Logo

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2014/270 Esas, 2021/386 Karar

SUÇLAR : Sanıklardan ... hakkında iki kez rüşvet alma, ... ve ... hakkında rüşvet verme

HÜKÜMLER : Mahkumiyet (sanık ... hakkında tek rüşvet alma suçunun oluştuğu kabulüyle, diğer sanıklar hakkında atılı suçtan)

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düşme

Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca sanıklar müdafiilerinin mahkumiyet hükümlerini temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, katılan ... vekilinin temyiz isteminin vekalet ücretine hasren olduğu, aleyhe temyiz iradesinin bulunmadığı, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereğince temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Kara Kuvvetleri Komutanlığı 6 ncı Kolordu Komtanlığı Adana Askeri Savcılığının, 21.11.2008 tarihli ve 2008/1607 Evrak, 2008/1607 Esas, 2008/811 numaralı İddianamesiyle sanıklardan ... hakkında rüşvet alma suçundan, 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'nun (1632 sayılı Kanun) 135 inci maddesi delaletiyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 252 nci maddesinin birinci fıkrası (iki kez), 1632 sayılı Kanun'un 50 nci maddesi, 51 inci maddesinin (B) bendi, ... ve ... hakkında rüşvet verme suçundan, 1632 sayılı Kanun'un 135 inci maddesi delaletiyle 5237 sayılı Kanun'un 252 nci maddesinin birinci fıkrası (birer kez) uyarınca cezalandırılmaları, 53 üncü maddesi uyarınca hak yoksunluklarına karar verilmesi, sanık ... hakkında aynı Kanun'un 54 ve 55 inci maddelerinin birinci fıkraları uyarınca müsadere, 63 üncü maddesi gereğince mahsup hükümlerinin uygulanması talebiyle kamu davası açılmıştır.

2.Kara Kuvvetleri Komutanlığı 6 ncı Kolordu Komutanlığı Adana Askeri Mahkemesinin, 23.06.2010 tarihli ve 2010/1252 Esas, 2010/546 sayılı Kararıyla sivil sanıklar ... ve ... hakkında yargılamanın Hatay Ağır Ceza Mahkemesinde yapılması için görevsizlik kararı verilmiştir.

3.Hatay 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.05.2012 tarihli ve 2011/301 Esas, 2012/129 sayılı Kararı ile sanıklar ... ve ... hakkında rüşvet verme suçundan mahkumiyet kararları verilmiştir.

4.Kararların temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 26.05.2014 tarihli, 2013/2202 Esas ve 2014/5672 sayılı Kararı ile rüşvet suçuna konu paraların suç tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı Kanun'un 252 nci maddesinin üçüncü fıkrası anlamında kamu görevlisi kişiye görevinin gereklerine aykırı olan bir işi yapması için verilip verilmediği hususunun hiçbir duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi ve buna bağlı olarak suç niteliğinin tayini bakımından, sanıklar hakkında suç tarihi olan 2008 yılı itibarıyla 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçuna ilişkin olarak açılmış bir soruşturma ve dava olup olmadığının tespiti ile ... hakkında rüşvet alma suçundan askeri mahkemede devam eden yargılamanın akıbetinin araştırılmasından sonra bütün deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle görevinin gereklerine aykırı hareket etmesi için kime, nasıl, ne şekilde, hangi iş ve işlemi nedeniyle ne kadar para verildiği karar yerinde denetime imkan verecek biçimde gerekçeleriyle gösterilerek sanıkların hukuki durumlarının tayin ve takdiri gerektiği gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.

5.Bozma üzerine sanıklar ... ve ... hakkında yargılamaya Hatay 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/270 Esas sayılı dava dosyası üzerinden devam olunmuştur.

