"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi)
SAYISI : 2009/157 Esas, 2014/203 Karar
SUÇLAR : Zincirleme rüşvet alma
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Kara Kuvvetleri Komutanlığı 2 nci Kolordu Komutanlığı (Kapatılan) Gelibolu Askeri Mahkemesinin (... Asliye Ceza Mahkemesi), 11.03.2014 tarihli ve 2009/157 Esas, 2014/203 sayılı Kararının sanıklar ... ve ... ile müdafileri, sanık ... müdafileri, sanıklar ... ve ... müdafileri ile sanıklar ... ve ... tarafından temyizi üzerine yapılan ön incelemede:
Temyiz incelemesi yapılan bu dava ile Dairemizin 2022/163 Esasına kayıtlı dava arasında suç ve sanıklar yönünden fiili ve hukuki bağlantı bulunduğu görülerek her iki dava dosyası birlikte incelenmiştir.
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Danıştay Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un (6723 sayılı Kanun) 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un (5320 sayılı Kanun) 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereğince temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Kara Kuvvetleri Komutanlığı 2 nci Kolordu Komutanlığı (Kapatılan) Gelibolu Askeri Savcılığının, 21.01.2009 tarihli ve 2009/162 Evrak, 2009/162 Esas, 2009/58 Karar sayılı İddianamesiyle sanıklar hakkında zincirleme rüşvet alma suçundan, 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'nun 135 inci maddesi yollaması ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 252 nci ve 43 üncü maddelerinin birinci fıkraları uyarınca cezalandırılmaları, aynı Kanun'un 54 üncü maddesi uyarınca müsadere, 63 üncü maddesi uyarınca mahsup hükümlerinin uygulanması talebiyle kamu davası açılmıştır.
B. Kara Kuvvetleri Komutanlığı 2 nci Kolordu Komutanlığı (Kapatılan) Gelibolu Askeri Mahkemesinin, 20.04.2010 tarihli ve 2010/397 Esas, 2010/149 sayılı Kararı ile sivil sanıklar yönünden görevsizlik kararı verilerek dosyanın ... Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmesine, asker olan sanıkların ise yüklenen suçtan mahkumiyetlerine karar verilmiştir.
Ç. (Kapatılan) Askeri Yargıtay Başsavcılığının, 19.07.2012 tarihli ve 2011/3338-11382 sayılı yazısı ile 6352 sayılı Kanun değişikliği doğrultusunda değerlendirme yapılmak üzere aynı Kanun'un Geçici 2 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca dava dosyası mahkemesine gönderilmiştir.
D. Kara Kuvvetleri Komutanlığı 2 nci Kolordu Komutanlığı (Kapatılan) Gelibolu Askeri Mahkemesinin, 11.03.2014 tarihli ve 2013/757 Esas, 2014/125 sayılı Kararı ile sanıkların yüklenen suçtan mahkumiyetlerine karar verilmiştir.
E. Bahse konu kararların temyizi üzerine dosyanın Askeri Yargıtaya gönderildiği ve temyiz incelemesi için beklendiği sırada 21.01.2017 tarihli ve 6771 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasında Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 17 nci maddesi ile Türkiye Cumhuriyeti Anayasasına eklenen 21 inci geçici madde ile bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla Askerî Yargıtay, Askerî Yüksek İdare Mahkemesi ve askerî mahkemelerin kaldırılması üzerine Askeri Yargıtayda bulunan dosyalar Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına teslim edilmiş, Hakimler ve Savcılar Kurulu ile Adalet Bakanlığı Bilgi İşlem Dairesi Başkanlığınca gerçekleştirilen toplantılar neticesinde devri yapılan dosyalar fiziki olarak ilk derece mahkemelerine gönderilmeden kapak bilgileri çıkartılarak ilk derece mahkemelerinden esas ve karar numarası alınıp temyiz formu düzenlenerek UYAP ortamında oluşturulan elektronik dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesi yönünde karar verilmesi üzerine ... Asliye Ceza Mahkemesince dosyaya 2009/157 Esas, 2014/203 Karar numarası verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık ... gerekçe içermeyen 10.11.2016 tarihli dilekçe ile temyiz talebinde bulunmuştur.
Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri, müvekkili aleyhine beyanda bulunan sanıklar ..., ... ve ... 'ın bilgilerinin duyuma dayalı olduğuna, müvekkilin eşinin, müvekkilinin aleyhine beyanda bulunması için zorlandığına, tanığa, tanıklıktan çekinme hakkının hatırlatılmadığına, soruşturma evresindeki ikrarın baskı ile elde edildiğine, yasak yöntemlerle elde edilen ikrar ve tanık beyanının yasal delil niteliğinde olmadığına, kararda müvekkili ile ilgili olarak yasal gerekçeye yer verilmediğine, rüşvet anlaşmasının ne şekilde gerçekleştiğinin ortaya konulmadığına, müvekkilinin 02.07.2008 tarihinde ...'deki birliği ile ilişiğini kestiği hususunun dikkate alınmadığına, tüm SMS ve görüşme kayıtlarının bu tarihten sonra olduğuna, duyuma dayalı bilgi veren sanıklar ..., ... ve ...'nin yargılama aşamasında, soruşturma evresinde verdikleri beyanları baskı altında verdiklerini ifade ettiklerine, müvekkilinin birlikte göçmen kaçakçığı yaptığı iddia edilen ... ile ...'de bulunduğu dönemde hiçbir telefon görüşmesinin bulunmadığına, hal böyle iken bu iki kişinin kaçakçılık işini nasıl koordine ettiklerinin gerekçe ve delilleri ile açıklanması gerektiğine, yüklenen suçun yasal unsurlarının gerçekleşmediğine,
Sanıklar ..., ... ve ... müdafiinin temyiz sebepleri, mazeret dilekçesinin reddi ile aynı gün karar verilmesi nedeniyle savunma haklarının kısıtlandığına, müvekkillerinin baskı ile alınan önceki savunmalarını mahkemede inkar ettiklerine, rüşvet anlaşmasına ilişkin isnadın soyut kalıp rüşvet suçunu işlediklerine dair yeterli, her türlü kuşkudan uzak delil bulunmadığına, ... ve ... hakkındaki teşdidin yasal dayanaktan yoksun olduğuna,
Sanık ...'in temyiz sebepleri, hazırlık aşamasındaki savunmasını baskı ile verdiğine, mahkemedeki savunmasının doğru olduğuna, cezalandırılması için yeterli ve kesin delil bulunmadığına, eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna ve sair hususlara,
Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri, yüklenen suç askeri hizmete ilişkin olmamakla ağır ceza mahkemesinin görevli olduğuna, müvekkilinin mahkemede, önceki savunmalarının baskı ile alındığı yönünde savunmada bulunduğuna, telefon kayıtlarının kesin delil niteliğinde olmadığına, müvekkilinin cezalandırılması için her türlü şüpheden uzak delil bulunmadığına, cezasında hiçbir indirim yapılmayıp buna dair gerekçenin açıklanmadığına ve sair hususlara,
Sanık ...'nin temyiz sebepleri, rüşvet almadığına, buna dair delil bulunmadığına, yüklenen suçu işlemediğine ve sair hususlara,
Sanık ...'in temyiz sebepleri, soruşturma evresinde baskı ile alınan savunmasının gerçeği yansıtmadığına, rüşvet anlaşmasının gerçekleşmediğine, rüşvet verdiği iddia olunan kişileri tanımadığına, yüklenen suçu işlemediğine ve sair hususlara,
Sanık ...'nın temyiz sebepleri, soruşturma evresindeki savunmasının baskı ile alındığına, yüklenen suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, inandırıcı ve kesin delil bulunmadığına, ilk savunması alındığında müdafi bulunmadığına, eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna, yüklenen suçun maddi ve manevi unsurlarının gerçekleşmediğine ve sair hususlara,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Suç tarihlerinde, sanıklardan ...'in piyade uzman çavuş, ..., ..., ... ve ...'in piyade er, ... ve ...'nin piyade onbaşı olarak 4. Mknz. P. Tug. 1. Hd. Tb. 1. Hd. Bl. K.lığı sorumluluk bölgesinde görev yaptıkları, temin edilen menfaat karşılığında, göçmen kaçakçılığı yapılmasına göz yummak suretiyle zincirleme rüşvet alma suçunu işledikleri iddiasıyla cezalandırılmaları talebiyle kamu davası açılmıştır.
