"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/16 Esas, 2016/26 Karar
SUÇLAR : İcrai davranışla görevi kötüye kullanma (sanıklar ... (2 kez), ... (2 kez), ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... hakkında), edimin ifasına fesat karıştırma (sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında), edimin ifasına fesat karıştırmaya azmettirme (sanıklar ... ve ... hakkında)
HÜKÜM : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1) Sanıklardan ... ve ... hakkında edimin ifasına fesat karıştırma suçundan, ... ve ... hakkında ise bu suça azmettirmeden kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelemesinde;
Sanıkların leh ve aleyhindeki toplanan tüm kanıtları inceleyip, irdeleyen ve iddiaların reddine ilişkin sebepleri karar yerinde ayrı ayrı gösteren, savunmaları tercih nedenlerini açıklayan, aleyhteki kanıtları hükümlülükler için yeterli görmeyen mahkemenin beliren takdir ve kanaati karşısında tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Delilleri takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle verilen beraat hükümleri usul ve kanuna uygun olduğundan yerinde görülmeyen katılan vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA,
2) Sanıklardan ... hakkında edimin ifasına fesat karıştırma, ... hakkında icrai davranışla görevi kötüye kullanma ve edimin ifasına fesat karıştırma, ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... haklarında icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde ise;
Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi'nden (UYAP) temin edilen nüfus kayıt örneklerine göre, hükümlerden sonra sanıklardan ...'ın 05.12.2018, ...'ın ise 27.11.2020 tarihinde öldüklerinin tespit edilmiş olması karşısında, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 02.10.2024 tarihli ve 2021/228 Esas, 2024/281 sayılı Kararı da gözetilerek, adı geçen sanıklar hakkında açılan kamu davalarının 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 64/1. maddesi uyarınca düşmesine karar verilmesinde zorunluluk bulunduğu ayrıca diğer sanıklara isnat edilen icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçunun 5237 sayılı Kanun'un 257/1. maddesinde öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla aynı Kanun'un 66/1-e maddesine göre 8 yıllık asli dava zamanaşımı süresine tabi olduğu, zamanaşımını kesen son işlemler olan 02.04.2014 tarihli sorgular ile inceleme günü arasında bu sürenin gerçekleştiği tespit edildiğinden, hükümlerin 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilmek suretiyle 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA ancak bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322/1, 5237 sayılı Kanun'un 64/1 ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/8. maddeleri gereğince kamu davalarının zamanaşımı ve ölüm nedenleriyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE 03.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.