıştırma suçuna konu edilip kırsal kalkınma yatırımlarını destekleme programı kapsamında yapılan ve "ihale" olarak adlandırılan ancak yatırımcılar tarafından gerçekleştirilip niteliği itibarıyla teşvik veya krediden faydalanmaları hususundaki yıllar bazında çıkarılan tebliğler ve bunlara dayanılarak oluşturulan satın alma kitapları ile imzalanan hibe sözleşmeleri kapsamında temin edilecek malın veya gördürülecek yapım işinin şeklinden ibaret olan sürece, kamu kurumunun bu süreçteki rolünün desteklemeden faydalanacak olanları belirleme ve sürecin kontrolü ile değerlendirmesini gerçekleştirmeye ilişkin olmasına, yine tebliğlerde yer alan yatırımcıların belirlenen usule aykırı işlemlerinin tekrarlanacağı ve uygulama sorumluluklarının kendilerinde olacağı yönünde benzer mahiyetteki hükümlere, iddianamede nitelikli dolandırıcılık olarak vasıflandırılan suçun dayanağı isnadın yalnızca belirlenen usule aykırı hareket edilmesi sebebiyle yatırımcının teşvikten faydalandırılarak kamu zararına sebebiyet verildiği iddiası olmasına, program kapsamında yapılan tüm işlemlerin katılan bakanlık teftiş kurulu başkanlığı tarafından her zaman denetlenme imkanı bulunması yanında tebliğlerde bu hak ve sorumluluğun da verilmiş olması dikkate alındığında hile unsurunun varlığından söz etme imkanı bulunmamasına ve iddianameye bağlılık ilkesine göre; mahkemece sanık ...'ın eyleminin icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçunu oluşturduğu yönündeki kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.

2. Diğer taraftan iddia konusu yapılan ihalenin kamu kurumu veya kuruluşları adına yapılmadığı, somut olayda kamu kurum veya kuruluşları aracılığı ile yapılan artırma veya eksiltme ile kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları, kamu kurum veya kuruluşlarının ya da kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının iştirakiyle kurulmuş şirketler, bunların bünyesinde faaliyet icra eden vakıflar, kamu yararına çalışan dernekler veya kooperatifler adına yapılan mal alımı da bulunmadığı, dolayısıyla 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) gerek suç tarihinde yürürlükte bulunan 6459 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik öncesi gerekse değişiklik sonrası 235 inci maddesinde düzenlenen ihaleye fesat karıştırma suçunun konusunu oluşturmadığı, bu haliyle sanıklar ... ve ...'nın eylemlerinin icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçuna iştirak niteliğinde olabileceği kabul edilmiştir.

3. Görevi kötüye kullanma suçu için, 5237 sayılı Kanun’un 257 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.

4. Dosya kapsamına göre birlikte inceleme yapılmasına karar verilen dosyalar yönünden zincirleme suç hükümlerinin uygulanma olasılığı ile bağlantılı dosyalardaki zamanaşımı süresini kesen sebepler de gözetilerek suç tarihi ile temyiz incelemesi tarihi arasında 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.

IV. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Balıkesir 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.11.2015 tarihli ve 2014/388 Esas, 2015/825 sayılı Kararına yönelik sanık ... müdafii, sanık ... ile katılan vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereğince gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

07.12.2023 tarihinde karar verildi.

Gerçekleştirdiğiniz işlemde Hata Oluştu !

***