Mahkemece yüklenen suçun sanıklar tarafından işlendiğinin sabit olduğu kabulüyle cezalandırılmalarına karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın (2709 sayılı Kanun) 141 inci maddesinin üçüncü, 5271 sayılı Kanun'un 34 üncü ve 230 uncu maddelerinin birinci fıkraları ile 289 uncu maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca mahkeme kararlarının; herkesi tatmin edecek, Yargıtay denetimine olanak verecek biçimde olması, Yargıtayın gerekçelerde tutarlılık denetimi yapması ve bu açılardan mantıksal ve hukuksal bütünlüğün sağlanması için kararın dayandığı tüm verilerin ve değerlendirmelerin açık olarak gerekçeye yansıtılması ilkelerine uyulması gerektiği ayrıca rüşvet suçunun oluşabilmesi için bir rüşvet anlaşmasının bulunması, bu anlaşmanın da işin yapılmasından önce veya en geç yapılması anında olması gerektiği gözetilerek; bütün deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle hangi kamu görevlisine, hangi iş ve eylemi nedeniyle, ne kadar para verildiği, rüşvet anlaşmasının ne şekilde gerçekleştiği karar yerinde tartışılıp değerlendirilmek suretiyle sanıkların hukuki durumlarının takdir ve tayini gerekirken yetersiz gerekçeyle yazılı şekilde hükümler kurulması,
5237 sayılı Kanun'un rüşveti tanımlayan ve 05.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6352 sayılı Kanun ile değişiklik yapılıncaya kadar yürürlükte kalan 252 nci maddesinin üçüncü fıkrasında "Rüşvet, bir kamu görevlisinin, görevinin gereklerine aykırı olarak bir işi yapması veya yapmaması için kişiyle vardığı anlaşma çerçevesinde bir yarar sağlamasıdır" denilerek sadece nitelikli rüşvete yer verildiği, kamu görevlisinin yapması gereken bir işi yapması ya da yapmaması gereken işi yapmaması için yarar sağlanmasının (05.07.2012 tarihine kadar) rüşvet suçu kapsamından çıkarıldığı cihetle; rüşvet verdiği iddia olunan sanıklar hakkında göçmen kaçakçılığı suçundan kamu davası açılıp açılmadığı, açılan davalar var ise akıbetleri araştırılarak bir örneğinin dosya arasına getirtilmesinden sonra bütün deliller birlikte değerlendirilip, rüşvet suçunun unsurlarının oluşmaması halinde sanıkların eylemlerinin suç tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı Kanun'un 257 nci maddesinin üçüncü fıkrasında düzenlenen görevinin gereklerine uygun davranmak için çıkar sağlama ve bu suça iştirak etme suçları kapsamında kalıp kalmadığının karar yerinde tartışılması sonrasında sanıkların hukuki durumlarının takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden, eksik araştırma ve yetersiz gerekçelerle yazılı şekilde kararlar verilmesi,
Dairemizin 2019/4812 Esasında kayıtlı Kara Kuvvetleri Komutanlığı 2 nci Kolordu Komutanlığı (Kapatılan) Gelibolu Askeri Mahkemesinin (... Asliye Ceza Mahkemesi), 11.03.2014 tarihli ve 2009/157 Esas, 2014/203 Karar sayılı dava dosyası ile ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 2012/204 Esas, 2014/54 Karar sayılı dava dosyası arasında hukuki ve fiili bağlantı bulunmakla, yargılamaya ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin dava dosyası üzerinden devam edilmek üzere, 5271 sayılı Kanun'un 8 ve devamı maddeleri gereğince her iki dava dosyasının birleştirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Kara Kuvvetleri Komutanlığı 2 nci Kolordu Komutanlığı (Kapatılan) Gelibolu Askeri Mahkemesinin (... Asliye Ceza Mahkemesi), 11.03.2014 tarihli ve 2009/157 Esas, 2014/203 sayılı Kararına yönelik sanıklar ... ve ... ile müdafileri, sanık ... müdafileri, sanıklar ... ve ... müdafileri ile sanıklar ... ve ...'nun temyiz istekleri yerinde görüldüğünden sair yönleri incelenmeyen hükümlerin, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesinin birinci fıkrası ve 326 ncı maddesinin son fıkrası gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
16.11.2023 tarihinde karar verildi.