"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2013/221 Esas, 2014/133 Karar
SUÇ : Zimmet
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Mahallî mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Sanıklar hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 61. maddesi uyarınca temel ceza belirlenirken, söz konusu maddenin 1. fıkrasında yedi bent hâlinde sayılan hususlarla aynı Kanunun 3. maddesinin 1. fıkrasındaki "Suç işleyen kişi hakkında işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunur." şeklindeki yasal düzenlemeler ile dosyaya yansıyan bilgi ve kanıtlar birlikte ve isabetle değerlendirilip, denetime olanak verecek şekilde ve somut gerekçeler de gösterilmek suretiyle ilgili kanun maddesindeki cezanın alt ve üst sınırları arasında takdir hakkının kullanılması zorunluluğuna uyulmayarak, olayın oluş biçimine ve dosya içeriğine uygun olmayan şekilde zimmete geçirildiği kabul edilen miktar değer azlığı kapsamında kaldığı hâlde, " ... Suç konusunun değeri gözetilerek (ağaç sayısı) takdiren ve teşdiden..." şeklindeki gerekçe ve 5237 sayılı Kanun'un 3/1. maddesindeki orantılılık ilkesine aykırı olarak alt sınırdan uzaklaşılarak fazla cezalar tayini,
Sanıkların zimmetlerine geçirdikleri kabul edilen emvalin toplam değeri olan 1.843,00 TL'nin, suç tarihindeki ekonomik koşullara ve Dairemiz uygulamalarına göre değer azlığı sınırında kalması nedeniyle sanıklar hakkında 5237 sayılı Kanun'un 249. maddesinin uygulanması gerektiğinin dikkate alınmaması,
Dairemizce süre gelen uygulamalara göre, iştirak hâlinde suçu işlediği iddia olunan sanıklardan birinin yaptığı ödeme nedeniyle ödemeye açıkça karşı çıkmayan diğer suç ortağının da pişmanlık hükümlerinden yararlandırılması gerektiği nazara alınarak, sanık ...'ın yaptığı ödeme nedeniyle sanık ... hakkında da etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
5237 sayılı Kanun'un 53/1-a maddesindeki hak ve yetkiyi kötüye kullanmak suretiyle atılı suçu işleyen sanıklar hakkında aynı Kanunun 53/5. madde ve fıkrası gereğince, cezanın infazından sonra başlamak üzere, hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar bu hâk ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilmesi gerektiğinin nazara alınmaması,
Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı Kararının 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş olması nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesiyle ilgili olarak yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,
Kanuna aykırı, sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanun'un 321. ve 326/son maddeleri uyarınca BOZULMASINA 09.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.