Logo

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2019/1831 Esas, 2020/56 Karar

SUÇLAR : Sanıklardan ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında zincirleme basit zimmet, ..., ... ve ... hakkında basit zimmet

HÜKÜMLER : Sanıklardan ..., ... ve ... hakkında istinaf başvurularının esastan reddi, ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddi.

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, sanık ... müdafii ve sanık ...'in ilk derece mahkemesince verilen mahkumiyet hükümlerine ilişkin istinaf başvurularının esastan reddi, katılanlar vekillerinin istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddi hükümlerine yönelik, sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... müdafiilerinin ise vekalet ücretine hasren temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKİ SÜREÇ

1) Edirne 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.04.2019 tarihli ve 2013/301 Esas, 2019/88 sayılı Kararı ile sanıklardan ...'ın basit zimmet suçundan, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 223/2-e maddesi uyarınca beraatine, ..., ..., ..., ..., ... ve ...'in zincirleme basit zimmet suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 247/1, 43 ve 62/1. maddeleri gereği 5 yıl 2 ay 15'er gün, ... ve ...'ın basit zimmet suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 247/1 ve 62. maddeleri uyarınca 4 yıl 2'şer ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına hükmedilmiştir.

2) İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 09.01.2020 tarihli ve 2019/1831 Esas, 2020/56 sayılı Kararı ile sanıklardan ..., ... ve ... hakkında istinaf başvurularının esastan reddine, ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

1.Katılan bakanlık vekilinin temyiz sebepleri, Bölge Adliye Mahkemesince sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında yeterli inceleme yapılmadığına ve sair hususlara,

2.Katılan ... vekilinin temyiz sebepleri, sanık ...'ın eyleminin denetim görevini ihmal ederek zimmete neden olma suçu kapsamında değerlendirilmesi gerektiğine, beraat kararı verilen tüm sanıklar hakkında eksik incelemeye dayalı hüküm kurulduğuna ve sair hususlara,

3.Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri, yeterli araştırma yapılmadan hüküm kurulduğuna, basit zimmet suçunun unsurlarının oluşmadığına, sanık hakkında beraat kararı yerine mahkumiyet hükmü kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğuna ve sair hususlara,

4.Sanık ...'in temyiz sebepleri, mahkumiyetine yeterli delilin bulunmadığına, ceza tayininde matematiksel hatalar yapıldığına, eylemlerin doğru nitelendirilmediğine, çelişkili hüküm kurulduğuna ve sair hususlara,

5.Sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... müdafiinin temyiz sebebi, beraat eden sanıklar lehine ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine,

6.Sanık ... müdafiinin temyiz sebebi, sanık lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine,

İlişkindir.

III. GEREKÇE

Bölge Adliye Mahkemesi tarafından, ilk derece mahkemesince mahkumiyetlerine hükmedilen sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkındaki mahkumiyet hükümlerinin kaldırılarak beraatlerine hükmedilmesi suretiyle istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine dair verilen kararların, ilk derece mahkemesince haklarında hükmün açıklamasının geri bırakılmasına karar verilen sanıklar ... ve ...'a sirayet ettirilmesine karar verilmiş ise de; 5271 sayılı Kanun'un 280/3. maddesinin kesinleşmiş hükümlere ilişkin uygulanabileceği, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararların 5271 sayılı Kanun'un 223. maddesi uyarınca hüküm niteliğinde olmadığı, bu kararların itiraz yasa yoluna tabi olduğu ve istinaf incelemesine konu olamayacağı anlaşılmakla, Bölge Adliye Mahkemesince verilen sirayet kararlarının hukuki değerden yoksun ve yok hükmünde olduğu anlaşılmıştır.

A.Sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında kurulan hükümlere yönelik yapılan incelemede;

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,

Ancak;

Sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ...'nun kendilerini aynı vekille temsil ettirdikleri, İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde hakkında beraat hükmü kurulan ... lehine vekalet ücretine hükmolunduğu, hüküm tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 3/1. maddesinde yer alan “Yargı yerlerince avukata ait olmak üzere karşı tarafa yükletilecek avukatlık ücreti, bu Tarifede yazılı miktardan az ve üç katından çok olamaz. Bu ücretin belirlenmesinde, avukatın emeği, çabası, işin önemi, niteliği ve davanın süresi göz önünde tutulur” ve 14/4. maddesinde yer alan “Beraat eden ve kendisini vekil ile temsil ettiren sanık yararına Hazine aleyhine maktu avukatlık ücretine hükmedilir” biçimindeki düzenlemeler ile Ceza Genel Kurulunun 01/06/2021-12/45-234 sayılı Kararında belirtilen “Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi, vekalet ücretinin tayininde esas ve ilke olarak sanıkların adedini ya da bir sanığın birden çok suç işlemiş olmasını değil, usulünce açılan ve avukat tarafından takip olunan dava dosyası adedini ele almakta ve taraflara yükletilecek avukatlık ücretinin her dava dosyası için ayrı ayrı tayinini öngörmüş bulunmaktadır. Buna göre ayrı ayrı dava açılmadıkça vekâlet ücretinin de ayrı ayrı tayin ve takdiri mümkün değildir” ve “...aynı dava dosyasında aynı suçtan yargılanan birden fazla sanığın tek müdafi ile temsil edilmesi ve yargılama sonucunda sanıklar hakkında beraat kararı verilmesi sebebiyle, müdafi tarafından sanıklara sunulan avukatlık hizmetinin sanık sayısınca bölünmesi mümkün olmadığından sanıklar lehine tek vekalet ücretine hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmamakla birlikte Avukatlık Kanunu'nun 169. maddesi ile Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 3. maddesi uyarınca avukatın emeği, çabası, işin önemi, niteliği ve davanın süresi göz önünde tutularak tarifede yazılı miktardan az ve üç katından çok olamayacak şekilde avukatlık ücretinin belirlenmesi gerektiği” hususları nazara alınarak, kendilerini tek vekille temsil ettiren ve hakkında İlk Derece Mahkemesince verilen beraat kararı yönünden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilen ... ile haklarında İlk Derece Mahkemesince verilen mahkumiyet hükümleri kaldırılarak beraat hükümleri kurulmak suretiyle istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verilen sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... yönünden tek vekalet ücretine hükmedilmesi ve bu ücrette avukatın emeği, çabası, işin önemi, niteliği ve davanın süresi göz önünde tutularak artırım yapılması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulması,

Hukuka aykırı bulunmuş ancak tespit edilen bu aykırılığın Dairemiz tarafından giderilmesi mümkün görülmüştür.

B.Sanıklar ..., ... ve ... hakkında kurulan hükümlere yönelik yapılan incelemede ise;

