"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2013/167 Esas, 2015/89 Karar
SUÇTAN ZARAR GÖRENLER : Hazine, Denizli Büyükşehir Belediyesi Başkanlığı
SUÇ : Zincirleme nitelikli zimmet, kamu görevlisinin resmi belgede zincirleme sahteciliği
HÜKÜM : Sanıklar hakkında zincirleme basit zimmet suçundan mahkumiyet, atılı diğer suçtan beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
EK TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesine göre zimmet suçundan katılan sıfatını alabilecek surette zarar görmüş olan Hazine ile zimmet ve sahtecilik suçlarından katılan sıfatını alabilecek surette zarar gören Denizli Büyükşehir Belediyesi Başkanlığının kanun yoluna başvurma haklarının bulunması keza Belediye vekilinin 09.07.2013 havale tarihli dilekçesindeki katılma talebi hakkında mahkemece bir karar verilmemiş olması hakeza hükümlerin Belediye vekili tarafından 7417 sayılı Kanun'un yürürlük tarihi olan 05.07.2022 tarihinden önce temyiz edilmesi ile Hazine vekilinin zimmet suçu bakımından katılma talebinde bulunması ve usul hükümlerinin derhal uygulanacağı hususları karşısında, 3628 sayılı Yasa'nın 7417 sayılı Kanun'un 40. maddesiyle değişik 18/2 ve 5271 sayılı Kanun'un 237/2. maddelerinin verdiği yetkiye dayanılarak katılma taleplerinin bahse konu suçlar açısından ayrı ayrı kabulüne, kovuşturma aşamasında davaya katılma isteminde bulunmayan ve katılmasına da karar verilmeyen Hazine lehine kanun yolu muhakemesinde vekalet ücreti hükmedilmesine yasal olanak bulunmadığına, katılan Hazine vekilinin aleyhe temyiz iradesi bulunmadığından, başvurularının kapsamına göre incelemenin müdafiilerinin sanıklar hakkında zimmet suçundan kurulan mahkumiyet, katılan Belediye vekilinin ise sahtecilik suçundan verilen beraat hükümlerine yönelik temyiz itirazlarıyla sınırlı yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Sanıklar hakkında kamu görevlisinin resmi belgede zincirleme sahteciliği suçundan verilen beraat hükümleri ile sanık ... hakkında zincirleme basit zimmet suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yüklenen suçu 5237 sayılı Kanun'un 53/1-a madde-fıkra-bendindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işleyen sanık ... hakkında, 53/5. maddesi uyarınca, ayrıca, cezasının infazından sonra işlemek üzere, hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilmesi gerektiğinin nazara alınmaması aleyhe temyiz olmadığından bozma sebebi sayılmamıştır.
Delillerle iddia ve savunma, yapılan yargılama göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş, sübutu kabul olunan fiilin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan sanık ... hakkında zincirleme basit zimmet suçundan kurulan mahkumiyet hükmü ile delilleri takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle sanıklar ... ve ... hakkında sahtecilik suçundan verilen beraat hükümleri eleştiri dışında usul ve kanuna uygun olduğundan yerinde görülmeyen katılan Belediye vekili ile sanık ... müdafiinin temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA,
Sanık ... hakkında zincirleme basit zimmet suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde ise;
Hallaçlar Belde Belediye Başkanı olan sanık ...'ın, aynı Belediyede muhasebe yetkilisi olarak görev yapan ve zimmet suçundan hakkındaki mahkumiyet hükmü onanan sanık ... ile birlikte, tek imzayla bankadan Belediyeye ait paraları çekme yetkileri bulunmadığından, fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek Belediyeye ait banka hesabından toplamda 33.132,34 TL parayı fatura tarihlerinde tahrifat yapmak suretiyle mükerrer ödeme yoluyla uhdesine geçirerek zimmet suçunu işlediğinin kabulüyle cezalandırılmasına karar verilmiş ise de; mahkemece, belediye başkanı olan sanığın sorumluluğuna ilişkin veriler ve kanıtlar açıklanmaksızın soyut ve genel şekilde zimmete konu tutarın sanıklar ... ve ...'ın uhdesinde bulunduğu ifade edilerek hüküm kurulduğu anlaşılmışsa da, salt biçimsel bir nitelik taşımayan zimmet suçunda gerçek suç faillerinin dosya kapsamına uygun, mantıksal, hukuksal ve denetlenebilir şekilde belirlenmesinin zorunlu olduğu nazara alındığında, dosya kapsamında sanık ...'ın diğer sanık ...'nin eylemlerine katıldığına dair somut delil bulunmadığı gibi yüklenen zimmet suçuna ne şekilde ve hangi eylemleriyle iştirak ettiğine ilişkin kanıtlar da karar yerinde gösterilip tartışılmaksızın varsayımsal tespitler ve yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
Yüklenen suçu 5237 sayılı Kanun'un 53/1-a madde-fıkra-bendindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işlediği kabul edilen sanık hakkında, 53/5. maddesi uyarınca, ayrıca, cezasının infazından sonra işlemek üzere, hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilmemesi,
Kanuna aykırı, sanık ... müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 321 ve 326/son maddeleri uyarınca sanığın kazanılmış hakları saklı kalmak kaydıyla hükmün BOZULMASINA 27.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.