Logo

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

KATILANLAR : ..., ..., İçişleri Bakanlığı, Hazine

SUÇ : Rüşvet alma

HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan

reddi

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükümlerin temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde;

Tebliğnamede adına yer verilen sanık ... hakkında bir temyiz bulunmadığı gözetilerek yapılan incelemede;

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

Dosya kapsamına göre uygun görülmeyen sanıklar müdafiilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin 5271 sayılı Kanun'un 299. maddesi uyarınca takdiren ayrı ayrı reddine ve incelemenin duruşmasız olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1)İstanbul Anadolu 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.02.2019 tarihli ve 2018/383 Esas, 2019/77 sayılı Kararı ile sanıkların rüşvet alma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 252/2 ve 62/1. maddeleri uyarınca ayrı ayrı 6 yıl 8'er ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve aynı Kanun'un 53/1-2-3-5. madde ve fıkraları uyarınca hak yoksunluklarına hükmolunmuştur.

2)İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 25.09.2019 tarihli ve 2019/1073 Esas, 2019/2025 sayılı Kararı ile hükümlerin vekalet ücreti bakımından düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık ... müdafiinin temyiz istemi; yakalaması olan katılanların müvekkili sanıkla temasını ispat eden bir kaydın bulunmadığına, müvekkilinin hukuka aykırı ve uydurma deliller ile suçlandığına, ... ve ...'ın beyanlarının çelişkili olduğuna, müvekkili ile ...'nin büro amirlerinin direktifleri doğrultusunda hareket ettiğine, katılan ...'in sanık ...'ın hiçbir zaman kendilerinden para almadığını, parayı ...'nin aldığını, sadece ...'den şikayetçi olduğunu beyan ettiğine, eksik inceleme sonucunda hukuka, usule ve yasaya aykırı olarak karar verildiğine ve sair hususlara ilişkindir.

Sanıklar ... ve ... müdafiinin temyiz istemi; mahkemece çelişkiler giderilmeden eksik inceleme ile karar verildiğine, rüşvet alma suçunun oluşmadığına, yakalaması olan katılanların sanıklarla temasını ispat eden bir kaydın bulunmadığına, müvekkillerinin hukuka aykırı ve uydurma deliller ile suçlandığına, sanıkların büro amirlerinin direktifleri doğrultusunda hareket ettiğine, hukuka, usule ve yasaya aykırı olarak karar verildiğine ve sair hususlara yöneliktir.

