Logo

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2019/4211 Esas, 2020/372 Karar

SUÇ : Zimmet, ihmali davranışla görevi kötüye kullanma

HÜKÜM : İlk derece mahkemesince verilen beraat hükümlerine yönelik istinaf başvurusunun esastan reddi

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi, onama

Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükümlerin temyizi üzerine yapılan ön incelemede;

Katılan Hazine vekilinin usulüne uygun olarak 06.02.2020 tarihinde tebliğ edilen istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararları yasal süresi içerisinde 10.02.2020 tarihinde temyiz ettiği, 15.07.2020 tarihli ve 31186 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7249 sayılı Kanun'un 10. maddesi ile 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun (1136 sayılı Kanun) 59. maddesine eklenen 5. fıkra ile avukatların görevlerinden doğan veya görev sırasında işledikleri suçlar nedeniyle verilen bölge adliye mahkemesi ceza dairelerinin kararları hakkında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286/2. maddesinin uygulanmayacağı hükmünün getirildiği ayrıca 7343 sayılı Kanun'un 15. maddesi ile 1136 sayılı Kanun'a eklenen ve 30.11.2021 tarihinde yürürlüğe giren geçici 24. madde ile de anılan Kanun'un 59/5. maddesinin, bu tarihten itibaren 15 gün içinde talep etmek koşuluyla avukatların görevlerinden doğan veya görev sırasında işledikleri suçlar nedeniyle bölge adliye mahkemesi ceza dairelerince 15.07.2020 tarihinden önce verilmiş kesin nitelikteki kararları hakkında da uygulanmasına olanak sağlandığı, bu itibarla sanık hakkında görevi kötüye kullanma suçundan ilk derece mahkemesince verilen beraat kararına yönelik istinaf başvurusunun esastan reddi kararının temyiz edilebilir olduğu, ancak Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.02.2017 tarihli, 2015/5-95 Esas, 2017/71 sayılı ve benzer Kararlarında da belirtildiği üzere "suçtan zarar görme" kavramının "suçtan doğrudan doğruya zarar görmüş bulunma hali" olarak anlaşılması gerektiği, dolaylı veya muhtemel zararların davaya katılma hakkı vermeyeceği, bu nedenle 5271 sayılı Kanun'un 237. maddesine göre sanığa isnat edilen görevi kötüye kullanma suçundan doğrudan zarar görmeyen Hazinenin anılan suça ilişkin kamu davasına katılma ve bu suçtan verilen hükmü temyiz hakkının bulunmadığı anlaşılmıştır.

İlk Derece Mahkemesince zimmet suçundan verilen beraat hükmüne yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin zimmet suçundan kurulan hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesince temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesine istinaden temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereğince zimmet suçundan verilen hükme yönelik temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.İzmir 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.06.2019 tarihli ve 2018/316 Esas, 2019/220 sayılı Kararı ile sanığın atılı suçlardan, 5271 sayılı Kanun'un 223/2. maddesinin (a) bendi uyarınca ayrı ayrı beraatine hükmolunmuştur.

2.Katılan Hazine vekilinin istinaf talebi üzerine duruşma açılmaksızın yapılan inceleme neticesinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin, 22.01.2020 tarihli ve 2019/4211 Esas, 2020/372 sayılı Kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Katılan Hazine vekilinin temyiz istemi, mahkemece zimmet ve görevi kötüye kullanma suçlarından verilen beraat kararlarının usul ve yasaya aykırı olduğuna, sanığın üzerine atılı suçların sübut bulduğuna ilişkindir.

III. GEREKÇE

Sanığın leh ve aleyhindeki toplanan tüm kanıtları inceleyip, irdeleyen ve iddianın reddine ilişkin sebepleri karar yerinde ayrı ayrı gösteren, savunmayı tercih nedenlerini açıklayan, aleyhteki kanıtları hükümlülük için yeterli görmeyen mahkemenin beliren takdir ve kanaati ile beraat hükmüne karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararın usul ve kanuna uygun olması karşısında katılan Hazine vekilinin temyiz itirazları ile hükümde dikkate alınan sair hususlar yönünden hukuka aykırılık görülmemiştir.

IV. KARAR

1.Ön inceleme bölümünde açıklanan nedenle katılan Hazine vekilinin sanık hakkında görevi kötüye kullanma suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteğinin, 5271 sayılı Kanun'un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

2.Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle katılan Hazine vekilinin sanık hakkında zimmet suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteği ve 5271 sayılı Kanun'un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca İzmir 7. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

29.04.2024 tarihinde karar verildi.

***