"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2013/250 Esas, 2016/109 Karar
SUÇLAR : Zimmet (sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... (...), ..., ... ve ... hakkında), görevi kötüye kullanma (sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında), 1163 sayılı Yasa'ya muhalefet (sanıklar ... (...), ..., ..., ..., ... (...), ..., ..., ..., ... ve ... hakkında)
HÜKÜMLER : Sanıklar ..., ... ve ... hakkında zimmet suçundan beraat, sanık ... hakkında zimmet ve görevi kötüye kullanma suçlarından açılan kamu davalarında eylemlerinin zincirleme şekilde icrai davranışla görevi kötüye kullanma, sanık ... (...) hakkında zimmet suçundan açılan kamu davasında eyleminin zincirleme şekilde ihmali davranışla görevi kötüye kullanma, sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında zimmet ve görevi kötüye kullanma suçlarından açılan kamu davalarında eylemlerinin zincirleme şekilde ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçunu oluşturduğunun kabulüyle bu suçlardan, sanık ... hakkında zincirleme şekilde ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan ve sanıklar ... (...), ..., ..., ..., ... (...), ..., ..., ..., ... ve ... hakkında 1163 sayılı Yasa'ya muhalefet suçundan mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, düzeltilerek onama, bozma
Uşak 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.03.2016 tarihli ve 2013/250 Esas, 2016/109 sayılı Kararının sanıklar ..., ..., ... ve ..., sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... (...) müdafii, katılan vekili ile O yer Cumhuriyet savcısı tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde;
Tebliğnamede temyiz eden olarak adına yer verilen Hazinenin sanıklar hakkında açılan kamu davalarına Tarım ve Orman Bakanlığı adına katılma talebinde bulunduğu ve adı geçen bakanlık adına katılanlığına karar verildiği, keza vekilinin temyiz isteminin de bakanlık yönünden olup ayrıca Hazineye ilişkin temyiz talebinin bulunmadığı, bunun yanında bir kısım sanıklar müdafileri olan Av. ... ve Av. ...'ın temyiz dilekçelerinde vekilliklerini yaptıkları sanıklar hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerini temyiz ettikleri, bu kapsamda dilekçelerde ismine yer verilen ve hakkında beraat hükmü kurulan ... yönünden temyiz istemleri olmadığı anlaşılmış, gerekçeli karar başlığında Tarım ve Orman Bakanlığının katılan olarak gösterilmemesi mahallinde ikmali mümkün noksanlık olarak kabul edilmiştir.
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereğince temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Uşak Cumhuriyet Başsavcılığının, 19.06.2013 tarihli ve 2013/5263 Soruşturma, 2013/2278 Esas, 2013/213 numaralı İddianamesiyle sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... (...), ..., ... ve ... hakkında zimmet, sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında görevi kötüye kullanma ile sanıklar ... (...), ..., ..., ..., ... (...), ..., ..., ..., ... ve ... hakkında 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'na (1163 sayılı Kanun) muhalefet suçlarından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 247 ve 257 nci maddeleri ile 1163 sayılı Kanun'un ek 2 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca cezalandırılmaları ve 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesi gereği hak yoksunlukları uygulanması talebiyle kamu davası açılmıştır.
