Logo

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2019/882 Esas, 2019/1533 Karar

SUÇ : Zincirleme nitelikli zimmet ve resmi belgede zincirleme sahtecilik (her iki sanık hakkında), zincirleme nitelikli dolandırıcılık (sanık ... hakkında)

HÜKÜM : İlk Derece Mahkemesince sanıklardan ... hakkında zincirleme nitelikli dolandırıcılık ve ... hakkında resmi belgede zincirleme sahtecilik suçlarından kurulan beraat hükümlerine yönelik istinaf başvurularının esastan reddi, ... hakkında zincirleme nitelikli zimmet ve resmi belgede zincirleme sahtecilik, ... hakkında zincirleme nitelikli zimmete yardım etme suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddi

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin reddi, onama

Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararların temyizi üzerine yapılan ön incelemede;

Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.02.2017 tarihli ve 2015/5-95 Esas, 2017/71 sayılı ve benzer Kararlarında da belirtildiği üzere "suçtan zarar görme" kavramının "suçtan doğrudan doğruya zarar görmüş bulunma hali" olarak anlaşılması gerektiği, dolaylı veya muhtemel zararların davaya katılma ... vermeyeceği, ... ve ...'un sanıklar hakkında zimmet suçundan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 237. maddesine göre doğrudan zarar görmediği, bu itibarla ... ve ... vekillerinin bahsi geçen suç yönünden kamu davalarına katılma ve hükümleri temyiz etme hakkının olmadığı, mahkemece usulsüz olarak verilen katılma kararlarının da temyiz ... vermeyeceği anlaşılmıştır.

5271 sayılı Kanun’un 286/2-g bendinde yer verilen; "On yıl veya daha az hapis cezasını veya adlî para cezasını gerektiren suçlardan, ilk derece mahkemesince verilen beraat kararları ile ilgili olarak istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararları" ve (a) bendindeki; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları"nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenlemeler ile incelemeye konu olan sanıklardan ... hakkında dolandırıcılık suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik istinaf başvurularının esastan reddine dair karara karşı katılanlar ... (Kooperatif) ile ... ve ... vekillerinin, ... hakkında sahtecilik suçundan kurulan beraat hükmüne ilişkin istinaf başvurularının esastan reddine dair karara karşı ... ve ... vekillerinin, son olarak ... hakkında sahtecilik suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine dair karara karşı sanık ... müdafii ile katılanlar ... ve ... vekillerinin temyiz başvurularının suç vasıflarına yönelik aynı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, adı geçenlerin anılan hükümlere ilişkin temyiz başvurularının reddine karar vermek gerekmiştir.

Ancak;

Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 10.03.2009 tarihli ve 2009/2-43 Esas, 2009/56 sayılı Kararında belirtildiği üzere; kesin nitelikteki hükümlerin, suç vasfına yönelik aleyhe temyiz yasa yoluna başvurulması halinde temyiz incelemesine konu olabilecekleri kabul edildiğinden, katılan Kooperatif vekilinin, sanıklardan ... hakkında sahtecilik suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddi ile ... hakkında sahtecilik suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik istinaf başvurularının esastan reddine dair kararları, sanıkların eylemlerinin 5237 sayılı Kanun'un 204/2-3. maddelerinde düzenlenen suça uyacağından bahisle suç vasfına ilişkin olarak aleyhe temyiz ettiği anlaşılmakla, Kooperatif vekilinin temyiz istemi yönünden anılan kararların temyiz kanun yoluna tabi olduğu belirlenmiştir.

İlk Derece Mahkemesince zincirleme nitelikli zimmet ve bu suça yardım etme ile resmi belgede zincirleme sahtecilik suçlarından kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Kanun'un 286. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260. maddesi gereği katılan Kooperatif vekilinin sanıklardan ... hakkında zincirleme nitelikli zimmet ve resmi belgede zincirleme sahtecilik suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine dair kararlara, ... hakkında ise zincirleme nitelikli zimmete yardım etme suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddi ile resmi belgede zincirleme sahtecilik suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik istinaf başvurularının esastan reddine dair kararlara, sanık ... müdafiinin müvekkili hakkında zincirleme nitelikli zimmete yardım etme suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine dair karara, sanık ... müdafiinin müvekkili hakkında zincirleme nitelikli zimmet ve resmi belgede zincirleme sahtecilik suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine dair kararlara yönelik, katılan ... vekilinin ise her iki sanık hakkında zimmet suçundan kurulan hükümler yönünden vekalet ücretine hasren temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294. maddesine istinaden temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298. maddesi gereğince temyiz istemlerinin reddini gerektirir başkaca bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir.

