Logo

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2014/216 Esas, 2014/433 Karar

SUÇ : Zimmet

HÜKÜM : Hükmün açıklanması suretiyle atılı suçtan mahkumiyet

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereğince temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Bursa Cumhuriyet Başsavcılığının, 10.03.2005 tarihli ve 2005/2345 Soruşturma, 2005/3787 Esas, 2005/234 numaralı İddianamesiyle sanık hakkında zimmet suçundan 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (765 sayılı Kanun) 202 nci maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları, 219 uncu maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkraları uyarınca cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır.

2.Bursa 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.04.2006 tarihli ve 2005/83 Esas, 2006/136 sayılı Kararı ile sanığın suç işleme kastının bulunmadığından bahisle beraatine hükmolunmuştur.

3.O yer Cumhuriyet savcısı ve katılan vekilinin temyizleri üzerine Dairemizin, 13.04.2009 tarihli ve 2008/217 Esas, 2009/4552 sayılı Kararı ile sanığın atılı suçtan cezalandırılması yerine beraatine hükmolunmasının hatalı olduğundan bahisle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

4.Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde Bursa 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.10.2009 tarihli ve 2009/243 Esas, 2009/341 sayılı Kararı ile sanık hakkında zimmet suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş, bu kararın 22.10.2009 tarihinde kesinleştirilmesinin ardından denetim süresi içinde sanığın kasten yeni bir suç işlediğine ilişkin Mudanya Asliye Ceza Mahkemesinin 17.05.2011 tarihli ve 2011/29 Esas sayılı ihbar yazısı üzerine sanık hakkındaki dava dosyasının yeniden ele alındığı anlaşılmıştır.

5.Bursa 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.10.2011 tarihli ve 2009/243 Esas, 2009/341 sayılı ek Kararı ile sanık hakkındaki açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanmasına ve sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 247 nci maddesinin birinci fıkrası, 249 uncu maddesi, 248 inci maddesinin ikinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 1 yıl 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 51 inci maddesi uyarınca verilen cezanın ertelenmesine, 1 yıl 15 gün denetim süresi belirlenmesine ve aynı Kanun'un 53 üncü maddesinin birinci fıkrası gereğince hak yoksunluklarına karar verilmiş, kararın katılan vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin, 18.12.2013 tarihli ve 2012/12470 Esas, 2013/12348 sayılı Kararı ile daha önce açıklanması geri bırakılan hükmün aynen açıklanması ile yetinilmesi gerektiği gözetilmeden cezanın ertelenmesine hükmolunmasının hatalı olduğundan bahisle hükmün bozulmasına karar verildiği görülmüştür.

6.Bozmaya uyularak yapılan yargılamada Bursa 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.10.2014 tarihli ve 2014/216 Esas, 2014/433 sayılı Kararı ile sanığın zimmet suçundan 5237 sayılı Kanun'un 247 nci maddesinin birinci fıkrası 249 uncu maddesi, 248 inci maddesinin ikinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 1 yıl 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve aynı Kanun'un 53 üncü maddesinin birinci fıkrası gereğince hak yoksunluklarına hükmolunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık müdafii, suçun unsurlarının oluşmadığı, tanık beyanlarının hükme esas alınmadığı, sanığın beraati yerine mahkumiyetine karar verilmesinin usûl ve yasaya aykırı olduğu ve Yargıtayca resen gözetilecek sebeplerle sanık hakkında hükmü temyiz etmiş ve infazın durdurulması talebinde bulunmuştur.

III. GEREKÇE

1.Sanığın yargılama konusu eylemi için, suç tarihinin 11.01.2005 olması sebebiyle bu suçun 5237 sayılı Kanun'un 7 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince zamanaşımı hükümleri bakımından sanık lehine olan ve suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı Kanun'un 202 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın üst haddine göre aynı Kanun'un 102 nci maddesinin üçüncü fıkrası ve 104 üncü maddesinin ikinci fıkrasında belirtilen 10 yıllık olağan ve 15 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı sürelerine tabi olduğu anlaşılmıştır.

2.Suç tarihi olan 11.01.2005 tarihinden temyiz incelemesi tarihine kadar, durma süreleri eklendiğinde dahi, 15 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.

IV. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Bursa 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.10.2014 tarihli ve 2014/216 Esas, 2014/433 sayılı Kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği ve dosya kapsamında tespit edilen diğer hususlar nazara alındığında hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereğince gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

01.11.2023 tarihinde karar verildi.

***