"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2020/391 E., 2021/188 K.
SUÇ : İcrai davranışla görevi kötüye kullanma
HÜKÜM : İlk derece mahkemesince verilen beraat hükmünün kaldırılarak sanık hakkında atılı suçtan mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında kurulan hükmün; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesince temyiz isteğinin süresinde olduğu, 294/1. maddesine istinaden temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereğince temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Tefenni Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.12.2019 tarihli ve 2019/254 Esas, 2019/385 sayılı Kararı ile sanığın atılı suçtan 5271 sayılı Kanun'un 223/2-c maddesi gereği beraatine karar verilmiştir.
2. İlk derece mahkemesi kararının O yer Cumhuriyet savcısı tarafından istinaf edilmesi üzerine Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 28.01.2021 tarihli ve 2020/391 Esas, 2021/188 sayılı Kararı ile sanık hakkında kurulan beraat hükmünün kaldırılarak icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 257/1, 62, 50/1-a ve 52/2. maddeleri gereğince 5 ay hapis cezası karşılığı 3.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 53/5. maddesi uyarınca hak yoksunluğuna hükmolunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi; atılı suçun yasal unsurları oluşmadığından usul ve yasaya aykırı olarak kurulan mahkumiyet hükmünün bozulması lüzumuna ilişkindir.
III. GEREKÇE
Hakkında mahkumiyet hükmü kurulan sanığın yargılama konusu eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 257/1. maddesi kapsamında yer alan suça ilişkin olduğu, 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanun'un 24. maddesiyle yeniden düzenlenen 5271 sayılı Kanun'un 251/1. maddesi ile basit yargılama usulünün getirildiği ancak Anayasa Mahkemesinin 16.03.2021 tarihli ve 31425 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 14.01.2021 tarihli, 2020/81 Esas ve 2021/4 sayılı Kararı ile yargılama aşamasında olup henüz "kesinleşmiş hükümle sonuçlanmamış" dosyalar açısından Anayasa'nın 38. maddesine aykırı olduğu gerekçesiyle 5271 sayılı Kanun'a 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanun'un 31. maddesiyle eklenen geçici 5/d maddesinde yer alan "...hükme bağlanmış..." ibaresinin "basit yargılama usulü" bakımından iptal edildiği ve bu kararın sonuçları itibarıyla maddi ceza hukukuna ilişkin olduğu, öte yandan sanığın 4483 sayılı Kanun'un 2/son ile 5271 sayılı Kanun'un 161/5. maddeleri uyarınca soruşturma veya kovuşturmasının izne tabi olmadığı anlaşılmakla, 5237 sayılı Kanun'un 7/2 ve 5271 sayılı Kanun'un 251. maddeleri gereğince "Basit Yargılama Usulü" yönünden yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması nedeniyle hukuka aykırılık görülmüştür.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden sair yönleri incelenmeyen hükmün, 5271 sayılı Kanun'un 302/2 ve 307/5. maddeleri gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/2. maddesi uyarınca yeniden incelenmek ve hüküm verilmek üzere hükmü bozulan Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
30.04.2024 tarihinde karar verildi.