"İçtihat Metni"
...
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2012/355 Esas, 2016/29 Karar
SUÇLAR : Kamu görevlisinin resmi belgede zincirleme sahteciliği ve nitelikli zimmet ile bu suçlara yardım etme
HÜKÜMLER : Sanıklardan ... ve ... haklarında kamu görevlisinin resmi belgede zincirleme sahteciliği, ... ve ... haklarında kamu görevlisinin resmi belgede zincirleme sahteciliği ve zincirleme basit zimmet suçlarına yardım etme, diğer sanıklar haklarında kamu görevlisinin resmi belgede zincirleme sahteciliği ve zincirleme basit zimmet suçlarından mahkumiyet, ... hakkında kamu görevlisinin resmi belgede zincirleme sahteciliği suçundan beraat
TEMYİZ EDENLER : Sanık ..., sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ile ... müdafileri, O yer Cumhuriyet savcısı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, düzeltilerek onama, bozma
İstanbul Anadolu 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.01.2016 tarihli ve 2012/355 Esas, 2016/29 sayılı Kararının sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... müdafileri ile O yer Cumhuriyet savcısı tarafından temyizi üzerine yapılan ön incelemede:
Tebliğnamede adına yer verilen sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... haklarında kurulan hükümlere yönelik bir temyiz başvurusunun bulunmadığı gözetilerek yapılan incelemede;
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz edenlerin temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir.
Sanıklar ... ve ... müdafiilerinin tayin olunan ceza miktarına nazaran yasal koşulları bulunmayan duruşmalı inceleme talebinin 1412 sayılı Kanun'un 318 inci maddesi uyarınca reddine ve incelemenin duruşmasız olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Kartal Cumhuriyet Başsavcılığının, 09.06.2012 tarihli ve 2012/24263 Soruşturma, 2012/11114 Esas, 2012/495 numaralı İddianamesiyle sanıklardan ..., ... ve ... haklarında kamu görevlisinin resmi belgede zincirleme sahteciliği suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 43 üncü maddesi, ..., ..., ... ve ... haklarında kamu görevlisinin resmi belgede zincirleme sahteciliği ve zincirleme nitelikli zimmet suçlarından, 5237 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 43 üncü maddesi, 247 nci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları, 43 üncü maddesi, ... hakkında kamu görevlisinin resmi belgede zincirleme sahteciliği ve nitelikli zimmet suçlarından, 5237 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 43 üncü maddesi, 247 nci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları, ... ve ... haklarında kamu görevlisinin resmi belgede zincirleme sahteciliği ve zincirleme nitelikli zimmete yardım etme suçlarından, 5237 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 43 üncü maddesi, 247 nci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları, 43 üncü ve 39 uncu maddeleri uyarınca cezalandırılmaları ve aynı Kanun'un 53 üncü maddesi uyarınca hak yoksunlukları uygulanması talebiyle kamu davası açılmıştır.
2. İstanbul Anadolu 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.01.2016 tarihli ve 2012/355 Esas, 2016/29 sayılı Kararı ile sanıklardan ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... haklarında kamu görevlisinin resmi belgede zincirleme sahteciliği suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 43 üncü ve 62 nci maddeleri gereği 3 yıl 1 ay 15'er gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına, ... ve ... hakkında söz konusu suça yardım etme suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 43 üncü, 39 uncu ve 62 nci maddeleri gereği 1 yıl 6 ay 22'şer gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve bu cezalarının aynı Kanun'un 51 inci maddesi gereği ertelenmesine, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği hak yoksunluklarına, ... hakkında anılan suçtan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereğince beraatine, ..., ..., ..., ... ve ... haklarında zincirleme basit zimmet suçundan 5237 sayılı Kanun'un 247 nci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü ve 62 nci maddeleri gereği 5 yıl 2 ay 15'er gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına, ... ve ... hakkında söz konusu suça yardım etme suçundan 5237 sayılı Kanun'un 247 nci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü, 39 uncu ve 62 nci maddeleri gereği 2 yıl 7 ay 7'şer gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca hak yoksunlukları uygulanmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. O yer Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri
Sanıklardan ...'in Belediye başkan vekili sıfatıyla yargılandığı somut olayda zimmete geçirildiği ileri sürülen paradan pay almayıp zimmetine para geçirmediği ve resmi evrakta sahtecilik suçlarını işlemediği halde, mahkemece hatalı olarak resmi evrakta sahtecilik suçundan cezalandırıldığına ilişkindir.
B. Sanıklar ... ve ... müdafiinin temyiz sebepleri
Kararın gerekçeden yoksun olduğuna, etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanabilmek adına sanık odaklı zimmet tutarı belirlenmediğine, sahte fatura düzenlediği iddia olunan şirketlerin defter ve kayıtlarının incelenmediğine, Hazineye katılma hakkı tanınarak duruşmalarda hazır edilmediğine, somut kanıtlara dayalı hüküm kurulmadığına yöneliktir.
C. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri
Sanığın mahkumiyetine ilişkin mahkeme kararının gerekçesiz olduğuna, her bir sanık için kişisel durumuna uygun olarak hüküm tesis edilmediğine, doğrudan temin usulü ile yapılan alımlardaki evrakın gerçek olduğuna, edimin ifası aşamasındaki faturaların sahte olup olmadığını bilemeyeceğine, böyle bir görevinin de olmadığına, sanığın imzasına konu sahte bir belge olmadığına yönelik esas kararı keza sanığın evinde yapılan aramada el konulan ve adli emanete alınan teminat senedi ve para ile ilgili olarak karar verilmesine yer olmadığına ilişkin ek kararı temyiz etmiştir.
D. Sanık ...'ın temyiz sebepleri
Hakkında resmi belgede sahtecilik ve zimmet suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerinin yeterli delil olmadan kurulduğuna, görevinin muhasebecilik olduğuna ve görevinin gereğini yerine getirmekten ibaret eylemlerinin suç oluşturmadığına, görevi gereği kendisine tevdi edilmiş bir mal olmadığına yöneliktir.
E. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri
Sanığın sübutu kabul edilen sahtecilik eylemlerinin somut delillerle ortaya konulmadığına, hakkında zimmet isnadının dahi olmadığına, mahkum olan diğer sanıklarla iştirak iradesi ile de hareket ettiğine dair dosyada mevcut bir delil olmadığına, başkan vekili olarak gündelik rutin evrakı imzaladığına, doğrudan temin ile yapılan alımlardaki faturaların gerçekliğini araştırma yetki ve görevinin olmadığına ilişkindir.
F. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri
Sanığın konumu gereği doğrudan temin ile yapılan alımlara ilişkin komisyonları tertip etmek dışında eyleminin olmadığına, mahkum olan diğer sanıkların eylemlerine iştirak ettiğine dair dosya kapsamında bir delil bulunmadığına, görevi gereği kendisine teslim edilen mal veya parayı zimmetine geçirdiğine ilişkin somut delile dayalı bir tespit olmadığına, isnat edilen eylemlerin sanığın suç işlediği kabulü halinde dahi denetim görevinin ihmali olarak nitelendirilmesi gerektiğine, sahtecilik suçunun unsurlarının oluşmadığına, bilirkişi heyetinin Sayıştay emekli uzman denetçilerinden oluşturulmaması gerektiğine, zimmet miktarının somutlaştırılmadığına yöneliktir.
G. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri
Sanığın eyleminin amir pozisyonunda, doğrudan temin için yapılacak alımlarla ilgili komisyonu oluşturmak ve başkanlık onayı almaktan ibaret olduğuna, sahte olduğu kabul edilen faturaların bu niteliğini bilemeyeceğine, araç suç olan sahtecilikten ceza verilirken zimmet suçundan cezalandırılmaya gidilmemesinin dahi çelişki içerdiğine ilişkindir.
H. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri
Sanığın müteveffa sanık ...'un çalışanı olduğuna, samimi beyanlarda bulunup, belediye görevlileriyle doğrudan hiçbir bağlantısının bulunmadığına, zimmete ehil olmadığı kabul edilen sanıklardan hukuken farkının olmadığına, sahtecilik suçunu da işlemediğine, sahteliği kabul edilen faturaları tanzim eden şirketlerde çalışmadığı ve buradan hareketle bu belgeleri düzenlemediğine yöneliktir.
I. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri
Sanık hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerinin bozulması gerektiğine ilişkindir.
