"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/119 Esas, 2015/251 Karar
SUÇTAN ZARAR GÖREN : Hazine
SUÇLAR : Zimmet, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Beraat
TEMYİZ EDENLER : Katılan ve suçtan zarar gören vekilleri, sanık ... müdafii
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düşme
EK TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düşme
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;
Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.02.2017 tarihli ve 2015/5-95 Esas, 2017/71 sayılı ve benzer Kararlarında da belirtildiği üzere "suçtan zarar görme" kavramının "suçtan doğrudan doğruya zarar görmüş bulunma hali" olarak anlaşılması gerektiği, sanıklar hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan açılan kamu davasına 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 237. maddesine göre doğrudan zarar görmeyen Hazinenin katılma hakkının bulunmadığı ve bu suçtan kurulan hükümleri temyiz yetkisinin olmadığı gözetilerek, vekilinin söz konusu hükümlere yönelik temyiz talebinin 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un (5320 sayılı Kanun) 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 317. maddesi uyarınca REDDİNE, 5271 sayılı Kanun'un 260/1. maddesine göre zimmet suçundan açılan kamu davasında katılan sıfatını alabilecek surette zarar görmüş olan Hazinenin kanun yoluna başvurma hakkının bulunması ve hükümlerin vekili tarafından temyiz edilmesi karşısında, 3628 sayılı Kanun'un 18. maddesindeki "...Hazine avukatının yazılı başvuruda bulunması halinde Maliye Bakanlığı, başvuru tarihinde müdahil sıfatını kazanır." düzenlemesinin verdiği yetkiye ve 5271 sayılı Kanun'un 237/2. maddesine dayanılarak Hazinenin sanıklar hakkında zimmet suçundan açılan kamu davasına katılan olarak KABULÜNE, incelemenin katılanlardan Hazine vekilinin sanıklar hakkında zimmet, TCDD vekilinin ise sanıklar hakkında zimmet ve resmi belgede sahtecilik suçlarından kurulan hükümlere ilişkin ve sanık ... müdafiinin ise beraat hükmünün gerekçesine yönelik temyiz itirazlarıyla sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Sanıklara yüklenen 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 202/1 ve 339/1. maddelerinde düzenlenen kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği ve zimmet suçlarının aynı Kanun'un 102/3 ve 104/2. maddelerinde belirlenen 15 yıllık ilaveli zamanaşımı süresine tabi olduğu; sanık ... için 01.12.2004, Suat için 24.06.2004 olan son suç tarihleri ile inceleme günü arasında ilaveli dava zamanaşımı sürelerinin dolduğu anlaşıldığından, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 7/2 ile 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddeleri de gözetilmek suretiyle hükümlerin 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden sanıklar hakkında açılan kamu davalarının aynı Kanun'un 322/1 ve 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddeleri uyarınca zamanaşımı nedeniyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE 22.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.