Logo

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2017/293 Esas, 2017/307 Karar .

SUÇ : Zimmet, nitelikli dolandırıcılık, özel belgede sahtecilik

HÜKÜM : Sanıklar hakkında zimmet suçundan verilen beraat hükümleri ile sanık ... hakkında zincirleme olarak nitelikli dolandırıcılık ve özel belgede sahtecilik suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine ilişkin istinaf başvurularının esastan reddi

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin reddi, bozma

Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükümlerin temyizi üzerine yapılan ön incelemede;

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesine göre zimmet suçundan katılan sıfatını alabilecek surette zarar görmüş olan Tarım ve Orman Bakanlığının kanun yoluna başvurma hakkının bulunması ve hükümlerin vekili tarafından 7417 sayılı Kanun'un yürürlük tarihi olan 05.07.2022 tarihinden önce temyiz edilmesi ile usul hükümlerinin derhal uygulanacağı hususu karşısında, 7417 sayılı Kanun'un 40. maddesiyle değişik 3628 sayılı Kanun’un 18/2. madde ve fıkra hükmü uyarınca başvuru tarihinde müdahil sıfatını kazandığı kabul edilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesince, sanık ... hakkında özel belgede sahtecilik suçundan verilen mahkumiyet hükmüne karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararın, 5271 sayılı Kanun'un 286/2-a maddesi gereğince kesin nitelikte olduğu ve temyizi kabil olmadığı anlaşılmıştır.

Sanıklar hakkında zimmet suçundan kurulan beraat hükümlerinin ve sanık ... hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKİ SÜREÇ

A. İlk Derece

Silifke Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.12.2016 tarihli ve 2015/410 Esas, 2016/504 sayılı Kararı ile sanıkların zimmet suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi gereği ayrı ayrı beraatine, sanık ...'in zincirleme nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 158/1-e,h, 43 ve 52. maddeleri uyarınca 7 yıl 6 ay hapis ve 103.280,00 TL adli para cezası; özel belgede zincirleme sahtecilik suçundan, aynı Kanun'un 207/1 ve 43/1. maddeleri uyarınca 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına hükmolunmuştur.

B. İstinaf

Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 01.03.2017 tarihli ve 2017/293 Esas, 2017/307 sayılı Kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanık ... müdafiinin ve katılan Hazine vekilinin istinaf başvurularının, 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi

Sanık ... müdafii temyiz dilekçesinde; sanığın lehine olan deliller değerlendirilmeden mahkumiyet hükümleri kurulmasının hukuka aykırı olduğunu belirtmiştir.

Katılan Hazine Vekilinin Temyiz İstemi

Katılan Hazine vekili; sanıkların üzerlerine atılı zimmet suçunu işledikleri sabit olmasına karşın beraat hükümleri kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtmiştir.

Katılan ... Vekilinin Temyiz İstemi

Katılan Bakanlık vekili; ilgili Bakanlığın yokluğunda yargılama yapılması ve eksik inceleme ile sanıkların üzerlerine atılı zimmet suçundan beraatlerine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu beyan etmiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

1. Sanıklar hakkında zimmet suçundan kurulan beraat hükümleri yönünden

Sanıkların leh ve aleyhlerindeki toplanan tüm kanıtları inceleyip, irdeleyen ve iddiaların reddine ilişkin sebepleri karar yerinde ayrı ayrı gösteren, savunmaları tercih nedenlerini açıklayan, aleyhteki kanıtları hükümlülük için yeterli görmeyen ilk derece mahkemesinin beliren takdir ve kanaati ile beraat hükümlerine karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararların usul ve kanuna uygun olması karşısında katılanlar vekillerinin temyiz itirazları ile hükümlerde dikkate alınan sair hususlar yönünden de hukuka aykırılık görülmemiştir.