6.Hakimler ve Savcılar Kurulu 1. Dairesinin 31.05.2017 tarihli ve 831 sayılı kararı ile askeri mahkemelerin kapatılması sonrasında sanık ... hakkında rüşvet alma suçundan devam eden yargılamanın Kırıkhan Ağır Ceza Mahkemesine devredilmesi sonrasında, Kırıkhan Ağır Ceza Mahkemesinin 2019/167 Esas sayılı dava dosyası ile Hatay 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/270 Esas sayılı dava dosyası arasında çıkan birleştirme uyuşmazlığı üzerine Adana Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin, 24.09.2020 tarihli ve 2020/1575 Esas, 2020/86 sayılı Kararıyla davaların birleştirilmesine ve Hatay 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/270 Esas sayılı dava dosyası üzerinden yürütülmesine karar verilmiştir.

7.Hatay 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.06.2021 tarihli ve 2014/270 Esas, 2021/386 sayılı Kararı ile sanıklardan ...'in rüşvet alma, ... ve ...'nin rüşvet verme suçlarından, 5237 sayılı Kanun'un 252 nci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına, 53 üncü maddesi gereğince hak yoksunluklarına, 63 üncü maddesi uyarınca mahsup hükümlerinin uygulanmasına hükmolunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

1.Katılan vekili, vekalet ücretine hasren temyiz isteminde bulunmuştur.

2.Sanık ... müdafii, eksik incelemeyle hüküm kurulduğu ve zamanaşımı süresinin dolduğundan bahisle hükmü temyiz etmiştir.

3.Sanıklar ... ve ... müdafiinin temyizi, arama, el koyma ve iletişimin tespitine ilişkin delillerin hukuka aykırı olarak elde edildiği, eksik soruşturma ve yetersiz gerekçeyle hüküm kurulduğu, beraat kararı verilmesi gerekirken mahkumiyet hükümleri kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğu hususlarına ilişkindir.

III. GEREKÇE

1.5237 sayılı Kanun'un rüşveti tanımlayan ve 05.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6352 sayılı Kanun ile değişiklik yapılıncaya kadar yürürlükte kalan 252 nci maddesinin üçüncü fıkrasında "Rüşvet, bir kamu görevlisinin, görevinin gereklerine aykırı olarak bir işi yapması veya yapmaması için kişiyle vardığı anlaşma çerçevesinde bir yarar sağlamasıdır" denilerek sadece nitelikli rüşvete yer verildiği, kamu görevlisinin yapması gereken bir işi yapması ya da yapmaması gereken işi yapmaması için yarar sağlanmasının (05.07.2012 tarihine kadar) rüşvet suçu kapsamından çıkarıldığı, bu eylemlerin 5237 sayılı Kanun'un 257 nci maddesinin üçüncü fıkrasına uyan görevinin gereklerine uygun davranmak için çıkar sağlama suçu kapsamında değerlendirildiği, rüşvet suçuna konu kaçakçılık fiillerine ilişkin yapılan incelemede, sanıklar hakkında suç tarihi itibarıyla kaçakçılık suçundan dolayı açılmış bir kamu davasının bulunmadığı ve bu haliyle atılı rüşvet suçunun unsurları itibarıyla oluşmayacağı nazara alındığında, kamu görevlisi olan sanık ...'in eyleminin suç tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı Kanun'un 257 nci maddesinin üçüncü fıkrasında düzenlenen görevinin gereklerine uygun davranmak için çıkar sağlama, kamu görevlisi olmayan sanıklar ... ve ...'nin eylemlerinin ise özgü suç niteliğindeki bu suça azmettirme suçunu oluşturacağı ve bu suç gereği belirlenecek cezanın üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ile 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereğince 8 yıllık olağan ve 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı sürelerinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.

2.2008 yılı Şubat ayı ile 21.05.2008 tarihleri arası olan suç tarihi ile hüküm tarihi arasında 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu anlaşıldığından, kamu davalarının 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca ayrı ayrı düşmesine karar verilmesi gerekirken yargılamaya devamla yazılı şekilde mahkumiyet hükümleri kurulması hukuka aykırı görülmüştür.

IV. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Hatay 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.06.2021 tarihli ve 2014/270 Esas, 2021/386 sayılı Kararına yönelik katılan vekili ile sanıklar müdafiilerinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereğince gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

06.12.2023 tarihinde karar verildi.

***