"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2020/2253 E., 2020/2610 K.
SUÇ : İcrai davranışla görevi kötüye kullanma
HÜKÜM : İlk Derece Mahkemesince verilen mahkumiyet hükmünün kaldırılarak atılı suçtan beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin, 01.10.2020 tarihli ve 2020/2253 Esas, 2020/2610 sayılı Kararının katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.İzmir 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.03.2020 tarihli ve 2019/337 Esas, 2020/104 sayılı Kararı ile sanık hakkında ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 257/2. maddesi uyarınca 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 53/5. maddesi gereği cezasının infazından sonra başlamak üzere 53/1-a maddesindeki hak ve yetkileri kullanmaktan 3 ay süreyle yoksun bırakılmasına ve aynı Kanun'un 53. maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları gereğince hak yoksunluklarına, 58. maddesi uyarınca da tekerrür hükümlerinin uygulanmasına hükmedilmiştir.
2.İlk derece mahkemesince verilen kararın katılanlar vekili ile sanık tarafından istinaf edilmesi üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin, 01.10.2020 tarihli ve 2020/2253 Esas, 2020/2610 sayılı Kararı ile sanık hakkında ilk derece mahkemesince kurulan mahkumiyet hükmünün 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 280/1-a ve 303/1-a maddeleri uyarınca kaldırılarak sanığın atılı suçtan aynı Kanun'un 223/2-e maddesi gereği beraatine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılanlar vekilinin temyiz istemi, atılı suçun yasal unsurları oluştuğu halde usul ve yasaya aykırı olarak kurulan beraat hükmünün bozulması lüzumuna ilişkindir.
III. GEREKÇE
Dairemizce de benimsenen Ceza Genel Kurulunun 14.02.2017 tarihli ve 2015/5-95 Esas, 2017/71 sayılı ve benzer Kararlarında da belirtildiği üzere "suçtan zarar görme" kavramının "suçtan doğrudan doğruya zarar görmüş bulunma hali" olarak anlaşılması gerektiği, dolaylı veya muhtemel zararların davaya katılma hakkı vermeyeceği, bu nedenle görevi kötüye kullanma suçundan açılan kamu davasında, sanığa isnat olunan eylem nedeniyle suçtan doğrudan zarar görmeyen ... ile ...'in, 5271 sayılı Kanun'un 237. maddesine göre katılma hakkı olmadığı gibi mahkemece usulsüz olarak verilen katılma kararının da hükmü temyiz hakkı vermeyeceği, bu itibarla aynı Kanun'un 260/1. maddesi gereğince sanık hakkındaki hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunmadığı anlaşılmıştır.
IV. KARAR
Şikayetçiler ... ile ... vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun'un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca İzmir 6. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
14.05.2024 tarihinde karar verildi.