Dosya kapsamına göre sanık ... müdafiinin uygun görülmeyen duruşmalı inceleme talebinin 5271 sayılı Kanun'un 299. maddesi uyarınca takdiren reddine, ayrıca yapılan tebligat üzerine sanık ... ve müdafii açılan duruşmaya gelmediği gibi sanık müdafiinin, yokluğunda duruşmaya devam olunarak müvekkili hakkında verilen mahkumiyet hükümlerinin bozulmasını talep ettiği anlaşıldığından, Yargıtay C.Savcısının uygun görülen talep ve mütalaası dairesinde incelemenin duruşmasız olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1) Burdur Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.01.2019 tarihli ve 2016/156 Esas, 2019/42 sayılı Kararı ile;

a- Sanıklardan ... hakkında nitelikli dolandırıcılık ve ... hakkında resmi belgede zincirleme sahtecilik suçlarından, 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi uyarınca ayrı ayrı beraatlerine,

b- Sanık ... hakkında zincirleme nitelikli zimmet suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 247/1-2, 43/1, 62. maddeleri uyarınca 10 yıl 11 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 53/1-5. maddeleri uyarınca hak yoksunluklarına, 63. maddesi gereğince mahsup hükümlerinin uygulanmasına,

c- Sanık ... hakkında resmi belgede zincirleme sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 204/1, 43/1, 62/1. maddeleri uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 53/1-5. maddeleri uyarınca hak yoksunluklarına, 63. maddesi gereğince mahsup hükümlerinin uygulanmasına,

d- Sanık ... hakkında zincirleme nitelikli zimmete yardım etme suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 247/1-2, 43/1, 39/1, 62. maddeleri uyarınca 5 yıl 5 ay 18 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 53/1. maddesi uyarınca hak yoksunluklarına, 63. maddesi gereğince mahsup hükümlerinin uygulanmasına,

Hükmolunmuştur.

2) Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 13.09.2019 tarihli ve 2019/882 Esas, 2019/1533 sayılı Kararı ile;

a- Sanıklardan ... hakkında zincirleme nitelikli dolandırıcılık ve ... hakkında resmi belgede zincirleme sahtecilik suçlarından kurulan beraat hükümlerine yönelik istinaf başvurularının esastan reddine,

b- Sanıklardan ... hakkında zincirleme nitelikli zimmet ve ... hakkında bu suça yardım etme suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik istinaf başvurularının incelemesinde, anılan suçlar bakımından İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere ilişkin hüküm fıkralarına katılan Hazine lehine vekalet ücreti eklenmesi suretiyle düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine,

c- Sanık ... hakkında resmi belgede zincirleme sahtecilik suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf başvurularının incelenmesinde ise sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümde temel ceza 3 yıl hapis cezası olarak belirlendiğinden, 5237 sayılı Kanun'un 43/1. maddesi uyarınca 1/4 oranında artırım yapılarak 3 yıl 9 ay yerine 4 yıl 6 ay belirlenmesi ve buna bağlı olarak aynı Kanun'un 62/1. maddesi uyarınca 1/6 nispetinde indirim yapılarak 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezasına hükmolunması gerekirken 3 yıl 4 ay hapis cezasına hükmolunmasının hatalı olduğundan bahisle hüküm fıkrasından hatalı ibarelerin çıkarılarak sanığın 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılması ibaresinin eklenmesi suretiyle istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

A. Sanık ... Müdafiinin Temyiz Sebepleri

Müvekkilinin kooperatifte işçi olarak çalıştığı, hiçbir yetki ve sorumluluğunun olmadığı, zimmet suçunun diğer sanık ... tarafından işlendiği, müvekkili tarafından işlenmediği, suçun maddi ve manevi unsurunun oluşmadığı, suç kastının bulunmadığı, eksik inceleme ve hatalı değerlendirmeyle gerekçesiz olarak müvekkili hakkında zimmete yardım etme suçundan mahkumiyet hükmü kurulduğu, 20.12.2015 tarihli ve 60 sayılı kanuni soruşturma raporunun müvekkili lehine olmasına rağmen mahkemece bu hususun göz ardı edildiği, 11.04.2018 tarihli bilirkişi raporunun denetime elverişsiz olup hükme esas alınamayacağı, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin ihlal edildiği, ceza miktarının tayininde hukuka aykırılık olduğu ve Yargıtayca resen gözetilecek sebeplerle müvekkili hakkında zimmete yardım etme suçundan verilen kararı temyiz etmiştir.