Sınırlı Sorumlu ... Köyü Sulama Kooperatifinde yönetim kurulu başkan ve üyesi olan sanıkların 2005-2009 yılları arasında kooperatif aracı için bakım, parça ve işçilik gideri olarak yapılan 17.249,00 TL harcamaya ilişkin incelemede 9.000,30 TL tutarındaki parçaların araçta kullanılmadığının tespit edildiği, yine aynı döneme ilişkin motorin muhteviyatlı faturaların incelenmesi neticesinde toplamda 16.907,43 TL tutarında yakıtın fazladan fatura edildiği, ayrıca 04.01.2007 tarihli bakım ve parça içerikli 300,05 TL'lik gider faturasının sanık ... adına düzenlendiği halde kooperatif kasasından ödendiği, bu suretle yönetim kurulunda görev aldıkları dönemler itibarıyla anılan tutarların sanıkların uhdelerinde olduğu iddiasıyla açılan kamu davasında, İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporu doğrultusunda tespit edilen tutarların sanıkların uhdelerinde bulunduğu kabul edilerek sanıklardan ... ve ... hakkında zincirleme basit zimmet, ... hakkında ise basit zimmet suçundan mahkumiyet hükümleri kurulmuş, yapılan istinaf incelemesi neticesinde Bölge Adliye Mahkemesince ... ve ... hakkında istinaf başvurusunun esastan reddine, ... hakkında ise kooperatif harcamalarının yönetim kurulu başkanlarınca yapıldığı ve sanığın bu işlemlere iştirak ettiklerine dair yeterli delil bulunmadığı gerekçesiyle kurulan mahkumiyet hükmünün kaldırılmasına ve sanığın atılı suçtan beraatine karar verilmek suretiyle istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine hükmolunmuş ise de; maddi gerçeğin hiçbir kuşkuya yer vermeyecek biçimde ortaya çıkarılabilmesi açısından, kooperatif aracında kullanılmadığı tespit edilen araç parçalarına ilişkin faturaları düzenleyen şirket yetkililerinin tanık sıfatıyla dinlenerek, faturalara konu parçaların alınıp alınmadığı, alındı ise kim ya da kimler tarafından alındığının sorulması, keza sanıklar ... ve ...'ın aşamalarda alınan savunmalarında, kooperatif için yaptıkları farklı harcamalar karşılığında mazot faturası alındığına yönelik beyanları karşısında, sanıkların yeniden beyanlarına başvurulmak suretiyle kooperatif adına yapılan harcamaların somut olarak nelerden ibaret olduğunun sorulması akabinde, görev yaptıkları dönemlere ilişkin kooperatifin sağladığı tüm gelirler, savunmalarda bahsi geçen harcamalar da dahil tüm giderler, göreve başladıkları ve görevden ayrıldıkları tarihlerdeki banka ve kasa mevcutları tespit edilip dava dosyasının tüm ekleriyle birlikte Sayıştay emekli uzman denetçilerinden oluşan yeni bir bilirkişi kuruluna tevdi edilerek; kooperatifin suç tarihleri arasındaki tüm gelirleri ile giderlerinin belirlenip karşılaştırılması, sanıklardan ...'in 14.04.2004-10.05.2007, ...'ın 10.05.2007-12.03.2009, ...'ın ise 12.03.2009-09.07.2009 tarihleri arasında yönetim kurulu başkanlığı görevini yürüttükleri hususu da göz önüne alınarak suç tarihleri itibarıyla kooperatifin parasal işlemlerinin hangi dönemde kim ya da kimler tarafından yürütüldüğü, her bir isnat yönünden savunmalarda ileri sürülen hususlar ayrı ayrı nazara alınmak ve dosya arasındaki raporlar da değerlendirilmek suretiyle zimmetlerinde kooperatif parası bulunup bulunmadığı, varsa miktarının ne olduğu ve hangi miktardan hangi sanıkların sorumlu olduğu hususlarında ayrıntılı rapor alınmasından sonra, tespit edilecek tutarlara göre 5237 sayılı Kanun'un 249. maddesi de tartışılmak suretiyle sanıkların hukuki durumlarının ayrı ayrı takdir ve tayini gerekirken eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hükümler kurulması,

Kabule göre de;

Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14. maddesinin dördüncü fıkrasında yer alan "Beraat eden ve kendisini vekil ile temsil ettiren sanık yararına Hazine aleyhine maktu avukatlık ücretine hükmedilir" biçimindeki düzenleme nazara alınarak, kendisini vekille temsil ettiren ve beraatine karar verilen sanık ... lehine vekalet ücreti takdir edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,

Yüklenen suçu 5237 sayılı Kanun'un 53/1-d madde-fıkra-bendindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işlediği kabul edilen sanıklar ... ve ... hakkında aynı Kanun'un 53/5. maddesi gereğince, ayrıca, cezasının infazından sonra işlemek üzere, hükmolunan cezaların yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasından yasaklanmalarına karar verilmesi gerektiğinin nazara alınmaması,

Hukuka aykırı görülmüştür.

IV. KARAR

1.Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... müdafii ile katılanlar vekillerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1. maddesi gereğince, İlk Derece Mahkemesi tarafından kurulan hüküm fıkrasının sanık ... lehine vekalet ücretine hükmedilmesine ilişkin (E-3) numaralı bendinin hükümden çıkartılması ve Bölge Adliye Mahkemesi tarafından kurulan hüküm fıkrasının 3 numaralı bendine "Kendilerini aynı vekille temsil ettiren sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ... yönünden sanıklar müdafiinin emeği, çabası, işin önemi, niteliği ve davanın süresi ve karar tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi de göz önünde tutularak takdir edilen 10.000,00 TL maktu vekalet ücretinin Hazineden alınarak payları oranında adı geçen sanıklara verilmesine,” ibaresinin eklenmesi suretiyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE sair yönleri usul ve kanuna uygun olan HÜKÜMLERİN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

2.Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle katılanlar vekilleri, sanıklar ... ve ... müdafiileri ile sanık ...'in temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, aynı Kanun'un 307/5. maddesi hükmü gereğince sanıklar ... ve ...'in kazanılmış haklarının saklı tutulmasına,

Dava dosyasının, bozma kararının içeriği doğrultusunda 5271 sayılı Kanun'un 304/2-b maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

17.01.2024 tarihinde karar verildi.

Gerçekleştirdiğiniz işlemde Hata Oluştu !

***