Logo

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2015/116 Esas, 2016/259 Karar

SUÇ : Zincirleme basit zimmet

HÜKÜM : Mahkumiyet

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca sanık müdafii ile katılanlar vekillerinin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, katılan Hazine vekilinin hükmü vekalet ücretine hasren temyiz ettiği, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereğince temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

Sanık müdafiinin yasal koşulları bulunmayan duruşmalı inceleme talebinin 1412 sayılı Kanun'un 318 inci maddesi uyarınca reddine ve incelemenin duruşmasız olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Konya Cumhuriyet Başsavcılığının, 11.03.2015 tarihli ve 2012/5993 Soruşturma, 2015/3647 Esas, 2015/269 numaralı İddianamesiyle sanık hakkında zincirleme basit zimmet suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 247 nci maddesinin birinci fıkrası ve 43 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması, aynı Kanun’un 53 üncü maddesi gereğince hak yoksunluklarına karar verilmesi talebiyle kamu davası açılmıştır.

2.Konya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.05.2016 tarihli ve 2015/116 Esas, 2016/259 sayılı Kararı ile sanığın atılı suçtan, 5237 sayılı Kanun'un 247 nci maddesinin birinci fıkrası ile 43 ve 62 nci maddeleri uyarınca 5 yıl 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları gereğince hak yoksunluklarına hükmolunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

1.Sanık müdafiinin temyiz dilekçesi, hükme esas alınan bilirkişi heyeti raporunun hatalı ve eksik olduğu, suç tarihlerine ilişkin tüm defterlerin incelenmediği, elde edilen tüm gelirlerin kurumun zorunlu ve faydalı ihtiyaçları doğrultusunda kullanıldığı, kurum zararı ile sanığa usulüne uygun tevdi edilmiş bir görev ve yetkilendirme olmadığı, bu kapsamda zimmet suçunun oluşmadığı, suç kastı bulunmadığı ve mahkemece hatalı değerlendirme ile hüküm kurulduğu hususlarına ilişkindir.

2.Katılan ... vekilinin temyizi, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi gereği hükmolunan cezada indirime gidilmesinin yerinde olmadığı, sanığın hükümle birlikte tutuklanması gerektiği ve idare lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinin usul ve yasaya aykırı olduğu hususlarına yöneliktir.

3.Katılan Hazine vekili, Maliye Bakanlığı adına vekalet ücretine hükmedilmemesinin usul ve yasaya aykırı olduğundan bahisle hükmü temyiz etmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

Suç tarihinde ... Üniversitesi Sosyal Bilimler Meslek Yüksekokulu ile Turizm İşletmeciliği ve Otelcilik Yüksekokulu'nda sekreter olarak görev yapan sanık ile aynı kurumda müdür olarak görev yapan ve hakkında denetim görevini ihmal ederek zimmete neden olma suçundan hükmün açıklanması geri bırakılan temyiz dışı sanık ...'nin yetkili merci tarafından alınmış herhangi bir karar olmadan kuruma gelir getirmek maksadıyla kararlar aldıkları, bu kararların uygulanması ve gelirlerin toplanması hususunda sanığın şifahi olarak görevlendirildiği, bu cümleden olarak 2010-2011 ve 2011-2012 akademik dönemlerinde yeni kayıt yaptıran öğrencilere 15 TL karşılığında kayıt dosyası satışı yapıldığı, 2009-2010 bahar döneminde okula elektrikli geçiş sistemi kurulduğu, bu nedenle verilmesinde zorunluluk bulunan çipli kimlik kartlarının öğrencilere 5 TL bedelle satışının yapıldığı, 2 yıllık öğrenimde her sene sonunda staj zorunluluğu bulunduğu ve bu maksatla ... Üniversitesi Basımevi Müdürlüğünde bastırılan staj defterlerinin 20 TL bedelle satıldığı, 2010-2011 akademik döneminde üniversitede görev yapan öğretim görevlilerinin hazırlamış olduğu kitapların satışından elde edilen gelirin %15'inin okula verildiği, okulda küçük bir bölümün fotokopi odası olarak tahsis edilerek fotokopi çekimi karşılığında gelir elde edildiği, masa tenisi, langırt masası ve internetin ücretli hale getirildiği, 2009-2010 güz ve bahar dönemlerinde öğrencilerin sınav kağıtlarına yapıştırılmak üzere üniversite matbaasında hologram bastırıldığı ve satışının yapıldığı, okul kantinini işleten şahıslardan kira bedeli alındığı, bu şekilde sanığın tahsil etmiş olduğu toplam tutardan 84.610,26 TL'yi kasa defterine gelir olarak kaydetmeyerek uhdesinde tuttuğu iddia ve kabul edilerek zincirleme basit zimmet suçundan mahkumiyetine hükmolunmuştur.