B. Sanık ... Müdafiinin Temyiz Sebepleri

Kooperatif zararının gerçeğe aykırı olarak belirlendiği, zararın belirlenen miktardan daha az olduğu, bir kısım şikayetçilerin kooperatife yaptıkları ödemelerin zarar miktarından düşülmediği, mahkeme kararına dayanak olan bilirkişi raporunun hükme esas alınabilecek nitelikte olmadığı, tüm deliller toplanmadan eksik inceleme ile hükümler kurulduğu, hükümlerin gerekçesinin bulunmadığı, sanıkların her birinin sorumluluğunun ayrı ayrı irdelenip hangi sanığın hangi miktardan somut olarak sorumlu tutulacağı belirlenip etkin pişmanlık hükümlerinin buna göre değerlendirilmesi gerekirken bu hususun göz ardı edildiği, kooperatif deposundaki 226.771,97 TL'lik açığın sanık ...'in eylemlerinden kaynaklandığı, müvekkilinin ise ancak 148.040,82 TL'lik kısımdan sorumlu tutulabileceği, cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak tayininin hukuka aykırı olduğu, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiği, grafolojik incelemelerin fotokopi belgeler üzerinden ve ilgili kişilerle mukayese edilmeden yapıldığı, sanığın zimmetine geçirdiği bir malın bulunmadığı, zimmet suçunun unsurlarının oluşmadığı, sanığın malvarlığı ile yaşantısının uyumlu olduğu ve Yargıtayca resen gözetilecek sebeplerle müvekkili hakkında zimmet ve sahtecilik suçundan verilen kararları temyiz etmiştir.

C. Katılan ... Vekillerinin Temyiz Sebepleri

Sanıklardan ... hakkında dolandırıcılık, ... hakkında ise sahtecilik suçlarından verilen beraat kararlarına yönelik istinaf başvurularının esastan reddine dair kararların hukuka aykırı olduğu, sanıkların cezalandırılmaları gerektiği, ... hakkında zimmet ve sahtecilik, ... hakkında ise zimmete yardım etme suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine dair kararların da yerinde olmadığı, ceza miktarlarının yetersiz olduğu ve Yargıtayca resen gözetilecek sebeplerle sanıklar hakkında kurulan tüm kararları temyiz etmiştir.

Ç. Katılan ... Vekilinin Temyiz Sebepleri

Sanıklardan ... hakkında dolandırıcılık, ... hakkında ise sahtecilik suçlarından verilen beraat kararlarına yönelik istinaf başvurularının esastan reddine dair kararların hukuka aykırı olduğu, sanıkların cezalandırılmaları gerektiği, ... hakkında zimmet ve sahtecilik, ... hakkında ise zimmete yardım etme suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine ilişkin istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine dair kararların da yerinde olmadığı, ceza miktarlarının yetersiz olduğu ve Yargıtayca resen gözetilecek sebeplerle sanıklar hakkında kurulan tüm kararları temyiz etmiştir.

D. Katılan Kooperatif Vekilinin Temyiz Sebepleri

Sanıklar hakkında verilen cezaların yetersiz olduğu, takdiri indirim sebepleri uygulanmasının yerinde olmadığı, sanık ...'in zimmete yardım eden değil iştirak eden sıfatıyla cezalandırılması ve sanıkların dolandırıcılık suçundan mahkumiyetlerine hükmedilmesi gerektiği, sanık ...'ın sahtecilik eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 204/2-3. maddesinde düzenlenen suça uyduğu, ...'in eyleminin de bu suça iştirak niteliğinde olduğu, sanıklar hakkında verilen beraat kararlarına yönelik istinaf başvurularının esastan reddine dair kararların yerinde olmadığı ve Yargıtayca resen gözetilecek sebeplerle sanıklar hakkında verilen tüm kararları temyiz etmiştir.