2. Temyiz incelemesine konu karar ile sanıklar ..., ... ve ... hakkında zimmet suçundan beraat, sanık ... hakkında zimmet ve görevi kötüye kullanma suçlarından açılan kamu davalarında eylemlerinin zincirleme şekilde icrai davranışla görevi kötüye kullanma, sanık ... (...) hakkında zimmet suçundan açılan kamu davasında eyleminin zincirleme şekilde ihmali davranışla görevi kötüye kullanma, sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında zimmet ve görevi kötüye kullanma suçlarından açılan kamu davalarında eylemlerinin zincirleme şekilde ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçunu oluşturduğunun kabulüyle bu suçlardan, sanık ... hakkında zincirleme şekilde ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan ve sanıklar ... (...), ..., ..., ..., ... (...), ..., ..., ..., ... ve ... hakkında ise 1163 sayılı Yasa'ya muhalefet suçundan mahkumiyet hükümleri kurulmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... (...) müdafiilerinin temyiz isteği; mahkumiyet hükümlerinin dosya kapsamı ile uyumlu olmayan 13.06.2012 tarihli müfettiş raporuna dayandığına, diğer bilirkişi raporlarının içeriklerinin de bu raporun tekrarı mahiyetinde olduğuna, bu nedenle tüm raporların hüküm kurmaya elverişli olmadığına, sanıkların istikrarlı savunmalarına göre kooperatif paralarının köy halkı için yapılan işlerde kullanıldığına, sanıkların kooperatif genel kurulu tarafından ibra edildikleri gibi mal edinme amacıyla tasarrufta bulunmadıklarına, kişisel menfaat temin etmediklerine, bu hususun savunmaları destekleyen tanık anlatımları ve mahkemece yapılan keşif sonrası düzenlenen bilirkişi raporu ile sabit olduğuna, dolayısıyla sanıklar hakkında mahkumiyet hükümleri kurulan suçların yasal unsurlarının oluşmadığına ayrıca 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin koşulları oluştuğu halde sanıklar hakkında anılan maddenin uygulanmamasının usul ve yasaya aykırı olduğuna, temyiz incelemesi sırasında resen nazara alınacak sair nedenlere,
2. Sanık ...'in temyiz isteği; kooperatif tarafından yapılan usulsüz işlemlerin kendisi tarafından ihbarı üzerine soruşturma işlemlerine başlanıldığına, bu husus nazara alınmadan diğer sanıklar ile aynı cezayı almasının hakkaniyete aykırı olduğuna ve temyiz incelemesi sırasında resen nazara alınacak sair nedenlere,
3. Sanık ...'nın temyiz isteği; her ne kadar yönetim kurulu üyesi olarak görünüyorsa da bilgisi dışında bu göreve getirildiğine, yönetim kurulunun aldığı kararlarda imzası olmadığına, bu hususları savunmalarında belirtmesine rağmen mahkemece gerekli araştırma yapılmadan hüküm kurulduğuna, zaten işi gereği köyde çok fazla kalmadığına, bu nedenle fiilen de yönetim kurulu üyeliği yapma olanağının bulunmadığına, suç kastı ile hareket etmediğine, mahkumiyet hükmü kurulurken temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak uygulanmasının usul ve yasaya aykırı olduğuna, temyiz incelemesi sırasında resen nazara alınacak sair nedenlere,
4. Sanık ...'nın temyiz isteği; denetleme kurulu üyesi olarak görev yaptığı dönemde usulsüz işlem tespit edemediklerine, kooperatife ait evrakın muhasebecinin bürosunda bulunması sebebiyle işlemleri bu yerde gerçekleştirdiklerine ancak kendilerine tüm belgelerin gösterilmediğine, denetleme işlemlerinin yılda belirli sayıda yapılması gerektiği yönünde bilgisi olmadığına, dolayısıyla suç kastı ile hareket etmediğine, mahkumiyet hükmü kurulurken temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak uygulanmasının usul ve yasaya aykırı olduğuna, temyiz incelemesi sırasında resen nazara alınacak sair nedenlere,
5. Sanık ...'in temyiz isteği; suç işlediği yönünde dosyada kesin ve inandırıcı delil bulunmadığına, gerekli incelemeleri yapıp usulsüz olduğunu tespit ettikleri eylemler yönünden diğer üye ... ile birlikte rapor düzenlediklerine, görevini yerine getirdiği için suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına, mahkumiyet hükmü kurulurken temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak uygulanmasının usul ve yasaya aykırı olduğuna, temyiz incelemesi sırasında resen nazara alınacak sair nedenlere,
