"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2017/2252 Esas, 2019/1486 Karar
SUÇ : Zimmet
HÜKÜM : İlk Derece Mahkemesince kurulan mahkumiyet hükmünün kaldırılarak farklı uygulama ile aynı suçtan mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. İlk Derece
Aksaray 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 07.06.2017 tarihli ve 2015/243 Esas, 2017/135 sayılı Kararı ile sanığın zincirleme nitelikli zimmet suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 247/1-2, 43/1-2, 248/2, 62/1 ve 53. maddeleri uyarınca neticeten 10 yıl 15 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluğuna karar verilmiştir.
B. İstinaf
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 08.09.2019 tarihli ve 2017/2252 Esas, 2019/1486 sayılı Kararı ile İlk Derece Mahkemesince verilen mahkumiyet hükmünün kaldırılarak sanığın zincirleme nitelikli zimmet suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 247/1-2, 43/1, 248/2, 62/1, 53/1 ve 53/5. maddeleri uyarınca neticeten 5 yıl 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Sanığın, harcama yetkisinin bulunmadığına, harcama yetkilisinin ilçe seçim kurulu başkanı olduğuna, sanığın zimmetinde para olmadığına, parasını almayan kişilerin paralarının Maliye'ye yatırıldığına, dinlenen tanıkların para alıp almadıklarını hatırlamadıklarına, bilirkişi raporunun gerçeği yansıtmadığına, sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine ve sair hususlara ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
1.Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı anlaşıldığından, sanık ve müdafiinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde düzeltme nedeni dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2.İlk Derece Mahkemesi tarafından sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 53/1-a madde-fıkra ve bendindeki hâk ve yetkileri kullanmaktan yasaklanmasına hükmedilmemesinin aleyhe istinaf bulunmadığından kazanılmış hak teşkil ettiği ve eleştiri konusu yapılması ile yetinilmesi gerekirken, aynı Kanun'un 53/1. maddesinin (a) bendinde belirtilen hak ve yetkileri kullanmaktan yasaklanmasına karar verilmek suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 283. maddesine aykırı davranılması hukuka aykırı bulunmuş ancak tespit edilen bu aykırılığın Dairemizce giderilmesi mümkün görülmüştür.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık ve müdafiinin temyiz istemleri ve dosya kapsamında tespit edilen diğer hususlar yönünden hükmün 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303. maddesi gereğince 5237 sayılı Kanun'un 53/5. maddesi uyarınca hak yoksunluğu uygulanmasına ilişkin 2-e bendinin hüküm fıkrasından tümden çıkarılması suretiyle, Tebliğname’ye kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca, Aksaray 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
03.02.2025 tarihinde karar verildi.