"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Rüşvet alma (sanık ... hakkında), rüşvet verme (sanık ... hakkında), edimin ifasına fesat karıştırma (her iki sanık hakkında)
HÜKÜM : Rüşvet alma ve rüşvet verme suçlarından açılan kamu davasında eylemlerin görevinin gereklerine uygun davranmak için çıkar sağlama suçunu oluşturduğunun kabulüyle mahkumiyet, edimin ifasına fesat karıştırma suçundan beraat
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dairemizin 31/03/2014 tarihli bozma ilamı sonrası temyize konu dosya üzerinden yapılan yargılamada; sanık ... müdafi Av. ... ’nun sanığın vekilliğinden çekildiği, sanık ... müdafi Av. ...’nin 25/09/2014 tarihli celsede sanık ... yönünden de vekalet sunacağını bildirdiği ancak sunmadığı, sonraki celselerde anılan avukatın her iki sanık müdafi sıfatıyla beyanlarının alındığı, sanık ...’in avukat ile katıldığı celselerde bu hususa yönelik açık bir itirazının da olmadığı, bu haliyle sanık ile avukat arasında vekalet ilişkisinin kurulduğu, sanıklar müdafin edimin ifasına fesat karıştırma suçundan verilen beraat hükümlerine yönelik temyizinin vekalet ücretine hasren olduğu ve tüm hükümlere ilişkin aleyhe temyiz bulunmadığı gözetilerek yapılan incelemede;
Sanıklar hakkında edimin ifasına fesat karıştırma suçundan verilen beraat hükümlerinin vekalet ücretine yönelik temyiz istemiyle sınırlı yapılan incelemesinde;
Beraat eden ve kendisini vekille temsil ettiren sanıklar yararına vekalet ücretine hükmedilebilmesi için dosya kapsamındaki yüklenen tüm suçlardan beraat etmeleri gerektiği, avukatlık hizmetinin bir bütün olduğu ve bölünmesinin mümkün olmadığı hususları nazara alındığında, sanıklar hakkında vekalet ücretine hükmedilmemesine ilişkin karar usul ve kanuna uygun olduğundan yerinde görülmeyen sanıklar müdafin temyiz itirazlarının reddiyle kararın ONANMASINA,
Sanıklar hakkında görevinin gereklerine uygun davranmak için çıkar sağlama suçundan verilen mahkumiyet hükümlerinin temyiz incelemesinde ise;
Dairemizce de benimsenen YCGK'nın 20/10/2009 tarihli ve 2009/1-85 Esas, 2009/242 sayılı Kararında da vurgulandığı gibi sanıkların üzerlerine atılı rüşvet alma ve rüşvet verme suçlarının mahiyeti gereği aralarında menfaat çatışması bulunduğu ve savunmalarının ayrı müdafiler tarafından üstlenilmesinin sağlanması gerektiği gözetilmeksizin aynı müdafi tarafından temsil edilmeleri suretiyle 1136 sayılı Avukatlık Yasası’nın 38 ve 5271 sayılı CMK'nın 152. maddelerine aykırı davranılması,
Kanuna aykırı, sanıklar müdafin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, sair yönleri incelenmeyen hükümlerin, sanıkların kazanılmış hakları saklı kalmak kaydıyla 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'un 321 ve 326/son maddeleri uyarınca BOZULMASINA 28/12/2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.