İ. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri
Kendisini vekil ile temsil ettiren sanığın beraat ettiği halde lehine vekalet ücreti takdir edilmemesinin hukuka aykırı olduğuna dairdir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanıklardan ... ve ...'ın ... Ofis Kırtasiye adlı firmanın çalışanları, ...'nin suç tarihinde Tuzla İlçesi ... Beldesi Belediye Başkanı, diğer sanıkların ise söz konusu belediyenin çeşitli birimlerinde müdür olarak görev yaptıkları, adı geçen belediyenin 2006 - 2009 yılları arasında doğrudan temin usulü ile alımını yaptığı kırtasiye ve temizlik malzemelerine ilişkin yapılan incelemede, toplam 1.750.638 Türk Lirası tutarındaki alımların yapıldığı ... Kağıtçılık Limited Şirketi, ... Tekstil Gıda Limited Şirketi, ... Tekstil Limited Şirketi ve ... Kırtasiye unvanlı firmalar ile ilgili olarak Ümraniye Vergi Dairesinin yazı cevabında ekseriyeti hakkında sahte belge düzenlemekten işlem yapıldığı ve kayden sahiplerinin bilgisi olmadığının anlaşıldığı, tüm alımların yapıldığı bu dört firma adına tahsilatların sanıklar ... ve vefat eden ... tarafından gerçekleştirildiği, akabinde belediye görevlileri sanıklar ile buluştukları ve karşılığında bir mal teslimi yapılmadığı, doğrudan temin yöntemi ile yapılan bu alımlarda teklif veren diğer iki firmanın teklifini de ...'un yönlendirmesi ile ...'nun sahte olarak tanzim ettiği, netice itibarıyla fikir ve eylem birliği içerisinde tüm bu eylemleri gerçekleştirdiği iddia olunan inceleme konusu sanıklar haklarında ayrıntısı "hukuki süreç" bölümünde belirtilen zincirleme nitelikli zimmet ve kamu görevlisinin resmi belgede zincirleme sahteciliği ile bu suçlara yardım etme suçlarından kamu davaları açılmıştır.
Mahkemece; dosyaya mübrez Sayıştay emekli denetçileri tarafından düzenlenen bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, eylemlerde hile olmadığı kabulü ile sanıklardan ... ve ... haklarında kamu görevlisinin resmi belgede zincirleme sahteciliği, ... ve ... haklarında kamu görevlisinin resmi belgede zincirleme sahteciliği ve zincirleme basit zimmet suçlarına yardım etme, diğer sanıklar haklarında kamu görevlisinin resmi belgede zincirleme sahteciliği ve zincirleme basit zimmet suçlarından mahkumiyetlerine, ... hakkında kamu görevlisinin resmi belgede zincirleme sahteciliği suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği beraatine hükmolunmuştur.
IV. GEREKÇE
A.O yer cumhuriyet savcısının ve sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... müdafileri ile sanık ...'ın zimmet ve kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği ve bu suçlara yardım etme suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine ve 04.04.2016 tarihli ek Karara yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
Yüklenen zimmet ve kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçlarını 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işleyen sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... haklarında aynı Kanun'un 53 üncü maddesinin beşinci fıkrası gereğince yasaklama kararına hükmolunmaması aleyhe temyiz olmadığından, sanıklar ... ve ... hakkında resmi belgede zincirleme sahtecilik ve zincirleme basit zimmet suçlarından kurulan mahkûmiyet kararlarında, 5237 sayılı Kanun'un 204 üncü, 39 uncu, 43 üncü ve 62 nci maddelerinin keza 247 nci, 39 uncu, 43 üncü ve 62 nci maddelerinin, bu sıra dahilinde uygulanması gerektiği gözetilmeyerek aynı Kanun'un 61 inci maddesine aykırı davranılması, sonuç cezalar değişmediğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Adli emanette bulunan eşyalarla ilgili olarak; Mahkemece 5271 sayılı Kanun'un 256 ncı maddesinin ikinci fıkrasına göre karar verilmesi mümkün görülmüştür.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların eleştiriler dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık ...'ın ve diğer sanıklar müdafileri ile O yer Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
B.Sanık ...
müdafiinin, müvekkili hakkında kamu görevlisinin resmi belgede zincirleme
sahteciliği suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik vekalet ücretine hasren temyiz itirazlarının incelenmesinde ise;
Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14 üncü maddesinin dördüncü fıkrasında yer alan "Beraat eden ve kendisini vekil ile temsil ettiren sanık yararına Hazine aleyhine maktu avukatlık ücretine hükmedilir" biçimindeki düzenleme nazara alınarak, kendisini vekille temsil ettiren ve atılı suçtan beraatine karar verilen sanık ... lehine vekalet ücreti takdir edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuş ancak tespit edilen bu hukuka aykırılığın Dairemiz tarafından giderilmesi mümkün görülmüştür.
V. KARAR
1.Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle İstanbul Anadolu 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.01.2016 tarihli ve 2012/355 Esas, 2016/29 sayılı Kararında, sanıklar haklarında kurulan hükümlere yönelik olarak sanık ... ve diğer sanıklar müdafileri ile O yer Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden, eleştiriler dışında herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
2.Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle İstanbul Anadolu 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.01.2016 tarihli ve 2012/355 Esas, 2016/29 sayılı Kararı ile sanık ... hakkında kamu görevlisinin resmi belgede zincirleme sahteciliği suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik sanık müdafiinin vekalet ücretine hasren vaki temyiz itirazları yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasına; “Hakkında beraat hükmü kurulan sanık ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir edilen 3.600,00 TL maktu avukatlık ücretinin Hâzineden alınarak adı geçen sanığa verilmesine," ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.09.2023 tarihinde karar verildi.