Logo

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2015/72 Esas, 2016/166 Karar

SUÇLAR : Sanıklardan ... hakkında nüfuz ticareti, ... hakkında icrai davranışla görevi kötüye kullanma

HÜKÜMLER : Atılı suçlardan mahkumiyet

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Kalecik Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.04.2016 tarihli ve 2015/72 Esas, 2016/166 sayılı Kararının sanıklar ... ve ... tarafından temyizi üzerine yapılan ön incelemede:

Tebliğnamede adına yer verilen ..., ..., ... ve ... hakkında kurulan beraat hükümleri ile ... ve ... hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararlara yönelik bir temyiz talebinin bulunmadığı görülmüştür.

Sanık ...'ın 30.05.2016 tarihinde tebliğ edilen hükmü bir haftalık yasal temyiz süresinden sonra verdiği 14.06.2016 havale tarihli dilekçe ile temyiz ettiği anlaşıldığından, süresinden sonra yapılan temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.

Sanık ... hakkında görevi kötüye kullanma suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun'un 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca sanığın hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereğince temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi uyarınca temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Kalecik Cumhuriyet Başsavcılığının, 24.04.2015 tarihli ve 2014/385 Soruşturma, 2015/57 Esas, 2015/55 numaralı İddianamesiyle sanık hakkında görevi kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 257 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması ile hak yoksunlukları uygulanması talebiyle kamu davası açılmıştır.

2.Kalecik Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.04.2016 tarihli ve 2015/72 Esas, 2016/166 sayılı Kararı ile sanık hakkında görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 257 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca 150 tam gün karşılığı 3.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanığın temyiz istemi, üzerine atılı suçu işlemediğine, mahkemenin sanıkların beyanları arasındaki çelişkiyi gidermeden karar verdiğine, kararın yasaya aykırı olduğuna ve bozulması istemine yöneliktir.

III. OLAY VE OLGULAR

Suç tarihinde Kalecik Açık Ceza İnfaz Kurumunda infaz koruma memuru olarak görev yapan sanığın, adliyede zabıt katibi olarak görev yapan ...'ı usulüne uygun görüş izni olmaksızın hükümlü ... ile infaz kurumu nizamiyesinde görüştürdüğü iddia ve kabul edilerek icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan mahkumiyetine karar verildiği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE

Hakkında mahkumiyet hükmü kurulan sanığın yargılama konusu eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 257 nci maddesinin birinci fıkrası kapsamında yer alan suça ilişkin olduğu, 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un (7188 sayılı Kanun) 24 üncü maddesiyle yeniden düzenlenen 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinin birinci fıkrası ile basit yargılama usulünün getirildiği ancak Anayasa Mahkemesinin 16.03.2021 tarihli ve 31425 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 14.01.2021 tarihli, 2020/81 Esas ve 2021/4 sayılı Kararı ile yargılama aşamasında olup henüz "kesinleşmiş hükümle sonuçlanmamış" dosyalar açısından Anayasa'nın 38 inci maddesine aykırı olduğu gerekçesiyle 5271 sayılı Kanun'a 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanun'un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddenin (d) bendinde yer alan "...hükme bağlanmış..." ibaresinin "basit yargılama usulü" bakımından iptal edildiği ve bu kararın sonuçları itibarıyla maddi ceza hukukuna ilişkin olduğu, öte yandan sanığın 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun 116 ncı maddesi uyarınca soruşturma veya kovuşturmasının izne tabi olmadığı anlaşılmakla, 5237 sayılı Kanun'un 7 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesi gereğince "Basit Yargılama Usulü" yönünden yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması nedeniyle hukuka aykırılık görülmüştür.

V. KARAR

1.Ön inceleme bölümünde açıklanan nedenle sanık ...'ın temyiz isteğinin 1412 sayılı Kanun'un 317 nci maddesi gereğince, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

2.Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Kalecik Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.04.2016 tarihli ve 2015/72 Esas, 2016/166 sayılı Kararına yönelik sanık ...'nın temyiz isteği yerinde görüldüğünden sair yönleri incelenmeyen hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi ve 326 ncı maddesinin son fıkrası gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

19.10.2023 tarihinde karar verildi.

***