Logo

"İçtihat Metni"

...

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2012/337 Esas, 2014/267 Karar

...

...

SUÇLAR : Rüşvet verme, resmi belgede sahtecilik, nitelikli dolandırıcılık

HÜKÜMLER : Rüşvet verme suçundan beraat, diğer suçlardan mahkumiyet

...

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

EK TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Akhisar Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.06.2014 tarihli ve 2012/337 Esas, 2014/267 sayılı Kararının sanıklar, O yer Cumhuriyet savcısı ve suçtan zarar gören vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön incelemede:

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasına göre rüşvet verme suçundan katılan sıfatını alabilecek surette zarar görmüş olan Hazinenin kanun yoluna başvurma hakkının bulunması ve hükümlerin vekili tarafından 7417 sayılı Devlet Memurları Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un yürürlük tarihi olan 05.07.2022 tarihinden önce temyiz edilmesi karşısında, 3628 sayılı Kanun'un değişiklik öncesindeki 18 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca başvuru tarihinde müdahil sıfatını kazandığı kabul edilmiştir.

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Danıştay Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un (6723 sayılı Kanun) 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un (5320 sayılı Kanun) 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereğince temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Akhisar Cumhuriyet Başsavcılığının, 26.11.2012 tarihli ve 2012/7256 Soruşturma, 2012/2644 Esas, 2012/227 numaralı İddianamesiyle sanıklar hakkında rüşvet verme, nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 252 nci maddesinin birinci fıkrası, 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 204 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılmaları ve aynı Kanun'un 53 üncü maddesi gereği hak yoksunluklarına hükmedilmesi talebiyle kamu davası açılmıştır.

2.Akhisar Cumhuriyet Başsavcılığının 2012/2644 Esas sayılı İddianamesiyle sanıklar hakkında açılan kamu davası Akhisar Ağır Ceza Mahkemesinin 2012/337 Esas sırasına kaydolunmuştur.

3.Akhisar Cumhuriyet Başsavcılığının, 14.03.2013 tarihli ve 2013/1263 Soruşturma, 2013/606 Esas, 2013/70 numaralı İddianamesiyle sanıklar hakkında nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi; 204 üncü ve 43 üncü maddelerinin birinci fıkraları uyarınca cezalandırılmaları ve aynı Kanun'un 53 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği hak yoksunluklarına hükmedilmesi talebiyle kamu davası açılmıştır.

4.Akhisar Cumhuriyet Başsavcılığının 2013/606 Esas sayılı İddianamesiyle sanıklar hakkında açılan kamu davası Akhisar Ağır Ceza Mahkemesinin 2013/121 Esas sırasına kaydolunmuştur.

5.Akhisar Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.04.2013 tarihli ve 2013/121 Esas, 2013/109 sayılı Kararıyla 2012/337 Esas sayılı dava ile bu dava arasında hukuki ve fiili irtibat bulunduğundan davaların birleştirilmesine ve yargılamanın 2012/337 Esas sayılı dava dosyası üzerinden yürütülmesine karar verilmiştir.

6.Akhisar Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.06.2014 tarihli ve 2012/337 Esas, 2014/267 sayılı Kararı ile sanıklar hakkında rüşvet verme suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca ayrı ayrı beraatlerine, resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği ikişer kez 2'şer yıl hapis cezası, nitelikli dolandırıcılık suçundan, aynı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi gereği 2'şer yıl hapis ve 100 gün karşılığı 2.000'er TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, 53 üncü maddenin birinci fıkrası uyarınca hak yoksunluklarının uygulanmasına, sanık ... hakkında ayrıca 58 inci madde gereğince tekerrür hükümlerinin tatbikine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

A. O yer Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri

Rüşvet verme suçunun sabit olmasına rağmen sanıklar hakkında kurulan beraat kararlarının usul ve yasaya aykırı olduğuna,

B. Katılan Hazine vekilinin temyiz sebepleri

Katılma talebine, rüşvet verme suçunun unsurlarının oluştuğuna, buna göre sanıklar haklarında bu suçtan mahkumiyet kararı verilmesi gerektiğine,

C. Sanık ...'nin temyiz sebepleri

Hakkında resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından kurulan mahkumiyet kararlarının bozulmasına,

D. Sanık ...'ın temyiz sebepleri

Hakkında resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından kurulan mahkumiyet kararlarının yeterli delil olmadan ve yüzüne okunmadan verilmesi nedeniyle bozulmasına,

İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Sanıklar ... ve ...'in suç tarihinde katılan ...'in işlettiği Reds Rent A Car isimli iş yerine geldikleri, burada bulunan katılan ...'a ait ... plaka sayılı ... markalı otomobili 02.04.2010 - 08.04.2010 tarihleri arasında kiralamak istediklerini söyledikleri, kiralama işlemi sırasında sanık ...'ın, daha önce diğer sanık tarafından sahte olarak düzenlenip kendisine verilen ve kendi fotoğrafı yapıştırılmış olan katılan ... adına düzenlenmiş nüfus cüzdanı ve sürücü belgesini iş yeri sahibi katılan ...'a ibraz ettiği ve kendisini ... olarak tanıttığı, akabinde sanık ... ve katılan ...'in aralarında 02.04.2010 tarihli oto kiralama sözleşmesini düzenleyip sanık ...'ın aracı teslim alan bölümünü katılan ... adına imzaladığı, bilahare sanık ...'ın söz konusu aracı teslim alıp diğer sanık ... ile birlikte iş yerinden ayrıldıkları, 07.04.2010 tarihinde ise sanık ...'nin, aracın sahibi adına sahte olarak düzenleyip kendi fotoğrafını yapıştırdığı sürücü belgesini Kırkağaç Noterliğine ibraz ederek katılan ... adına kayıtlı aracın satışı konusunda ...'u vekil tayin etmek istediğini beyan ederek vekaletnamenin düzenlenmesini sağladığı, 08.04.2010 tarihinde her iki sanığın birlikte Soma ilçesine gelip galericilik yapan tanık ... 'ye ait iş yerine giderek aynı iş yerinde işçi olarak çalışan şikayetçi ... ile görüştükleri ve sanık ...'ın kendisini, vekil tayin edilen ..., sanık ...'nin de kendisini aracın sahibi ... olarak tanıttıkları, aracın 11.700 TL bedel karşılığında satışı hususunda anlaştıkları, aynı gün her iki sanığın, Soma Noterliğine giderek Noter ... ile söz konusu aracın sahte belgeler ile satışının 3.000 TL para karşılığında yapılması hususunda anlaştıkları, akabinde aynı gün her iki sanığın Soma Noterliğine giderek katılan ... adına kayıtlı olan ... plaka sayılı aracın şikayetçi ...'e satışına ilişkin 08.04.2010 tarihli ve 5357 yevmiye numaralı araç satış sözleşmesinin düzenlendiği, sanık ...'ın satış sözleşmesinin satıcı kısmını katılan ...'a vekaleten katılan ... adına imzaladığı, sözleşmeden sonra ...'in aracın bedeli olarak anlaştıkları 11.700 TL parayı sanık ...'a elden ödediği, ardından her iki sanığın para ile Soma ilçesinden ayrıldıkları iddiaasıyla sanıklar haklarında rüşvet verme, resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından kamu davası açılmış, yapılan yargılama sonucunda rüşvet verme suçundan sanıkların beraatine, diğer suçlardan ise mahkumiyetlerine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE

1.Sanıklar hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan mahkumiyet hükümleri yönünden

Sanık ... hakkında, 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verildiği halde, tekerrüre esas alınan hükmün kararda belirtilmemesi ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasının Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal Kararı doğrultusunda uygulanmasının infaz sırasında nazara alınması mümkün görülmüştür.

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıkların yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

2.Sanıklar hakkında rüşvet verme suçundan verilen beraat ve resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan mahkumiyet hükümleri yönünden

Rüşvet suçu bir karşılaşma suçu olduğundan, çok failli suçlardan olup, bir tarafta rüşvet verenin, diğer tarafta ise rüşvet alan kamu görevlisinin yer aldığı, rüşvet veren ve alanın aynı amacın gerçekleşmesini hedefledikleri, bu itibarla esasında veren ve alan açısından tek bir suç olduğu, aynı olaya ilişkin farklı kararlar verilmesinin önüne geçmek, uygulama birliğini sağlamak ve her iki davada adil sonuç çıkmasını temin etmek ve rüşvet suçuna bağlı olarak sahteciliğe konu evrakın niteliğinin ve tatbiki gündeme gelebilecek kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği ve bu suça azmettirme hükümlerinin de hep birlikte değerlendirilmesi gerekeceğinden, dava konusu somut olayda sanıkların rüşvet verdikleri iddia olunan Noter ... ile ilgili olarak yürütülen soruşturmanın akıbetinin araştırılarak, derdest ise davaların birleştirilmesinden sonra bütün deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle sanıkların hukuki durumlarının ayrı ayrı takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden, eksik araştırma ve yetersiz gerekçeyle yazılı şekilde kararlar verilmesi,

Kabule göre de;

Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.04.2014 tarihli ve 397-202 sayılı Kararında da belirtildiği üzere belgede sahtecilik suçlarının mağdurunun kamu olduğu, eylemin belirli bir kişinin zararına olarak işlenmesi halinde bu kişinin mağdur değil suçtan zarar gören konumunda bulunduğu nazara alınarak, sanıkların bir suç işleme kararının icrası kapsamında değişik zamanlarda işlediği sahtecilik suçlarının resmi belgede zincirleme sahtecilik olarak kabul edilmesi gerektiği gözetilmeden haklarında bu suçtan iki ayrı hüküm kurularak fazla ceza tayin edilmesi,

Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli ve E. 2014/140, K. 2015/85 sayılı 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinde yer alan bazı ibarelerin iptaline ilişkin Kararının değerlendirilmesi lüzumu,

Adli sicil kaydına göre tekerrüre esas mahkumiyeti bulunan sanık ... hakkında yüklenen birinci eylemle ilgili olarak sahtecilik suçundan 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin uygulanmaması ile tekerrür hükümlerinin uygulandığı ikinci eyleme ilişkin mahkumiyet hükmünde tekerrüre esas alınan ilamın kararda gösterilmemesi,

Hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR

1.Gerekçe bölümünde (1) numaralı bentte açıklanan nedenle Akhisar Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.06.2014 tarihli ve 2012/337 Esas, 2014/267 sayılı Kararında, sanıklar tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden eleştirilen husus dışında herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanıkların temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

2.Gerekçe bölümünde (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle Akhisar Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.06.2014 tarihli ve 2012/337 Esas, 2014/267 sayılı Kararına yönelik O yer Cumhuriyet savcısı, katılan Hazine vekili ile sanıkların temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, sahtecilik suçundan kurulan mahkumiyet hükümleri bakımından 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca sanıkların kazanılmış hakları saklı kalmak üzere, aynı Kanun'un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

27.09.2023 tarihinde karar verildi.

...

***