Logo

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2013/365 Esas, 2015/127 Karar

SUÇ : İhaleye fesat karıştırmak, resmi belgede sahtecilik

HÜKÜM: Değişen suç vasfına göre özel belgede sahtecilik suçundan beraat

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz isteminin reddi, onama

EK TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz isteminin reddi, onama

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi;

19.12.2013 tarihli 1. Celse duruşma gününün şikayetçi ... Bankası ... Şube Müdürlüğü vekiline usulüne uygun şekilde 23.10.2023 tarihinde tebliğ edilmesi ile kamu davasından haberdar olan ... Bankası ... Şube Müdürlüğünün duruşmalara katılmadığı gibi katılma talebinde de bulunmadığı ve bu itibarla hükümleri temyiz hakkı olmadığı, gerekçeli kararın tebliğinin ise temyiz hakkı vermeyeceği anlaşılmakla şikayetçi ... Bankası ... Şube Müdürlüğü vekilinin temyiz isteminin; diğer yandan Dairemizce de benimsenen Ceza Genel Kurulunun 14.02.2017 tarihli, 2015/5-95 Esas, 2017/71 sayılı ve benzer Kararlarında da belirtildiği üzere "suçtan zarar görme" kavramının "suçtan doğrudan doğruya zarar görmüş bulunma hali" olarak anlaşılması gerektiği, dolaylı veya muhtemel zararların davaya katılma hakkı vermeyeceği, bu nedenle Hazinenin resmi belgede sahtecilik suçundan açılan kamu davasına 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 237. maddesine göre katılma hakkının olmadığı anlaşıldığından, Hazine vekilinin anılan suç yönünden verilen hükümlere yönelik vaki temyiz isteminin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 317. maddesi uyarınca ayrı ayrı REDDİNE, incelemenin katılan ... İl Milli Eğitim Müdürlüğü vekilinin her iki suç yönünden temyiz itirazları Hazine vekilinin ise ihaleye fesat karıştırma suçu yönünden sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:

Sanığın üzerine atılı eylemlerin sübutu halinde özel belgede sahtecilik suçunu oluşturacağı ve bu suçun 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 207. maddesinde öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla aynı Kanun'un 66/1-e ve 67/4. maddelerine göre 8 yıllık asli ve 12 yıllık ilaveli dava zamanaşımı sürelerine tabi olduğu, son suç tarihi olan 22.02.2010 tarihi ile inceleme günü arasında 12 yıllık ilaveli dava zamanaşımı süresinin gerçekleştiği anlaşıldığından, hükmün 5237 sayılı Kanun'un 7/2 ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 8/1. maddeleri de gözetilmek suretiyle 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden sanık hakkında açılan kamu davasının aynı Kanun'un 322/1 ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/8. maddeleri gereğince zamanaşımı sebebiyle DÜŞMESİNE 02.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

***