Logo

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2020/478 Esas, 2021/212 Karar

SUÇ : Zimmet

HÜKÜM : Beraat

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Bitlis 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.04.2021 tarihli ve 2020/478 Esas, 2021/212 sayılı Kararının, O yer Cumhuriyet savcısı ile suçtan zarar gören vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde;

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 24.11.2016 tarihli yazısı üzerine davadan haberdar edilen ve katılma talebinde bulunmayan Hazinenin katılan sıfatını kazanmadığı ve gerekmediği halde gerekçeli kararın tebliğ edilmesinin hükmü temyiz hakkı vermeyeceği anlaşıldığından, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği Hazinenin sanık hakkında verilen hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmıştır.

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir nitelikte olduğu, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca O yer Cumhuriyet savcısının hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi uyarınca O yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

A. Bitlis Cumhuriyet Başsavcılığının, 08.04.2014 tarihli ve 2014/222 Esas, 2013/2205 Soruşturma, 2014/25 numaralı İddianamesiyle sanık hakkında zimmet suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 247 nci maddesinin birinci fıkrası ve 248 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca cezalandırılması, aynı Kanun'un 53 üncü maddesi gereğince hak yoksunluklarına karar verilmesi talebiyle kamu davası açılmıştır.

B. Bitlis Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.12.2014 tarihli ve 2014/193 Esas, 2014/466 sayılı Kararı ile sanık hakkında zimmet suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 247 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve aynı Kanun'un 53 üncü maddesinin birinci fıkrası gereğince hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

C. Bahse konu kararın sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Dairemizin 01.10.2020 tarihli ve 2017/816 Esas, 2020/12493 sayılı Kararı ile eksik inceleme ile hüküm kurulması, kabule göre de; sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 249 uncu maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, sanığın tutanak tarihinden sonra malzeme alımı için harcamalar yapması ve etkin pişmanlık kapsamında değerlendirilen 750 TL'lik ödemede bulunması ile dosyada bilirkişi raporu olmaması karşısında, geriye kalan 24,45 TL'yi ödeme hususunda imkan sağlanmadan, kısmi ödeme yapıldığı gerekçesiyle 5237 sayılı Kanun'un 248 inci maddesinin ikinci fıkrasının uygulanmaması, sanık hakkında gerekçesiz bir şekilde 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal Kararının Resmi Gazete'nin 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı nüshasında yayımlanarak yürürlüğe girmiş olması nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesiyle ilgili yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması, 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin beşinci fıkrasının uygulanmaması nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.

Ç. Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde Bitlis 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.04.2021 tarihli ve 2020/478 Esas, 2021/212 sayılı Kararı ile sanığın zimmet suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi gereğince beraatine hükmedilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

A. O yer Cumhuriyet savcısının temyiz istemi; Bitlis Cumhuriyet Başsavcılığının 27.11.2013 tarihli görgü tespit tutanağı, tanık beyanları, sanık savunması, ibraz edilen faturalar birlikte değerlendirildiğinde, sanığın zimmet suçunu işlediği sabit olduğundan mahkumiyeti yerine beraatine hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.

B. Suçtan zarar gören vekilinin temyiz istemi; toplanan delillerin suçun sübutuna yeterli olduğu gözetilmeden delillerin takdirinde hataya düşülerek beraat hükmü kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğuna yöneliktir.

III. OLAY VE OLGULAR

Suç tarihinde Bitlis E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu müdürü olan sanığın, Bitlis Valiliği ile Bitlis Cumhuriyet Başsavcılığı arasında yapılan protokol gereği tutuklu ve hükümlülerin imal ettikleri eşyaların satımından kalan 1.510,00 TL'nin 170.00 TL ve 65,50'TL lik kısımlarıyla malzeme aldığı, 750,00 TL'yi soruşturma aşamasında ödeyerek etkin pişmanlıkta bulunduğu, bakiye 545,00 TL'nin akıbetinin bilinmediği, sanığın kendisine görevi nedeniyle teslim edilen kurum parasını bu şekilde zimmetine geçirdiği iddiasıyla açılan kamu davasında, Mahkemece; sanığın protokol uyarınca herhangi bir görevlendirmesinin ve toplanan paralar üzerinde gözetim ve denetim yetkisinin bulunmadığı ve üzerine atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin, somut ve inandırıcı delil bulunmadığından beraatine karar verildiği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE

Bitlis Cumhuriyet Başsavcılığı ile Bitlis Valiliği arasında ortaklaşa hazırlanan ve Bitlis Cumhuriyet Başsavcılığı koordinatörlüğünde yürütülen hükümlü ve tutukluların rehabilitasyonu projesi kapsamında Bitlis E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunca proje kapsamında malzeme alınarak bakır ve resim kurslarının düzenlendiği, kurs neticesinde elde edilen el işi ürünlerinin yapılacak sergi ile satılarak elde edilen gelirin bir kısmının hükümlü ve tutukluların hesabına yatırılması, bir kısmı ile de tekrar malzeme alınarak kursların devamlılığının sağlanmasının kararlaştırıldığı, bu kapsamda 3-4-5-6 Ekim 2013 tarihlerinde Bitlis E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunca sergi açıldığı, sergi neticesinde 6.570,00 TL gelir elde edildiği, elde edilen gelirin 4.450,00 TL'sinin talimat doğrultusunda hükümlü ve tutuklu hesabına yatırıldığı, 1.860,00 TL'sinin sanığa elden teslim edildiği, yine bakır atölyesi şefi Murat tarafından 150,00 TL'nin sanığa teslim edildiği, teslim edilen paranın 500,00 TL'sinin proje ofisine harcandığı, geri kalan paranın akıbetinin birçok kez sanığa sorulmasına rağmen fatura ibraz etmediği, ibraz ettiği faturaların sergi tarihinden önce alınmış malzemeler olduğu, bir kısmının da kendisi tarafından alınmamış malzemeler olduğunun tespit edildiği, kalan 1.510,00 TL paranın 170.00 TL ve 65,50'TL lik kısmı ile sanık tarafından malzeme alındığı, 27.11.2013 tarihli Cezaevinden sorumlu Cumhuriyet savcısının düzenlediği tutanağa göre sanığın uhdesinde 1.274,50 TL kaldığı, sanığın tutanak tarihinden sonra malzeme alımı için harcamalar yaptığı ve etkin pişmanlık kapsamında soruşturma aşamasında 750 TL'lik ödemede bulunduğu, geriye kalan 24,45 TL'yi de bozma sonrası ödediği, Bitlis E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunun 13.01.2021 tarihli ve Bitlis Valiliğinin 14.01.2021 tarihli yazıları nazara alındığında sanığın protokol uyarınca toplanan paralar üzerinde koruma ve gözetim yükümlülüğünün bulunmadığı gibi yasal tevdi unsurunun da gerçekleşmediğinin anlaşılması karşısında, sanığın dosya kapsamına göre sabit olan bu eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 155 inci maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturacağı gözetilmeksizin yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde zimmet suçundan beraatine karar verilmesi hukuka aykırı görülmüştür.

V. KARAR

A. Ön inceleme bölümünde açıklanan nedenle suçtan zarar gören vekilinin temyiz isteminin 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin birinci fıkrası gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun'un 317 nci maddesi uyarınca, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B. Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bitlis 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.04.2021 tarihli ve 2020/478 Esas, 2021/212 sayılı Kararına yönelik O yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

14.11.2023 tarihinde karar verildi.

***