III. GEREKÇE

Hırsızlık Büro Amirliğinde polis memuru olan sanıklar ... ve ...'nin katılanlar ... ve ... hakkında çıkarılmış yakalama emirlerini yerine getirmemek için doğrudan ve dolaylı olarak katılanlardan para aldıkları iddia ve kabul edilerek rüşvet alma suçundan cezalandırılmalarına karar verilmiş ise de; sanıkların savunmalarında; katılanların kendilerine 2016 yılının yaz ayında rüşvet verdiklerini iddia ettiklerini ancak kendilerinin 2016 yılı Ekim ayından itibaren birlikte çalışmaya başladıklarını, 2018 yılının başlarında büro amiri ... ile komiser ... tarafından katılanların yakalanması ile ilgili görevlendirildiklerini, amirlerinin başta kendilerinden teknik araçlarla izleme ve iletişimin tespiti talebi yazılmasını istediklerini, büroda görevli memur Mehmet İncir ile talepleri yazarken amirlerinin teknik takip büro amirliği ile görüştüklerini söyleyerek yoğun olmaları nedeniyle bu talimatlarından vazgeçtiklerini bildirerek ardından baz takibi yapmalarını istediklerini fakat bu talimatlarından da vazgeçerek şahısların baz bilgileri konusunda kendilerinin yardımcı olacaklarını söylediklerini, bunun üzerine amirleri ... ve ...'nın sürekli bir şekilde ... ve ...'ın konum bilgilerini kendilerine ilettiklerini, bildirilen adreslere giderek katılanları bulmaya çalıştıklarını, katılanları baz bilgisi alınan konumda aradıkları bir gün ...'nın kendilerine teknik takip cihazı verdiğini ve katılanları bulmaları halinde bu cihazı araca takmalarını istediğini, başka bir gün ...'ın da aynı şekilde kendilerine katılanların aracını bulmaları halinde yalnızca göndereceği cihazı takmalarını onun dışında bir işlem yapmamalarını istediğini, bu şekilde katılanlar haricinde hırsızlık olaylarına iştirak etmesi sebebiyle aranan 3. şahsın ve katılanların kullandıkları BMW marka aracı da bulmaya çalışacaklarını belirttiklerini, aynı gün polis memuru ...'ın cihazı getirmek için destek ekip olarak yanlarına geldiğini, ...'ın takviye ekip istenmesinden yaklaşık 6 saat sonra geldiğini ve takip cihazını kendilerine verdiğini, kısa süre sonra Nöbetçi Amirliği tarafından aranarak Beylerbeyi Sabancı Polis Merkezine yakın bir noktaya çağrılması üzerine yanlarından ayrıldığını, bu sırada ...'ın yanında ... isimli bir kişinin de bulunduğunu beyan ettiklerinin anlaşılması karşısında; sanıkların hangi tarihte birlikte çalışmaya başladıkları, 2016 yılındaki görev yerlerinin ve katılanların yakalanması ile ilgili olarak hangi tarihte görevlendirildiklerinin ilgili büro amirliğinden sorulması, ayrıca katılanlar ... ve ...'ın yakalanmalarına yönelik çalışmalar yürütülürken sanıklar ... ve ...'in savunmalarında belirttikleri olayların yaşanıp yaşanmadığının tereddüde mahal vermeyecek şekilde tespiti amacıyla tanıklar ... ile ...'nın yeniden dinlenmeleri, bu doğrultuda tanıklardan özellikle sanıkların görevlendirildikleri tarihten itibaren katılanların yakalanmalarına yönelik hangi işlemleri yaptıklarının, kendilerinin sanıklara başlangıçta teknik araçlarla izleme ve iletişim tespiti talep yazılarını yazmalarını isteyip istemediklerinin, istememişler ise veya isteyip talimatlarından vazgeçmişler ise bunun sebebinin ne olduğunun, sanıklara katılanların bulunduğu konuma ilişkin baz bilgilerini verip vermediklerinin, verdiler ise baz bilgilerine nasıl eriştiklerinin, bu hususta mahkemece verilmiş bir karar olup olmadığının, sanıkların savunmalarında bahsi geçen katılanlarla birlikte hırsızlık suçundan aranan başka bir şahıs olup olmadığı hususlarının sorulması, aranan başka şahıs olup olmadığı hususunda adı geçen tanıklardan bilgi alınamaması halinde ilgili büro amirliğinden sorularak tespit edilmesi, 01 Mart 2018 tarihindeki olaylarla ilgili olarak da destek ekip olarak olay yerine intikal eden polis memurları ... ve ...'in dinlenmeleri, sanıkların savunmalarında belirttikleri hususların ve ayrıca Nöbetçi Amirliği tarafından bildirim yapıldıktan ne kadar süre sonra ve saat kaç itibarıyla sanıkların bulundukları yere vardıkları, sanıklara teslim etmek üzere yanlarında takip cihazı götürüp götürmedikleri, eğer götürmüşler ise bu cihazın akıbetinin ne olduğu, sanıkların yanlarından Nöbetçi Amirliğinden başka bir olaya müdahale için aranmaları sebebiyle mi yoksa sanıkların gidebileceklerini söylemeleri sebebiyle mi ayrıldıkları hususlarının özellikle sorularak tespit edilmesi, keza ilgili Şube Müdürlüğüne müzekkere yazılarak mevcut kayıtlar incelenmek suretiyle tanıklar ... ve ...'in hangi gerekçe ile sanıklara takviye ekip olarak görevlendirildikleri, bu görevlendirmenin saat kaçta yapıldığı, bu hususta sanıkların herhangi bir taleplerinin olup olmadığı, takviye ekibin görev yerine ulaşmasından sonra Beylerbeyi Sabancı Polis Merkezi yakınlarındaki bir noktaya çağrılıp çağrılmadıklarının tespit edilmesi, ayrıca sanıkların teknik takip taleplerini birlikte yazdıklarını belirttikleri Mehmet İncir isimli polis memurunun da tanık olarak beyanlarının alınması, sonrasında tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilip, sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının takdir ve tayini yerine eksik araştırma ve yetersiz gerekçelerle yazılı şekilde hükümler kurulması,

Anayasa'nın 38/2. maddesi hükmü gereğince kanuna aykırı olarak elde edilmiş bulguların delil olarak kabul edilemeyeceği, 5271 sayılı CMK'nın 217/2. maddesi uyarınca yüklenen suçun, hukuka uygun bir şekilde elde edilmiş her türlü delille ispat edilebileceği, 206/2-a maddesi gereğince ortaya konulması istenilen bir delil kanuna aykırı olarak elde edilmişse reddolunacağı, 230/1-b maddesi uyarınca mahkumiyet hükmünün gerekçesinde delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin belirtilmesi; bu kapsamda dosya içerisinde bulunan ve hukuka aykırı yöntemlerle elde edilen delillerin ayrıca ve açıkça gösterilmesi gerektiği cihetle, dosya kapsamına göre; katılan ...'ın annesi ...'in sanıkların aracına binerek aralarında geçen konuşmalara ilişkin aldığı ses kaydının İstanbul Anadolu 4. Ağır Ceza Mahkemesince hukuka aykırılığı kabul edilip duruşmalarda okunmadığı görülmüşse de, "sanıkların ve müdafiilerin ısrarla bu gizli kaydın kanunsuz olduğu, kanuna aykırı elde edildiğini savunmalarının yanında, suçtan kurtulmak için lehlerine olan kısımlar yönünden savunmalarına esas almış olmaları, savunma yönünden hukuka aykırılık oluşturmayacağı" gerekçesiyle sanıkların savunmalarına dayanarak ses kaydı delilini karara dayanak kabul ettiği anlaşılmış olup, söz konusu ses kaydının yasak delil niteliğinde olduğu nazara alınıp, hukuka aykırı nitelikteki bu deliller dışlanarak mevcut delillerin değerlendirilmesi ile sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının ayrı ayrı takdir ve tayin edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,

Hukuka aykırı görülmüştür.

IV. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle hükümlerde sanıklar müdafileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının,bozmaya konu kararın niteliği de gözetilerek 5271 sayılı Kanun’un 304/2-b maddesi uyarınca İstanbul Anadolu 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

04.11.2024 tarihinde karar verildi.

***