Logo

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2019/835 Esas, 2020/641 Karar

SUÇ : Görevi kötüye kullanma

HÜKÜM : İlk derece mahkemesince kurulan mahkumiyet hükmünün kaldırılarak sanığın atılı suçtan beraatine karar verilmek suretiyle düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 23.06.2020 tarihli ve 2019/835 Esas, 2020/641 sayılı Kararının katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü:

Bayburt Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.02.2019 tarihli, 2018/355 Esas ve 2019/141 sayılı Kararı ile sanık hakkında görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 257/1, 62 ve 50/1-a maddeleri uyarınca 150 tam gün karşılığı 3.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükme konu cezanın türü ve miktarı ile istinaf incelemesi üzerine Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesi tarafından sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan mahkumiyet hükmünün 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a ve 303/1-a maddeleri uyarınca kaldırılarak sanığın görevi kötüye kullanma suçundan aynı Kanun'un 223/2-a maddesi gereği beraatine karar verilmek suretiyle düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş olup bu karara yönelik temyizin niteliği karşısında;

Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 17.05.2023 tarihli ve 2022/7-481 Esas, 2023-283 sayılı Kararında; "CMK'nın 286/2-b maddesindeki "b) İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezalarını artırmayan bölge adliye mahkemesi kararları... temyiz edilemez" şeklindeki düzenleme ile hapis cezasının artırılması durumunda hükmün temyiz edilebileceği belirtilmektedir. Aynı Kanun, madde ve fıkranın (e) bendinde yer alan “e) Adlî para cezasını gerektiren suçlarda ilk derece mahkemelerinden verilen hükümlere ilişkin her türlü bölge adliye mahkemesi kararları... temyiz edilemez” biçimindeki düzenleme, (b) bendi ile birlikte değerlendirildiğinde ise kanun koyucunun adli para cezasının miktarının artırılmasına, hükmün tabi olacağı kanun yolunun belirlenmesi noktasında bir değer atfetmediği ve bunun hükme temyiz yeteneği kazandırmayacağı sonucuna ulaşılmaktadır" şeklinde yer alan kabul dikkate alındığında, 5271 sayılı Kanun'un 286. maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendindeki düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun'un 286. maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı gözetildiğinde kararın temyiz kabiliyetinin bulunmadığı anlaşıldığından, katılan vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

Dava dosyasının, Bayburt Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

29.04.2024 tarihinde karar verildi.

***