Logo

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2011/123 Esas, 2013/54 Karar

KATILANLAR : ..., ...

SUÇTAN ZARAR GÖREN : Ticaret Bakanlığı

SUÇ : Zincirleme nitelikli zimmet

HÜKÜM : Yargılamanın yenilenmesi talebinin esas yönünden kabulü ile 28.02.2013 tarihli mahkumiyet hükmünün ortadan kaldırılmasına ve sanığın atılı suçtan beraatine

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

EK TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi;

Suçtan zarar gören Ticaret Bakanlığı vekilinin yokluğunda verilen hükme yönelik temyiz süresinin 5320 sayılı Kanun'un 8/1 ve 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'un (1412 sayılı Kanun) 310. maddelerine göre "hükmün tefhimi veya tebliğinden" itibaren bir hafta olmasına karşın hüküm eteğinde "tefhim tarihinden itibaren 15 gün içerisinde" olduğu belirtilmek suretiyle tarafların yanıltıldığı ve bu itibarla suçtan zarar gören vekilinin 24.05.2021 tarihli temyiz isteminin süresinde olduğu, öte yandan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesine göre zimmet suçundan katılan sıfatını alabilecek surette zarar görmüş olan Ticaret Bakanlığının kanun yoluna başvurma hakkının bulunması ve hükmün vekili tarafından 7417 sayılı Kanun'un yürürlük tarihi olan 05.07.2022 tarihinden önce temyiz edilmesi ile usul hükümlerinin derhal uygulanacağı hususu karşısında, 3628 sayılı Kanun'un 7417 sayılı Kanun'un 40. maddesiyle değişik 18/2. madde ve fıkra hükmü uyarınca başvuru tarihinde müdahil sıfatını kazandığına, ek tebliğnamede adına yer verilen sanık ... hakkında herhangi bir temyiz talebi bulunmadığı nazara alınarak; incelemenin, katılanlar vekillerinin sanık ... hakkında zimmet suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik temyiz itirazlarıyla sınırlı yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:

Zimmet suçundan sanığın mahkumiyetine dair Elmalı Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.02.2013 tarihli ve 2011/123 Esas, 2013/54 sayılı Kararının sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin, 10.02.2015 tarihli ve 2014/10480 Esas, 2015/6738 sayılı Kararıyla onanmasına karar verilmek suretiyle aynı tarihte kesinleştiği,

Sanık müdafiinin talebi üzerine yargılamanın yenilenmesine karar verilerek dosya yeniden ele alınmış ve yapılan yargılama sonucunda sanık hakkında atılı suçtan beraat kararı verilmiş ise de;

5271 sayılı Kanun'un "Hükümlü lehine yargılamanın yenilenmesi nedenleri" başlıklı 311. maddesi "(1) Kesinleşen bir hükümle sonuçlanmış bir dava, aşağıda yazılı hâllerde hükümlü lehine olarak yargılamanın yenilenmesi yoluyla tekrar görülür.

a) Duruşmada kullanılan ve hükmü etkileyen bir belgenin sahteliği anlaşılırsa.

b) Yemin verilerek dinlenmiş olan bir tanık veya bilirkişinin hükmü etkileyecek biçimde hükümlü aleyhine kasıt veya ihmal ile gerçek dışı tanıklıkta bulunduğu veya oy verdiği anlaşılırsa.

c) Hükme katılmış olan hâkimlerden biri, hükümlünün neden olduğu kusur dışında, aleyhine ceza kovuşturmasını veya bir ceza ile mahkûmiyetini gerektirecek biçimde görevlerini yapmada kusur etmiş ise.

d) Ceza hükmü hukuk mahkemesinin bir hükmüne dayandırılmış olup da bu hüküm kesinleşmiş diğer bir hüküm ile ortadan kaldırılmış ise.

e) Yeni olaylar veya yeni deliller ortaya konulup da bunlar yalnız başına veya önceden sunulan delillerle birlikte göz önüne alındıklarında sanığın beraatini veya daha hafif bir cezayı içeren kanun hükmünün uygulanması ile mahkûm edilmesini gerektirecek nitelikte olursa.

f) Ceza hükmünün, İnsan Haklarını ve Ana Hürriyetleri Korumaya Dair Sözleşmenin veya eki protokollerin ihlâli suretiyle verildiğinin ve hükmün bu aykırılığa dayandığının, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kesinleşmiş kararıyla tespit edilmiş olması. Bu hâlde yargılamanın yenilenmesi, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararının kesinleştiği tarihten itibaren bir yıl içinde istenebilir.

(2) Birinci fıkranın (f) bendi hükümleri, 4.2.2003 tarihinde Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kesinleşmiş kararları ile, 4.2.2003 tarihinden sonra Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine yapılan başvurular üzerine verilecek kararlar hakkında uygulanır" şeklinde düzenlenmiştir.

5271 sayılı Kanun'un 311. maddesinde hükümlü lehine yargılamanın yenilenmesi nedenlerine yer verilmiş ve bunlar sınırlı biçimde sayılmış olup başka bir nedenle hükümlü lehine yargılamanın yenilenmesi talep edilemeyecektir.

Bu kapsamda somut uyuşmazlık değerlendirildiğinde; sanık ile müdafii tarafından öne sürülen ve mahkemece yargılamanın yenilenmesi nedeni olarak kabul edilen gerekçelerin, sanık müdafii tarafından 02.04.2013 havale tarihli temyiz dilekçesiyle önceki temyiz aşamasında da öne sürüldüğünün keza Dairemizin 10.02.2015 tarihli onama kararı kapsamında anılan bu hususların değerlendirilmiş olduğunun ve bu aşamada yeni delil niteliğinde olmadığının anlaşılması karşısında, dosya kapsamında yargılamanın yenilenmesi ile ilgili olarak 5271 sayılı Kanun'un 311. maddesinde aranan şartların oluşmadığı ve daha önce mahkemece verilerek kesinleşen 28.02.2013 tarihli ve 2011/123 Esas, 2013/54 Karar sayılı hükmün aynı Kanun'un 323/1. maddesine göre onaylanması gerektiği gözetilmeden yanılgılı hukuki değerlendirmeler ile yazılı şekilde önceki hükmün ortadan kaldırılması ile sanığın atılı suçtan beraatine karar verilmesi,

Kanuna aykırı, katılanlar vekillerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA 21.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

***