2. Sanık ... hakkında zincirleme nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan mahkumiyet hükmü yönünden

Suç tarihlerinde S.S. ... Köyü Tarımsal Kalkınma Kooperatifi yönetim kurulu başkanı olan sanığın, 2010-2011 yılları arasında toplam 389.978,80 TL'lik süt satmış gibi üyeleri adına haksız olarak 34.438,20 TL'lik süt teşvik primi almak sureti ile kamu zararına neden olduğu iddia ve kabul edilmiş ise de; sanığın üyelerden topladığı sütleri "Gıda İşletme Onay Belgesi"ne sahip bir süt işleme tesisine satarak süt teşvik primi alması gerekirken ilk olarak eski eşinin yetkilisi olduğu ... Köyü Tarım ve Hayvancılık Limited Şirketine sattığı, bu şirket tarafından da sütlerin ...Süt ve Gıda Mamülleri San. Tic. A.Ş. (...)'ye satıldığı, kooperatifin borçlu olduğu icra takipleri bulunması ve ...şirketine icra müdürlüklerinden İcra ve İflas Kanunu'nun 89/1. maddesi uyarınca haciz ihbarnamesi gönderilmiş olması nedeni ile sütlerin kooperatif tarafından doğrudan bu şirkete satılması halinde şirketin süt bedellerini kooperatifin borçlu olduğu icra dosyasına yatırması gerekeceğinden bu yöntemin izlendiğinin icra dosyaları ile aşamalardaki savunma ve beyanlardan anlaşıldığı, üyelerden toplanıp satılan sütler karşılığında üyeler adına süt teşviki alınabilmesi için sütün satıldığı şirketin "Gıda İşletme Onay Belgesi"ne sahip olması gerekmesi ve sütlerin anılan belgeye sahip olan ...şirketine doğrudan satılamaması sebebiyle teşvik alınamayacağından bu defa sanığın eski eşine ait şirket aracılığı ile ...şirketine satılan sütlere ilişkin olarak sanki kooperatif tarafından doğrudan ...şirketine satılmış gibi süt miktarları aynı olmak üzere mükerrer faturalar düzenlenip üst birliğe ibraz edilmek suretiyle süt teşviki alınarak üyelere dağıtıldığının anlaşılması karşısında, sanığın satılmayan süt için teşvik almak amacı ile faturaları düzenlediği iddiasının yerinde olmadığı, sütlerin dolaylı yoldan da olsa gerçekte satılması gereken şirkete satıldığı, bu sütlerin teşvik alınması için mükerrer düzenlenen faturalara konu sütler olduğu, sanığın üyelere dağıtılacak olan süt parası ve süt teşviklerinin icra dosya borcuna mahsup edilmemesi amacı ile hareket ettiği ve dosyada bulunan süt teşvik ödeme listesi ile bu listede imzası bulunanlar arasından tanık sıfatı ile beyanları alınan üyelerin süt teşviklerinin kendilerine ödendiğini beyan ettikleri, bu itibarla sanığın dolandırıcılık kastıyla hareket etmediği gözetilmeden atılı suçtan beraati yerine delillerin değerlendirilmesinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde mahkumiyetine hükmedilmesi,

Kabule göre de;

Nitelikli dolandırıcılık suçunu 5237 sayılı Kanun'un 53/1-d madde-fıkra ve bendindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işlediği kabul edilen sanık hakkında aynı Kanun'un 53/5. madde ve fıkrası gereğince hak yoksunluğuna hükmolunmaması,

Hukuka aykırı bulunmuştur.

III. KARAR

A. Özel belgede sahtecilik suçundan verilen karar yönünden;

Ön inceleme bölümünde açıklanan nedenle sanık ... hakkında özel belgede sahtecilik suçundan verilen hükme yönelik sanık müdafiinin vaki temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun'un 298. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B. Zimmet suçundan verilen kararlar yönünden;

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle hükümlerde katılanlar vekilleri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,

C. Nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen karar yönünden;

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesince verilen kararın, 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi uyarınca, Tebliğname'ye farklı gerekçeyle uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca Silifke Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

11.02.2025 tarihinde karar verildi.

***