"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/766 Esas, 2016/115 Karar
SUÇ : Edimin ifasına fesat karıştırma
HÜKÜM : Beraat
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanıklar ... ve ... müdafiinin dilekçesinin içeriğine göre temyiz talebinin vekalet ücretine hasren olduğu gözetilerek yapılan incelemede;
Yapılan yargılama sırasında alınan sanık ... tanık beyanları, ... Devlet Hastanesi'nin malzeme alımı ve kullanımına ilişkin müzekkere cevabı, ameliyathane envanterine dahil olan cerrahi aletlerin her kullanım sırasında ayrı teslim tesellüm tutanağı düzenlenmeksizin ameliyat yapan hekim veya hekimler tarafından farklı tarihlerde çok kez kullanılmış olduğunun anlaşılması karşısında; kesin kabul tarihinden uzunca bir süre geçtikten sonra ameliyathane envanterinde meydana gelen eksilmenin ve bulunan farklı nitelikteki cerrahi malzemenin önceden alınmış ve halen kullanılan malzemeler olduğu da değerlendirildiğinde, mahkemenin takdir ve gerekçesi yerinde görüldüğünden tebliğnamedeki bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
Hüküm tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 3/1. maddesinde yer alan “Yargı yerlerince avukata ait olmak üzere karşı tarafa yükletilecek avukatlık ücreti, bu Tarifede yazılı miktardan az ve üç katından çok olamaz. Bu ücretin belirlenmesinde, avukatın emeği, çabası, işin önemi, niteliği ve davanın süresi göz önünde tutulur.” ve 14/4. maddesinde yer alan “Beraat eden ve kendisini vekil ile temsil ettiren sanık yararına Hazine aleyhine maktu avukatlık ücretine hükmedilir.” biçimindeki düzenlemeler ile Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 01.06.2021-12/45-234 sayılı Kararında belirtilen “Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi, vekalet ücretinin tayininde esas ve ilke olarak sanıkların adedini ya da bir sanığın birden çok suç işlemiş olmasını değil, usulünce açılan ve avukat tarafından takip olunan dava dosyası adedini ele almakta ve taraflara yükletilecek avukatlık ücretinin her dava dosyası için ayrı ayrı tayinini öngörmüş bulunmaktadır. Buna göre ayrı ayrı dava açılmadıkça vekâlet ücretinin de ayrı ayrı tayin ve takdiri mümkün değildir.” ve “...aynı dava dosyasında aynı suçtan yargılanan birden fazla sanığın tek müdafi ile temsil edilmesi ve yargılama sonucunda sanıklar hakkında beraat kararı verilmesi sebebiyle, müdafi tarafından sanıklara sunulan avukatlık hizmetinin sanık sayısınca bölünmesi mümkün olmadığından sanıklar lehine tek vekalet ücretine hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmamakla birlikte Avukatlık Kanunu'nun 169. maddesi ile Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 3. maddesi uyarınca avukatın emeği, çabası, işin önemi, niteliği ve davanın süresi göz önünde tutularak tarifede yazılı miktardan az ve üç katından çok olamayacak şekilde avukatlık ücretinin belirlenmesi gerektiği” hususları gözetilip, yargılama sırasında sanıklardan ... ve ...'un kendilerini vekil ile temsil ettirdikleri nazara alındığında, tek vekalet ücretine hükmedilmesi ve bu ücrette avukatın emeği, çabası, işin önemi, niteliği ve davanın süresi göz önünde tutularak artırım yapılması gerektiği gözetilmeden tek bir vekalet ücretine hükmedilip bu ücrette artırım yapılmaması,
Kanuna aykırı, sanıklar ... ve ... müdafii ile katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükümlerin 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA ancak bu husus yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun'un 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasının üç numaralı paragrafının “Kendilerini aynı vekille temsil ettiren sanıklar ... ve ... yönünden sanıklar müdafiinin emeği, çabası, işin önemi, niteliği, davanın süresi ve karar tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi de göz önünde tutularak takdir edilen 2.000,00 TL maktu vekalet ücretinin Hazineden alınarak payları oranında adı geçen sanıklara verilmesine,” şeklinde değiştirilmesi suretiyle hükümlerin DÜZELTİLEREK, diğer sanıklar yönünden ise delilleri takdir ve gerekçeleri gösterilmek suretiyle verilen beraat hükümleri usul ve kanuna uygun olduğundan yerinde görülmeyen katılan vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle beraat hükümlerinin DOĞRUDAN ONANMASINA 14.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.