Logo

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2020/298 Esas, 2021/300 Karar

SUÇ : Tefecilik (iki kez)

HÜKÜM : Zincirleme tefecilik suçundan mahkûmiyet

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Danıştay Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un (6723 sayılı Kanun) 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un (5320 sayılı Kanun) 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereğince temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi uyarınca temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Adana Cumhuriyet Başsavcılığının, 16.12.2011 tarihli ve 2011/64936-50 Soruşturma, 2011/25896 Esas, 2011/10168 numaralı İddianamesiyle sanık hakkında tefecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 241 inci maddesinin birinci fıkrası ile 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması ve hak yoksunlukları uygulanması talebiyle kamu davası açılmıştır.

2.Adana 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.12.2012 tarihli ve 2012/7 Esas, 2012/1147 sayılı Kararı ile sanık hakkında tefecilik suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi gereğince beraatine hükmolunmuştur.

3.Katılan vekilinin temyizi üzerine hükmün Dairemizin 29.12.2015 tarihli, 2013/15286 Esas ve 2015/17936 sayılı kararı ile sanık hakkında mahkumiyet kararı yerine beraat kararı verilmesi gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.

4.Bozma üzerine Adana 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.04.2016 tarihli, 2016/90 Esas ve 2016/323 sayılı Kararı ile sanık hakkında tefecilik suçundan 5237 sayılı Kanun'un 241 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 52 nci maddeleri gereğince 1 yıl 11 ay 10 gün hapis ve 500 tam gün karşılığı 10.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hapis cezasının 51 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ertelenmesine, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları gereği hak yoksunluklarına hükmedilmiştir.

5.Katılan vekilinin temyizi üzerine hükmün Yargıtay 9. Ceza Dairesinin, 23.06.2020 tarihli ve 2020/839 Esas, 2020/648 sayılı Kararı ile sanık hakkında Adana 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/24 Esas sayılı dosyasında tefecilik suçundan kamu davası açıldığının anlaşılması karşısında, anılan davanın akıbetinin araştırılması, derdest ise birleştirilmesi sonrasında hukuki kesinti, zincirleme suç ve mükerrer dava hususlarının tespiti gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ile hüküm kurulması,

Kabule göre de;

5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin uygulanması gerektiği, 5275 sayılı Yasa'nın 106 ncı maddesinin üçüncü fıkrası hükmüne aykırı ve infaz yetkisini kısıtlayacak şekilde hüküm kurulması ile suç tarihinin Aralık 2010 olduğu halde gerekçeli karar başlığında 2010 olarak gösterilmesi nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.

6.Adana Cumhuriyet Başsavcılığının, 08.02.2017 tarihli ve 2017/502 Soruşturma, 2017/2774 Esas, 2017/2246 numaralı İddianamesiyle sanık hakkında tefecilik suçundan 5237 sayılı Kanun'un 241 inci maddesinin birinci fıkrası ile 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması ve hak yoksunlukları uygulanması talebiyle kamu davası açılmıştır.

7.Adana 13. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.11.2017 tarihli ve 2017/100 Esas, 2017/680 sayılı Kararı ile sanık hakkında zincirleme tefecilik suçundan 5237 sayılı Kanun'un 241 inci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü, 62 nci maddeleri ile 52 nci maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları gereğince 2 yıl 1 ay hapis ve 5 tam gün karşılığı 100 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca hak yoksunluklarına hükmolunmuştur.

8.Katılan vekilinin istinaf etmesi üzerine hükmün Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 22.12.2017 tarihli ve 2017/250 Esas, 2017/244 sayılı Kararı ile sanık hakkında tefecilik suçundan Adana 5. Asliye Ceza Mahkemesinde görülen 2016/90 Esas sayılı dava dosyası nedeniyle suç ve iddianame tarihi itibarıyla hukuki kesinti meydana gelmediğinden ve eylemin zincirleme tek suç olarak kabul edilmesi gerektiğinden davaların birleştirilmesi için bozulmasına karar verilmiştir.

9.Bölge Adliye Mahkemesinin bozma kararı üzerine Adana 13. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.03.2021 tarihli ve 2018/24 Esas, 2021/151 sayılı Kararı ile davanın Adana 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/298 esas sayılı davası ile birleştirilmesine karar verilmiştir.

10.Adana 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.03.2021 tarihli, 2020/298 Esas ve 2021/300 sayılı Kararı ile sanık hakkında zincirleme tefecilik suçundan 5237 sayılı Kanun'un 241 inci maddesinin birinci fıkrası, 43 ve 62 nci maddeleri ile 52 nci maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ve 625 tam gün karşılığı 12.500 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları gereği hak yoksunluklarına hükmedilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık, kurulan mahkumiyet kararını kabul etmediğini, lehine olan maddelerin uygulanması gerektiğini belirterek hükmü temyiz etmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

Sanığın vergi mükellefi olarak dayanıklı tüketim malları ve kuyumculuk işiyle iştigal etmekte olduğu 2010-2011 takvim yıllarında mağdurlara altın satışı yapmış gibi göstererek kredi kartlarından çekim yaptığı ve karşılığında belirli oranlarda nakit komisyon alarak kalan parayı mağdurlara vermek suretiyle menfaat elde ederek tefecilik suçunu işlediğinden bahisle hakkında açılan kamu davalarının birleştirilmesi sonrasında yapılan yargılama neticesinde mahkemece sanık hakkında zincirleme tefecilik suçundan mahkumiyet kararı verildiği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE

Sanık hakkında birleşen kamu davasına ilişkin Adana Cumhuriyet Başsavcılığının, 08.02.2017 tarihli ve 2017/502 Soruşturma, 2017/2774 Esas, 2017/2246 sayılı İddianamesiyle 2011 yılında kazanç elde etmek amacıyla iş yerinde bulunan POS cihazlarından gerçek bir mal veya hizmet alım satımına dayanmayacak şekilde komisyon karşılığı birden fazla kişiye ait kredi kartından çekim yaptığı iddiasına yönelik, sanığın aşamalardaki savunmasında, üzerine atılı suçu işlemediğini, POS cihazı kullanılarak yapılan harcamaların gerçek işlemlere dayandığını beyan etmesi karşısında, maddi gerçeğin hiçbir kuşkuya yer vermeyecek şekilde ortaya çıkarılması açısından, suç tarihi de göz önüne alınarak davanın dayanağını oluşturan vergi tekniği raporunda POS cihazları üzerinden kredi kartlarıyla işlem yaptırıp iş yerinden herhangi bir mal veya hizmet almadıklarını ifade ettikleri belirtilen kişilerden olayı aydınlatmaya yetecek kadarının beyanlarına başvurulmasından sonra, hasıl olacak sonuca göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayin edilmesi ile zincirleme suç hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının saptanması gerektiği gözetilmeden, eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması,

Hukuka aykırı görülmüştür.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Adana 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.03.2021 tarihli ve 2020/298 Esas, 2021/300 sayılı Kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi ve 326 ncı maddesinin son fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

17.10.2023 tarihinde karar verildi.

***