"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2019/3085 Esas, 2020/802 Karar
SUÇ : Zincirleme tefecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrasınca temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrasına istinaden temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.İzmir 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.04.2019 tarihli ve 2018/185 Esas, 2019/360 sayılı Kararı ile sanık hakkında tefecilik suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi gereği beraat kararı verilmiştir.
2.İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin, 20.02.2020 tarihli ve 2019/3085 Esas, 2020/802 sayılı Kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan Hazine vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İzmir 6. Asliye Ceza Mahkemesinin beraat hükmünün 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kaldırılarak, sanığın zincirleme tefecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 241 inci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü, 62 nci ve 52 nci maddeleri gereği 2 yıl 1 ay hapis ve 5 tam gün karşılığı 100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları gereğince hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık; ilk derece mahkemesinin de belirttiği gibi dosya kapsamında şikayetçilerin soyut iddiaları dışında cezalandırılmasını gerektirecek nitelikte her türlü şüpheden uzak kesin mahiyette hiçbir delil bulunmadığını belirterek kararı temyiz etmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanığın, şikayetçilere faiz karşılığı borç para verdiğine ilişkin her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil bulunmadığından atılı tefecilik suçundan beraatine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Sanığın, zincirleme şekilde birden fazla kişiye kazanç elde etmek amacıyla faizle ödünç para verdiği, tefecilik suçu yönünden sübut bulan eylemde ticari bir eylem nedeniyle doğmuş bir alacak borç ilişkisinin bulunmadığı kabul edilerek ilk derece mahkemesince verilen beraat hükmünün kaldırılarak zincirleme tefecilik suçundan mahkumiyetine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlerine uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin, 20.02.2020 tarihli ve 2019/3085 Esas, 2020/802 sayılı Kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İzmir 6. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.11.2023 tarihinde karar verildi.