E. Katılan ... Vekilinin Temyiz Sebepleri

Sanıklar hakkında zimmet suçundan mahkumiyet hükmü kurulmasına rağmen Bakanlık lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinin hatalı olduğu gerekçesiyle vekalet ücretine hasren verilen kararları temyiz etmiştir.

III. GEREKÇE

A. Sanık ... hakkında resmi belgede zincirleme sahtecilik suçundan verilen beraat hükmüne yönelik istinaf başvurularının esastan reddine dair karara ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde:

Sanığın leh ve aleyhindeki toplanan tüm kanıtları inceleyip, irdeleyen ve iddianın reddine ilişkin sebepleri karar yerinde ayrı ayrı gösteren, savunmayı tercih nedenlerini açıklayan, aleyhteki kanıtları hükümlülük için yeterli görmeyen İlk Derece Mahkemesinin beliren takdir ve kanaati ile beraat hükmüne karşı istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin kararın usul ve kanuna uygun olması karşısında katılan Kooperatif vekilinin temyiz itirazları ile hükümde dikkate alınan sair hususlar yönünden de hukuka aykırılık görülmemiştir.

B. Sanık ... hakkında zincirleme nitelikli zimmet suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne karşı istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddi kararına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde:

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği keza karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 2/2. maddesine göre katılan ... lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinde de bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, ilk derece mahkemesince sanık ... hakkında zincirleme nitelikli zimmet suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne karşı istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine dair kararın usul ve kanuna uygun olması karşısında sanık ... müdafii, katılanlar Kooperatif ile ... vekillerinin temyiz istekleri ve dosya kapsamında tespit edilen diğer hususlar yönünden de hukuka aykırılık görülmemiştir.

C. Sanıklardan ... hakkında resmi belgede zincirleme sahtecilik ve ... hakkında zincirleme nitelikli zimmete yardım etme suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine karşı istinaf başvurularının ayrı ayrı düzeltilerek esastan reddine dair kararlara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde ise:

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık ... tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 2/2. maddesine göre katılan ... lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, sanık ... hakkında verilen karar yönünden yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

Ancak;

Sanık ...'in aşamalardaki istikrarlı savunmalarında suçlamaları kabul etmemesi, Kooperatifte iş ve işlemleri yapmaya resmi olarak tek yetkili kişinin sanık ... olması, suça konu sahte belgelerde sanık ...'in imzasının bulunmaması ve Türkiye Tarım Kredi Kooperatifleri Merkez Birliği Rehberlik ve Teftiş Kurulu Başkanlığınca düzenlenen kanuni soruşturma raporunda yer alan "Sanık ...'ın, ...'i suçlayıcı beyanlarda bulunması sonucu, konular tekrar değerlendirilmiş olup hizmet satın alma yoluyla istihdam edilen ...'in aleyhinde somut bir delil ve ...'ın soyut beyanı dışında bir ifade olmaması ayrıca mal varlığında önemli bir artışın olmaması nedeniyle ...'ın kendisine suç ortağı arama veya suçlamalardan kurtulma çabası olarak değerlendirilmiştir" şeklindeki ibareler ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde sanık ...'in atılı suçtan cezalandırılmasını gerektirir, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilmeden, atılı suçtan beraati yerine yanılgılı değerlendirme sonucu İlk Derece Mahkemesince kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verilmesi,

