"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/85 Esas, 2020/218 Karar
SUÇ : Zimmet, görevi kötüye kullanma
HÜKÜMLER : Beraat, düşme
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;
Dairemizce de benimsenen Ceza Genel Kurulunun, 14.02.2017 tarihli, 2015/5-95 Esas, 2017/71 sayılı ve benzer Kararlarında da belirtildiği üzere "suçtan zarar görme" kavramının "suçtan doğrudan doğruya zarar görmüş bulunma hali" olarak anlaşılması gerektiği, dolaylı veya muhtemel zararların davaya katılma hakkı vermeyeceği, bu nedenle Hazinenin görevi kötüye kullanma suçundan açılan kamu davasına 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 237. maddesine göre katılma hakkının olmadığı anlaşıldığından vekilinin anılan suç yönünden verilen hükümlere yönelik vaki temyiz istemi ile yargılama aşamasında davadan haberdar edilen ...'nin duruşmalara katılmadığı ve katılma talebinde bulunmadığı, bu nedenle de hükümleri temyiz hakkının olmadığı anlaşıldığından vekilinin temyiz isteminin 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un (5320 sayılı Kanun) 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 317. maddesi uyarınca ayrı ayrı REDDİNE, başvurularının kapsamına göre incelemenin katılan ... vekilinin zimmet ve görevi kötüye kullanma suçlarından verilen tüm hükümlere, Hazine vekilinin ise sanıklar ... ile ... hakkında zimmet suçundan verilen hükümlere ilişkin temyiz itirazlarıyla SINIRLI OLARAK YAPILMASINA karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
1)Sanıklar ... ile ... hakkında ölüm nedeniyle, sanık ... hakkında ise zamanaşımı nedeniyle düşme hükümlerine ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Bozmaya uyularak gereği yerine getirilmek, gerekçesi gösterilmek suretiyle verilen kamu davalarının düşmesine dair hükümler usul ve kanuna uygun olduğundan yerinde görülmeyen katılanlar Hazine ve Ticaret Bakanlığı vekillerinin temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA,
2)Sanıklar ... hakkında zamanaşımı nedeniyle düşme ve beraat, sanık ... hakkında zamanaşımı nedeniyle düşme hükümlerine ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde ise;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 06.11.2024 tarihli ve 2023/9-440 Esas, 2024/333 Karar sayılı ilâmında belirtildiği üzere: “Hükümden sonra ve fakat temyiz aşamasında sanığın ölmesi durumunda,
a. Müsadereye tabi eşya ve/veya maddi menfaatler hakkında da bir karar verilmesi gerekmeyen hâllerde, özellikle sanığın ölmediğine dair somut olgulara dayanan iddia ya da makul şüphe yoksa ve yargılama aşamasında temin edilerek duruşmada sanığa vicahen okunan nüfus kaydı ile aynı bilgileri taşıyan, UYAP ortamından temin edeceği nüfus kayıt örneğine dayanarak Yüksek Ceza Genel Kurulunun ya da Özel Dairelerin kamu davasının düşürülmesine karar vermesi gerektiğinin,
b. Düşme kararı ile birlikte müsadereye tabi eşya ve/veya maddi menfaatler hakkında da bir karar verilmesi gereken hâllerde, olayın daha ziyade aydınlanması gerekmeden davanın düşmesine hükmolunmasının mümkün olması ve özellikle sanığın ölmediğine dair somut olgulara dayanan iddia ya da makul şüphenin bulunmaması hâllerinde, yargılama aşamasında temin edilerek duruşmada sanığa vicahen okunan nüfus kaydı ile aynı bilgileri taşıyan, UYAP ortamından temin edeceği nüfus kayıt örneğine dayanarak Yüksek Ceza Genel Kurulunun ya da Özel Dairelerin kamu davasının düşürülmesine karar vermesine yasal bir engelin bulunmadığının, kabulü gerekir.”
Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi'nden temin olunan güncel nüfus kayıt örneğine göre sanık ...'nun hüküm tarihinden sonra 23.09.2022, sanık ...'ın ise 13.11.2022 tarihinde vefat ettiklerinin anlaşılması karşısında, olayın daha ziyade aydınlanmasını gerekli kılan müsadereye tabi eşya ve/veya maddi menfaatler hakkında da bir karar verilmesinin gerekmemesi, sanıkların ölmediğine dair somut olgulara dayanan iddia ya da makul şüphenin bulunmaması, UYAP ortamından temin edilen nüfus kayıt örneklerinin, yargılama aşamasında temin edilerek duruşmada sanıklara vicahen okunan nüfus kaydı ile aynı bilgileri taşıması hususları birlikte değerlendirildiğinde; ölümle ilgili ayrıca mahallinde araştırma yapılmasına gerek olmaksızın sanıklar hakkındaki kamu davasının ölüm nedeniyle düşmesine karar verilmesi gerektiği anlaşıldığından;
Açıklanan nedenle; katılanlar vekillerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, hükümlerin, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi gereği BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden sanıklar hakkındaki kamu davalarının aynı Kanun'un 322 ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 64/1 ile 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddeleri gereğince sanıkların ölümü sebebiyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE 26.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.