Logo

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2017/553 Esas, 2017/561 Karar

KATILANLAR : Hazine, İçişleri Bakanlığı

SUÇ : Zincirleme şekilde rüşvet alma

HÜKÜMLER : 1) ... 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 21.02.2017 tarihli ve 2016/81 Esas, 2017/46 sayılı Kararı ile; atılı suçtan mahkumiyet,

2) İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin 21.04.2017 tarihli ve 2017/553 Esas, 2017/561 sayılı Kararı ile; düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrasınca temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrasına istinaden temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.... Cumhuriyet Başsavcılığının, 08.02.2016 tarihli ve 2016/1576 Soruşturma, 2016/846 Esas, 2016/87 numaralı İddianamesiyle sanık hakkında zincirleme rüşvet alma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 252 nci maddesinin ikinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü ve 63 üncü maddeleri uyarınca cezalandırılması ile hak yoksunlukları ve mahsup hükümlerinin uygulanması talebiyle kamu davası açılmıştır.

2.... 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.02.2017 tarihli ve 2016/81 Esas, 2017/46 sayılı Kararı ile sanığın zincirleme rüşvet alma suçundan mahkumiyetine hükmedilmiştir.

3.İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin, 21.04.2017 tarihli ve 2017/553 Esas, 2017/561 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan mahkumiyet hükmüne ilişkin; sair istinaf itirazlarının reddine ancak sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin beşinci fıkrası uygulanırken verilecek yasaklamanın aynı Kanun'un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendindeki tüm hak ve yetkileri kapsaması gerektiği düşünülmeden sınırlı uygulama yapılması ve dayanak Kanun'un 5237 sayılı Kanun yerine 5271 sayılı Kanun olarak gösterilmesi gerekçeleriyle bu hususlar yönünden düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

A. Katılanlar Vekilinin Temyiz Sebepleri

Sanık hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulamasının hatalı olduğuna ve her eylem için ayrı ayrı hüküm kurulması gerektiğine,

B. Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri

Rüşvet alma suçunun yasal unsurlarının oluşmadığına, dosyada somut delil bulunmadığına, zincirleme suç hükümleri uygulanırken alt sınırdan uzaklaşılarak uygulama yapılmasının hatalı olduğuna, kararın eksik inceleme sonucu verildiğine ve sair hususlara,

C. Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısının Temyiz Sebepleri

Sanık hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulamasının hatalı olduğuna ve her eylem için ayrı ayrı hüküm kurulması gerektiğine, sanığın, haklarında etkin pişmanlık nedeniyle ceza verilmesine yer olmadığı karar verilen inceleme dışı sanıklar Murat, Hamza ve Uğur'a yönelik eylemlerinin rüşvet alma değil ikna suretiyle irtikap suçunu oluşturduğuna ve bu kişilere yönelik eylemler nedeniyle üç kez ikna suretiyle irtikap suçundan mahkumiyet hükmü kurulması gerektiğine,

İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Temyizin kapsamına göre;

A.İlk Derece Mahkemesince;

Suç tarihlerinde ... Trafik Denetleme Büro Amirliği Ceza İşlemleri kısmında polis memuru olarak görev yapan sanığın, trafik polisleri tarafından vatandaşlara kesilen idari trafik cezalarını ceza veri sistemine girmeye yetkili olduğu, bu yetkisine istinaden yüksek meblağlı trafik ceza tutanaklarının sisteme girişini yapmadan tutanak sahiplerine ulaşarak cezaları sisteme kaydetmeme karşılığında menfaat temin ettiğinin tüm dosya kapsamıyla sabit olduğu kabul edilerek zincirleme rüşvet alma suçundan mahkumiyetine karar verildiği anlaşılmıştır.

B.Bölge Adliye Mahkemesince;

Mahkemenin kararında usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, cezaların kanuni bağlamda uygulandığı,

Ancak;

5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendindeki hak ve yetkilerin kötüye kullanılması suretiyle atılı suçu işleyen sanık hakkında aynı Kanun'un 53 üncü maddesinin beşinci fıkrası uyarınca cezanın infazından sonra işlemek üzere hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar bu madde-fıkra ve bentteki hak ve yetkileri kullanmasının yasaklanmasına karar verilmesi yerine sadece "kamu hizmetlerinden yasaklanmasına" şeklinde sınırlı uygulama yapılması ve dayanak Kanun'un 5237 sayılı Kanun yerine 5271 sayılı Kanun olarak gösterilmesi hukuka aykırı görülerek bu hususların düzeltilmesi suretiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği görülmüştür.

IV. GEREKÇE

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Ancak;

Sanık ...'in, haklarında etkin pişmanlık nedeniyle ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilen inceleme dışı sanıkların bir kısmı tarafından teşhis edildiği ve bu kişiler tarafından ceza tutanaklarının sisteme girilmemesi karşılığında kendisine para verildiği kabul edilmesine rağmen, sanık hakkında hüküm kurulurken üzerine atılı bulunan zincirleme rüşvet alma suçundan mahkumiyet kararı verilerek inceleme dışı tüm sanıklardan rüşvet aldığının kabulü karşısında; sanık ...'in kimlerden ne suretle rüşvet aldığının denetime elverişli olacak şekilde karar yerinde yeterince tartışılıp değerlendirilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,

Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi'nden (UYAP) yapılan sorgulamada; 10.04.2017 tarihli İddianame ile ... 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/250 Esas sayılı dosyasına kayden görülen kamu davasında da sanık hakkında benzer eylemleri nedeniyle rüşvet alma suçundan yargılama yapıldığı, zincirleme suç hükümlerinin uygulanma koşullarının bulunup bulunmadığının belirlenmesi bakımından 5271 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin birinci fıkrasında yer aldığı şekilde hukuki ve fiili bağlantı bulunması nedeniyle anılan davanın akıbetinin araştırılması ve mümkünse davaların birleştirilmesi, kesinleşmesi

veya birleştirme olanağının ortadan kalkması durumunda ise, asılları veya onaylı örnekleri bu dosya arasına konularak birlikte değerlendirilmesi ve sonucuna göre, hukuki kesinti, zincirleme suç ve mahsup hükümleri de nazara alınmak suretiyle sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden eksik araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi,

Nedenleriyle İlk Derece Mahkemesi kararının bozulması yerine düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi hukuka aykırı görülmüştür.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin, katılanlar vekilinin ve Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin, 21.04.2017 tarihli ve 2017/553 Esas, 2017/561 sayılı düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine dair Kararının 5271 sayılı Kanun'un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, bozmaya konu kararın niteliği de gözetilerek 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca ... 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

24.10.2023 tarihinde karar verildi.

***