Logo

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2020/106 Esas, 2021/132 Karar

SUÇ : Tefecilik

HÜKÜM : Mahkumiyet

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düşme

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:

Katılan vekili tarafından verilen 05.03.2021 tarihli süre tutum dilekçesi başlığında sanık olarak ...'un ismine yer verilmiş ise de sanık ... ile birlikte aynı iddianameyle tefecilik suçundan kamu davası açılan ... hakkında verilen 28.02.2014 tarihli mahkumiyet hükmünün Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 04.03.2020 tarihli ilamıyla ölüm sebebiyle bozulduğu, bozma sonrası adı geçen hakkındaki dava dosyasının temyize konu dava dosyasından tefriki ile ayrı esasa kaydının yapıldığı, temyizen incelenen bu dosyada sadece sanık ... hakkında hüküm kurulduğu, ... yönünden verilen bir karar bulunmadığı, gerekçeli kararın katılan kuruma tebliği sonrası verilen 26.03.2021 tarihli temyiz dilekçesinde de doğru biçimde sanık ...'ın ismine yer verildiği dikkate alındığında anılan husus maddi yazım hatası olarak kabul edilmiştir.

Sanığın üzerine atılı tefecilik suçunun suç tarihine nazaran lehe olan 7242 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik öncesi 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 241/1. madde ve fıkrasında öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla aynı Kanun'un 66/1-e ve 67/4. maddelerinde belirtilen 12 yıllık ilaveli dava zamanaşımı süresine tabi olduğu, dosya kapsamına göre 2009 yılı Mart ayı olan suç tarihi ile inceleme günü arasında bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından, hükmün 5237 sayılı Kanun'un 7/2 ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 8/1. maddeleri de gözetilmek suretiyle 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322/1 ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/8. maddeleri gereğince sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE 19.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

***