Logo

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2014/105 Esas, 2016/48 Karar

SUÇLAR : Kullanma zimmeti, denetim görevini ihmal ederek zimmete neden olma

HÜKÜMLER : Beraat

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, düzeltilerek onama

Akşehir Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.03.2016 tarihli ve 2014/105 Esas, 2016/48 sayılı Kararının katılanlar vekilleri ile sanık ... müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön incelemede:

Tebliğname başlığında temyiz edenler arasında gösterilen ...'in temyiz talebinin bulunmadığı ve hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın katılanlar vekili ile sanık müdafiinin itirazı üzerine Yalvaç Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.04.2016 tarihli ve 2016/134 Değişik iş sayılı vaki itirazların reddi kararı ile aynı tarihte kesinleştiği gözetilerek yapılan incelemede;

Temyiz incelemesi yapılan bu dava ile Dairemizin 2020/6049 Esasına kayıtlı dava arasında suç ve sanık yönünden fiili ve hukuki bağlantı bulunduğu görülerek her iki dava dosyası birlikte incelenmiştir.

Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.02.2017 tarihli, 2015/5-95 Esas, 2017/71 sayılı ve benzer Kararlarında da belirtildiği üzere "suçtan zarar görme" kavramının "suçtan doğrudan doğruya zarar görmüş bulunma hali" olarak anlaşılması gerektiği, dolaylı veya muhtemel zararların davaya katılma hakkı vermeyeceği, bu nedenle sanıklar ... ve ... haklarında denetim görevini ihmal ederek zimmete neden olma suçundan açılan kamu davasına 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 237 nci maddesine göre suçtan doğrudan zarar görmeyen Hazinenin katılma ve bu suçtan verilen hükümleri temyiz hakkı olmadığı, mahkemece usulsüz olarak verilen katılma kararının da temyiz hakkı vermeyeceği anlaşılmıştır.

Sanıklar haklarında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz edenlerin açıklanan husus dışında hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereğince temyiz isteklerinin reddini gerektirir başkaca bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir.

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Akşehir Cumhuriyet Başsavcılığının, 02.07.2014 tarihli ve 2014/2296 Soruşturma, 2014/918 Esas, 2014/61 numaralı İddianamesiyle sanık ... hakkında zincirleme basit kullanma zimmeti suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 247 nci maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları ile 248 inci ve 43 üncü maddelerinin birinci fıkraları, sanıklar ... ve ... ... haklarında denetim görevinin ihmali suçundan 5237 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinin ikinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkraları gereği ayrı ayrı cezalandırılmaları ve haklarında aynı Kanun’un 53 üncü maddesi gereğince hak yoksunluğu uygulanmasına karar verilmesi talebiyle kamu davası açılmıştır.

2.Akşehir Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.03.2016 tarihli ve 2014/105 Esas, 2016/48 sayılı Kararı ile sanıkların atılı suçlardan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca ayrı ayrı beraatlerine hükmedilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

1.Katılan Hazine vekili, sanıklardan ... hakkında zimmet, diğer sanıklar haklarında ise denetim görevini ihmal ederek zimmete neden olma suçlarının maddi ve manevi unsurlarının oluştuğunu ve mahkumiyetlerine karar verilmesi gerektiğini belirterek hükümleri temyiz etmiştir.

2.Katılan Posta ve Telgraf Teşkilatı A.Ş. vekili, sanıklardan ... hakkında zimmet, diğer sanıklar haklarında ise denetim görevini ihmal ederek zimmete neden olma suçlarından mahkumiyet kararları verilmesi gerektiğini belirterek hükümleri temyiz etmiştir.

3.Sanık ... müdafii, müvekkili hakkında beraat kararı verilmesine rağmen sanık lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinin hukuka aykırı olduğu sebebiyle hükmü temyiz etmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

Suç tarihinde PTT A.Ş. Ilgın Merkez Müdürlüğünde posta dağıtıcısı olarak görev yapan ...'in, kişilere gönderilen asker maaşlarını muhataplarına ödemediği halde ödenmiş gibi gösteren makbuzlar düzenlediği, bunlara başkaca şahısların Türkiye Cumhuriyeti kimlik numaralarını yazdığı ve bedellerini uhdesine geçirdiği, söz konusu kurumda müdür ve müdür vekili olarak görev yapan diğer sanıkların da gerekli özeni göstermeyerek zimmetin oluşmasına sebebiyet verdikleri iddiasıyla sanıklardan İlhan hakkında zincirleme basit kullanma zimmeti, ... ve ... haklarında denetim görevini ihmal ederek zimmete neden olma suçlarından cezalandırılmaları istemiyle açılan kamu davasında, Mahkemece; tüm dosya kapsamına göre yüklenen suçların sanıklar tarafından işlendiğinin sabit olmaması nedeniyle ayrı ayrı beraat kararları verilmiştir.

IV. GEREKÇE

A.Sanık ... hakkında zimmet suçundan verilen beraat hükmüne yönelik incelemede;

Sanığın leh ve aleyhindeki toplanan tüm kanıtları inceleyip, irdeleyen ve iddianın reddine ilişkin sebepleri karar yerinde ayrı ayrı gösteren, savunmayı tercih nedenlerini açıklayan, aleyhteki kanıtları hükümlülük için yeterli görmeyen mahkemenin beliren takdir ve kanaati karşısında katılan PTT A.Ş. vekilinin temyiz itirazları ile hükümde dikkate alınan sair hususlar yönünden de hukuka aykırılık görülmemiştir.

B.Sanıklar ... ve ... hakkında denetim görevinin ihmali suçundan verilen beraat hükümlerinin incelemesinde;

1. Sanıkların yargılama konusu eylemleri için, 5237 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın üst haddine göre aynı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.

2. 5237 sayılı Kanun'un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 31.12.2014 tarihli sorgu olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.

V. KARAR

1.Ön inceleme bölümünde açıklanan nedenle Hazine vekilinin sanıklar ... ve ... haklarında denetim görevinin ihmali suçundan verilen beraat hükümlerine yönelik temyiz isteminin 1412 sayılı Kanun'un 317 nci maddesi gereğince, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

2.Sanık ... hakkında zimmet suçundan verilen beraat hükmü yönünden

Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle Akşehir Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.03.2016 tarihli ve 2014/105 Esas, 2016/48 sayılı Kararında katılanlar vekilleri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılanlar vekillerinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

3.Sanıklar ... ve ... hakkında denetim görevinin ihmali suçundan verilen beraat hükümleri yönünden

Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle Akşehir Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.03.2016 tarihli ve 2014/105 Esas, 2016/48 sayılı Kararına yönelik katılan PTT A.Ş. vekili ile sanık ... müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

01.11.2023 tarihinde karar verildi.

***