6. Katılan vekilinin temyiz isteği; tüm dosya kapsamına göre hakkında zimmet suçundan da kamu davası açılan sanıkların eylemlerinin sabit olduğu ve bu suçtan cezalandırılmaları gerektiği halde bir kısım sanıklar hakkında beraat bir kısım sanıklar hakkında ise görevi kötüye kullanma suçundan mahkumiyet hükümleri kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğuna, tüm kararlar yönünden mahkemece eksik inceleme ile hüküm tesis edildiğine, katılanlığına karar verilen bakanlığın gerekçeli karar başlığında müşteki olarak gösterildiğine, mahkumiyet hükümleri verildiği halde kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmediğine ve temyiz incelemesi sırasında resen nazara alınacak sair nedenlere,
7. O yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteği ise; sanıklardan kooperatif yönetim kurulu başkanı ..., başkan yardımcısı ... ile muhasip üyeler ... ve ...'ın kooperatif parasını zimmetlerine geçirdikleri sabit olmasına karşın haklarında bu suçtan mahkumiyet hükmü verilmemiş olmasının usul ve esas yönünden kanuna aykırı olduğuna,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanıklardan ...'in kooperatif yönetim kurulunun usulsüz işlemler gerçekleştirdiği yönündeki ihbarı üzerine soruşturma işlemlerine başlanıldığı, Simav Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından katılan bakanlıktan müfettiş talebinde bulunulduğu, yapılan görevlendirme üzerine gerekli incelemeler tamamlandıktan sonra 13.06.2012 tarihli teftiş raporunun düzenlendiği, gerek fezleke gerekse iddianamenin anılan rapora dayandığı, bu kapsamda kooperatife ait otobüsün satışının 3.000 TL'ye yapıldığı halde kayıtlara 1.000 TL'ye ... gibi geçirildiği ve aradaki farkın dönemin yönetim kurulu üyesi olan sanıklar ..., ... (...), ..., ... ve ...'nın zimmetlerinde olduğu, yine kooperatife ait patozun 1.550 TL'ye satıldığı halde kayıtlara işlenmediği, bu miktardan da yönetim kurulu üyesi olan sanıklar ..., ..., ..., ... ve ...'nin sorumlu olduğu, kooperatifin gider belgeleri arasında yer alan inşaat harcamalarına dair faturaların içeriğindeki mallardan 48.701,87 TL'lik kısmın mahallinde yapılan incelemelerde kullanılmadığının tespit edildiği, dolayısıyla bu miktarın da yine yönetim kurulu üyesi sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'ın zimmetlerinde olduğu, bunların yanında kooperatif ana sözleşmesinde yer alan hükümlere göre denetleme kurulu üyelerinin yılda en az dört kez denetleme yapması, yönetim kurulu üyelerinin ise ayda en az bir kez toplanması gerektiği halde 01.01.2007 tarihinden teftişe başlanılan 14.05.2012 tarihine kadar anılan hükümlere aykırı hareket eden denetim kurulu üyesi sanıklar ... (...), ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... (...) ile yönetim kurulu üyesi sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'ın görevlerini ihmal ettikleri iddialarıyla ilgili sanıklar hakkında zimmet, görevi kötüye kullanma ve 1163 sayılı Yasa'ya muhalefet suçlarından açılan kamu davalarında mahkemece yapılan yargılama sonucu;
S.S. Ihlamur Köyü Tarımsal Kalkınma Kooperatifi yönetim ve denetim kurulu üyesi olan sanıklara isnat edilen eylemlerin tamamının sübuta erdiğinin ancak sanıkların köylü olmaları sebebiyle yasal olarak yapmaları gereken toplantı ve işlemleri zamanında yerine getirmediklerinin, gelir-gider ve bütçe hesabını bilmediklerinin, kayıtları düzgün tutmadıklarının, kooperatifin yönetimi hususunda bilgi sahibi olmadıklarının, yönetim kurulu başkanı sanık ... dışında fiilen kooperatif ile kimsenin ilgilenmediğinin, yönetim kurulu üyelerinin yapılan işlemlerden haberleri olmakla birlikte karar alma sürecine katılmadıklarının, denetim kurulu üyelerinin ise denetleme yapmadıklarının, buna sebebiyet veren hususun ise sanıkların kendi menfaatlerine davranmayıp kooperatifin parasını köylü yararına yapılan işler ile inşaatlara ait giderlerde kullanmaları olduğunun, kooperatifin niteliği ve ana sözleşmedeki amacına göre elde ettiği gelirden ortaklarına kar payı dağıtması gerektiğinin ancak yönetim kurullarının aksine davranarak elde edilen gelirle adeta Simav Kaymakamlığı veya Köylere Hizmet Götürme Birliğinin görevlerini üstlenip inşaat harcamalarında bulunduğunun, bu kapsamda fiilen kooperatif işleri ile uğraşan başkan ...'