Logo

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2013/33 E., 2014/100 K.

SUÇ : İcbar suretiyle irtikap, zincirleme basit zimmet, kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği

HÜKÜM : Zimmet ve sahtecilik suçlarından beraat, icbar suretiyle irtikap suçundan mahkumiyet

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, düzeltilerek onama, bozma

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;

Sanık müdafiinin tayin olunan ceza miktarına nazaran yasal koşulları bulunmayan duruşmalı inceleme talebinin 1412 sayılı Kanun'un 318. maddesi gereği REDDİNE, temyiz dilekçelerinin içeriğine göre incelemenin, katılan kurum vekilinin sanık hakkında zimmet ve kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçlarından verilen beraat, müdafiin ise icbar suretiyle irtikap suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazları ile SINIRLI ve DURUŞMASIZ OLARAK yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:

Sanık hakkında zimmet ve kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçlarından verilen beraat hükümlerine ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde;

Kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçu bakımından, sanığın tüm aşamalarda katılan ...'ün bilgisi dahilinde yerine imza attığını savunması, katılanın da 22.05.2013 tarihli celsede sanık ...'ı arayarak "ben bugün gelemiyorum iki tane nakliye tezkeresi imzala gönder" dediğini ifade etmesi nazara alındığında, sanığın leh ve aleyhindeki toplanan tüm kanıtları inceleyip, irdeleyen ve iddianın reddine ilişkin sebepleri karar yerinde ayrı ayrı gösteren, savunmayı tercih nedenlerini açıklayan, aleyhteki kanıtları hükümlülük için yeterli görmeyen Mahkemenin beliren takdir ve kanaati karşısında tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.

Delilleri takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle verilen beraat hükümleri usul ve kanuna uygun olduğundan yerinde görülmeyen katılan kurum vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA,

Sanık hakkında icbar suretiyle irtikap suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde ise;

5237 sayılı Kanun'un 53/5. maddesine göre sadece kötüye kullanılmış olan aynı maddenin birinci fıkrasının (a) bendindeki hak ve yetkileri kullanmasının yasaklanması yerine kamu hizmetlerinden yasaklanması suretiyle sınırlı uygulama yapılması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış ayrıca aynı Kanun'un 53. maddesinin Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal Kararı doğrultusunda uygulanmasının infaz sırasında nazara alınması mümkün bulunmuş, yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.

Ancak;

TCK'nın 53/1-a madde-fıkra ve bendindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle icbar suretiyle irtikap suçunu işleyen sanık hakkında aynı Kanun'un 53/5. maddesi uyarınca, ayrıca, cezasının infazından sonra işlemek üzere yasaklama kararına hükmolunması gerekirken yasaklamaya ilişkin kararın uygulanma zamanının gösterilmemesi,

Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun'un 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, 5237 sayılı Kanun'un 53/5. maddesinin uygulanmasına ilişkin (C-5) numaralı bendin hüküm fıkrasından çıkarılarak yerine sanığın kazanılmış hakkı da gözetilerek "Suçu 5237 sayılı Kanun'un 53/1-a madde-fıkra-bendindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işleyen sanığın aynı Kanun’un 53/5. maddesi uyarınca, ayrıca, cezasının infazından sonra işlemek üzere, 2 yıl süreyle kamu hizmetlerinden yasaklanmasına," ibaresinin eklenmesi suretiyle eleştiri dışında diğer yönleri usul ve kanuna uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA 25.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

***