IV. GEREKÇE

Sanığın mahkeme huzurunda ve aşamalarda yazılı olarak alınan savunmalarında; 2010-2011 akademik döneminde öğrencilerden kayıt dosyası ücreti alındığını, 2009-2010 akademik döneminde çipli kimlik kartının 2,5 TL karşılığı satıldığını ve ayrıca bu dönemde son sınıfta bulunan öğrencilerden ücret alınmadığını, dönem sonlarında staj yapmayan, kaydını başka okula aldıran veya öğrenimi bırakan öğrencilere staj defteri satışı yapılmadığını, 2009-2010 bahar dönemi ile 2010-2011 güz dönemlerinde öğretim görevlilerinin hazırlamış olduğu kitaplardan %15 değil %10 pay alındığını, aynı dönemlerde öğrenciye yönelik fotokopi hizmeti verilmediğini, hologram bastırılması ve satışı için matbaa ile personele ödemeler yapıldığını ve öğrencilere 4557 adet sınav kağıdının ücretsiz verilmek zorunda kalındığını, kira bedeli olarak alınan tutarın gelir içine kaydedildiğini, bahsi geçen hususların iç denetçiler tarafından hazırlanan inceleme raporunda hesap hatasına neden olduğunu ayrıca okula ait binalarda yapmış oldukları tadilat ve dönüşüm işlemleri ile temin edilen demirbaşlar ve yapılan hizmetlerin gider olarak görünen bedellerin çok üzerinde olduğunu, iddia konusu dönemde çok sayıda yenileştirme ve iyileştirme yaptıklarını beyan etmesi, temyiz dışı sanık ... ile tanık olarak beyanları alınan ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ..., ..., ..., ..., ... ve ...'ın savunmayı destekler mahiyette anlatımda bulunmaları ve hükme esas alınan bilirkişi raporunda savunmada belirtilen hususların irdelenmemesi karşısında, maddi gerçeğin hiçbir kuşkuya yer bırakmayacak şekilde ortaya çıkarılabilmesi açısından, suç tarihlerini kapsayan tüm bilgi, belge ve kayıtların getirtilmesi, gerektiğinde sanık ve tanıkların beyanlarına yeniden başvurulmak ve mahallinde keşif yapılmak suretiyle suç tarihleri itibarıyla resmi ödenekten karşılananlar hariç okulun fiziki şartlarında yapılan iyileştirme ve temin edilen malzemelerin belirlenerek maliyetlerinin saptanması ve belirlenen işlerin kimler tarafından yapıldığının tespit edilip tanık sıfatıyla beyanlarının alınması sonrasında sanığın fiili olarak görev yaptığı dönemde kayıt dışı bırakılanlar da dahil olmak üzere tüm gelirler ve giderler, göreve başladığı ve bıraktığı tarihlerdeki banka ve kasa mevcutları tespit edilip, mahkemece hükme esas alınan raporun iç denetçiler tarafından hazırlanan inceleme raporuna dayanılarak detaylı inceleme yapılmadan hazırlandığı ve bu itibarla hüküm kurmaya yeterli ve elverişli olmadığı da nazara alınarak, dava dosyasının tüm ekleriyle birlikte Sayıştay emekli uzman denetçilerinden oluşan yeni bir bilirkişi kuruluna tevdi edilerek; suç tarihleri arasındaki tüm gelirler ile mahkemece yapılacak keşif sonucu teknik bilirkişilerce verilecek rapordaki tespitler de irdelenmek suretiyle tüm giderlerin belirlenip kasa defterine kaydedilen giderler de gözetilerek karşılaştırılmasından, her bir isnat ve bunlara yönelik savunmalar yönünden ayrı ayrı değerlendirme yapılmak suretiyle sanığın uhdesinde kuruma ait para bulunup bulunmadığını ve varsa miktarını belirleyen ayrıntılı rapor alınmasından, 5237 sayılı Kanun'un 247 nci maddesinde düzenlenen zimmet suçunun oluşması için "Kamu görevlisinin veya özel mevzuatları gereği kamu görevlisi gibi cezalandırılabilen kişilerin görevi nedeniyle zilyetliği kendisine devredilmiş olan veya koruma ve gözetimiyle yükümlü olduğu malı kendisinin veya başkasının yararına zimmetine geçirmesi"nin gerektiği gözetildiğinde, temyiz dışı sanık ... ile sanık ...'in suça konu gelir getirici faaliyetlere ilişkin karar alma görev ve yetkileri olup olmadığının tespit edilip, yasal tevdi unsurunun gerçekleşip gerçekleşmediği ve zimmet suçunun unsurlarının bulunmaması halinde eylemlerin güveni kötüye kullanma ve görevi kötüye kullanma suçunu oluşturup oluşturmadığı hususlarının da karar yerinde tartışılmasından sonra, sonucuna göre suç vasfının ve sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması,

Kabule göre de;

Yüklenen suçu 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işlediği kabul edilen sanık hakkında aynı Kanun'un 53 üncü maddesinin beşinci fıkrası gereğince hak yoksunluğuna hükmolunması gerektiğinin gözetilmemesi,

Sanık hakkında mahkumiyet hükmü kurulmuş olması karşısında, kamu davasında kendisini vekille temsil ettiren katılanlar lehine hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince maktu vekalet ücretine hükmedilmemesi,

Hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Konya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.05.2016 tarihli ve 2015/116 Esas, 2016/259 sayılı Kararına yönelik katılanlar vekili ile sanık müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden ve dikkate alınan sair hususlar yönünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

22.11.2023 tarihinde karar verildi.

***