Sanık ... hakkında verilen karar yönünden, katılan Kooperatif vekilinin suç vasfına yönelik temyizi sebebiyle yapılan incelemede: 1581 sayılı Tarım Kredi Kooperatifleri ve Birlikleri Kanunu'nun 12. maddesinde yer alan "Kooperatiflerin kredi ile ilgili alacak senetleri, kağıtları ve her türlü taahhütname ve sözleşmeler ortağın oturduğu veya kooperatifin bulunduğu köy veya mahalle ihtiyar heyetleri tarafından parasız olarak tasdik olunur. Bu suretle tasdik olunan senet ve belgeler İcra ve İflas Kanununun 38 inci maddesinde yazılı belgeler hükmündedir. Senetler vadelerinde protestoya tabi tutulmaz. Müracaat vukuunda bu tasdik muameleleri noterler tarafından da yapılır" şeklindeki düzenleme uyarınca sahteliği iddia olunan kredi ile ilgili alacak senetlerinin kanun hükmü gereği sahteliği sabit oluncaya kadar geçerli olan belgelerden sayılabilmesi için kooperatifin bulunduğu köy veya mahalle ihtiyar heyetlerince parasız olarak tasdik olunması gerektiği, suça konu belgelerde ise bu unsurun bulunmadığı gibi senetler üzerindeki imzaların katılanlara ait olması hususu da nazara alındığında sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 204/3. maddesinin uygulanmamasında bir isabetsizlik bulunmadığı ancak; sanığın zimmetin açığa çıkmamasını sağlamaya yönelik olarak kooperatif yetkilisi sıfatıyla farklı tarihlerde birden fazla kez mahsup fişleri ve faturaları sahte olarak düzenlemesi şeklindeki eylemlerinin zincirleme biçimde 5237 sayılı Kanun'un 204/2. maddesinde düzenlenen suça uyduğu gözetilmeden, yazılı şekilde 204/1. maddesinde düzenlenen suçtan mahkumiyetine yönelik istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine dair karar verilmek suretiyle eksik ceza tayini,

Kabule göre de;

Resmi belgede zincirleme sahtecilik suçunu 5237 sayılı Kanun'un 53/1-a maddesindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işlediği kabul edilen kooperatif yetkilisi sanık ... hakkında aynı Yasa'nın 53/5. madde ve fıkrası gereğince, ayrıca, cezasının infazından sonra başlamak üzere, hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilmesi gerekirken, İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında verilen 3 yıl 4 ay hapis cezasının Bölge Adliye Mahkemesince 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası şeklinde düzeltildiği de nazara alındığında, İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme ilişkin hüküm fıkrasında yer alan "Sanığın kamu görevini kötüye kullanmak suretiyle atılı suçu işlemesi nedeniyle TCK 53/5 fıkrası uyarınca cezanın infazından sonra başlamak üzere 3 yıl 4 ay süre ile TCK 53/1-a bendinde gösterilen hakları kullanmaktan yasaklanmasına" şeklindeki ibarenin, Bölge Adliye Mahkemesince "Sanığın 5237 sayılı Kanun'un 53/5. maddesi gereğince, ayrıca, cezanın infazından sonra işlemek üzere, takdiren 3 yıl 1 ay 15 gün süreyle 53/1-a madde-fıkra-bendindeki hak ve yetkileri kullanmaktan yasaklanmasına" şeklinde düzeltilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,

Hukuka aykırı görülmüştür.

IV. KARAR

1) Ön inceleme bölümünde açıklanan nedenlerle ... ve ...'un sanıklar hakkında zimmet ve resmi belgede sahtecilik ile sanık ... hakkında dolandırıcılık suçlarından, katılan Kooperatif vekilinin sanık ... hakkında dolandırıcılık suçundan, sanık ... müdafiinin ise müvekkili hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan verilen kararlara yönelik vaki temyiz istemlerinin, 5271 sayılı Kanun'un 298. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye sonucu itibarıyla kısmen uygun olarak, oy birliğiyle ayrı ayrı REDDİNE,

2) Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle sanık ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan verilen beraat hükmüne karşı istinaf başvurularının esastan reddine dair karara yönelik katılan Kooperatif vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

3) Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenle sanık ... hakkında zimmet suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne ilişkin Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 13.09.2019 tarihli ve 2019/882 Esas, 2019/1533 sayılı Kararında sanık ... müdafii, katılan Kooperatif ile ... vekilleri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

4) Gerekçe bölümünün (C) bendinde açıklanan nedenlerle sanıklardan ... hakkında resmi belgede zincirleme sahtecilik suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine dair karara ilişkin katılan Kooperatif vekilinin, ... hakkında zincirleme nitelikli zimmete yardım etme suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine dair karara karşı ise sanık ... müdafii, katılanlar Kooperatif ile ... vekillerinin temyiz istemleri ve dosya kapsamında tespit edilen diğer hususlar yönünden Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararların, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ayrı ayrı BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/2-(b) maddesi uyarınca gereği için Burdur Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

01.07.2024 tarihinde karar verildi.

***