ın kooperatif amacının dışına çıkarak görevini kötüye kullandığının, yönetim kurulunda görev yapan diğer sanıkların ise yönetim kurulu başkanının yaptığı işlere katılmayarak görevlerini ihmal edip kooperatif işlemlerini yönetmediklerinin, toplantıları zamanında gerçekleştirmeyerek görevlerinde gecikme gösterdiklerinin, sanıkların savunmalarında da bu hususları ifade ettiklerinin, kayıtlara göre zimmette gözüken paraların gerçekten köy yararına kullanılıp kullanılmadığının ve bu yöndeki savunmaların doğruluğunun tespiti amacıyla keşif kararı alındığının, yapılan keşif sonucu kooperatif bütçesinden Ihlamur köyü ve aynı kooperatife dahil olan komşu köyde cami inşaatının yapıldığının, köy yollarına kilit parke taşı döşendiğinin, büyük bir ölçekte tarlalara yönelik sulama havuzlarının inşa edildiğinin, mezarlığın elden geçirildiğinin, Ihlamur köyündeki cami lojmanının onarıldığının, caminin alt katında bulunan aşevinin baştan sona tekrar yapıldığının, caminin dış cephesinin tekrar boyandığının gözlemlendiğinin, inşaat bilirkişisi marifetiyle yapılan harcamaların tespit edildiğinin ve sonuç olarak düzenlenen rapora göre sanıkların zimmetinde bulunan bir para olmadığının fakat yönetim kurulu üyesi olan sanıkların kooperatif amacı dışına çıkarak kooperatif ortaklarını zarara uğrattıklarının, denetim kurulu üyelerinin ise denetim ve inceleme görevini yerine getirmediklerinin kabulüyle sanık ... hakkında zimmet ve görevi kötüye kullanma suçlarından açılan kamu davalarında zincirleme şekilde icrai davranışla görevi kötüye kullanma, sanık ... (...) hakkında zimmet suçundan açılan kamu davasında zincirleme şekilde ihmali davranışla görevi kötüye kullanma, sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında zimmet ve görevi kötüye kullanma suçlarından açılan kamu davalarında zincirleme şekilde ihmali davranışla görevi kötüye kullanma, sanık ... hakkında zincirleme şekilde ihmali davranışla görevi kötüye kullanma ve sanıklar ... (...), ..., ..., ..., ... (...), ..., ..., ..., ... ve ... hakkında da 1163 sayılı Yasa'ya muhalefet suçlarından mahkumiyet, yönetim kurulu üyesi olmadıkları dönemde yapılan faaliyetlerden sorumlu tutulmaları olanağı bulunmayan sanıklar ..., ... ve ... hakkında ise zimmet suçundan beraat kararları verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
A. Sanıklar ..., ... ve ... hakkında verilen beraat hükümlerinin temyiz incelemesinde;
Sanıkların leh ve aleyhlerindeki toplanan tüm kanıtları inceleyip, irdeleyen ve iddianın reddine ilişkin sebepleri karar yerinde ayrı ayrı gösteren, savunmayı tercih nedenlerini açıklayan, aleyhteki kanıtları hükümlülük için yeterli görmeyen mahkemenin beliren takdir ve kanaatine göre, yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
B. Sanıklar ..., ..., ..., ..., ... (...), ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında verilen mahkumiyet hükümlerinin temyiz incelemesinde;
1. Sanıkların oluşa uygun olarak sübutu kabul edilen eylemleri için, 5237 sayılı Kanun’un 257 nci maddesinin ikinci fıkrası ile 1163 sayılı Kanun'un ek 2 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca belirlenecek cezaların üst hadlerine göre 5237 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 8 yıllık olağan, 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı sürelerinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2. Mahkemenin oluşa uygun kabulü nazara alındığında suç tarihlerinin her bir sanık yönünden yönetim ve denetim kurulu üyesi olarak görev yaptıkları son tarih olduğu, bu kapsamda; sanıklardan ... yönünden 31.05.2008, ... ve ... (...) yönünden 10.06.2008, ..., ... ve ... yönünden 11.06.2010, ..., ... ve ... yönünden 30.04.2011 ile ... ve ... yönünden 14.06.2011 olan suç tarihlerinden, temyiz incelemesi tarihine kadar 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı süresinin ayrı ayrı gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
C. Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... (...) hakkında verilen mahkumiyet hükümlerinin temyiz incelemesinde ise;
Sanıklardan ... hakkında zimmet sevki ile açılmış bir kamu davası olmadığı gözetilerek yapılan incelemede;
1. Sanıklardan ...'in hükümden sonra 04.08.2019, ...'in ise 31.05.2020 tarihlerinde öldükleri Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi'nden temin edilen nüfus kayıtlarından anlaşıldığından, bu hususlar mahallinde araştırılarak sonucuna göre 5237 sayılı Kanun'un 64 üncü maddesi ve 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca bir karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
2. Haklarında mahkumiyet hükmü kurulan ve suç tarihlerinde kooperatif yönetim ve denetim kurulu üyesi olarak görev yapan sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... (...)'ın yargılama konusu eylemlerinin mahkemenin kabulüne göre 5237 sayılı Kanun'un 257 nci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları ile 1163 sayılı Kanun'un ek 2 nci maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında yer alan suçlara ilişkin olduğu, 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun kapsamına girmeyen sanıklar hakkındaki soruşturma veya kovuşturmanın izne tabi olmadığı, 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un (7188 sayılı Kanun) 24 üncü maddesiyle yeniden düzenlenen 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinin birinci fıkrası ile basit yargılama usulünün getirildiği ancak Anayasa Mahkemesinin 16.03.2021 tarihli ve 31425 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 14.01.2021 tarihli, 2020/81 Esas ve 2021/4 sayılı Kararı ile yargılama aşamasında olup henüz "kesinleşmiş hükümle sonuçlanmamış" dosyalar açısından Anayasa'nın 38 inci maddesine aykırı olduğu gerekçesiyle 5271 sayılı Kanun'a 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanun'un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddenin (d) bendinde yer alan "...hükme bağlanmış..." ibaresinin "basit yargılama usulü" bakımından iptal edildiği ve bu kararın sonuçları itibarıyla maddi ceza hukukuna ilişkin olduğu anlaşılmakla, 5237 sayılı Kanun'un 7 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesi gereğince "Basit Yargılama Usulü" yönünden yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunmaktadır.
V. KARAR
1. Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle Uşak 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.03.2016 tarihli ve 2013/250 Esas, 2016/109 sayılı Kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle zimmet suçundan verilen beraat hükümlerinin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
2. Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenle Uşak 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.03.2016 tarihli ve 2013/250 Esas, 2016/109 sayılı Kararına yönelik sanıklar ..., ..., ... ve ... (...) müdafileri, sanıklar ..., ... ve ..., katılan vekili ile O yer Cumhuriyet savcısının temyiz istekleri ve dosya kapsamında tespit edilen diğer hususlar nazara alındığında sanıklar ..., ..., ..., ..., ... (...), ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında verilen mahkumiyet hükümlerinin, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE,
3. Gerekçe bölümünün (C) bendinde açıklanan nedenlerle Uşak 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.03.2016 tarihli ve 2013/250 Esas, 2016/109 sayılı Kararına yönelik sanıklar ..., ... ve ... müdafileri, sanık ..., katılan vekili ile O yer Cumhuriyet savcısının temyiz istekleri yerinde görüldüğünden sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... (...) hakkında verilen ve sair yönleri incelenmeyen mahkumiyet hükümlerinin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
12.10.2023 tarihinde karar verildi.