"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2010/144 Esas, 2013/32 Karar
SUÇLAR : Sanıklar ... ve ... hakkında nitelikli dolandırılık (9 kez), şirket veya kooperatifler hakkında yanlış bilgi verme, nitelikli zimmet, ... hakkında kooperatife ait tutulması gereken zorunlu defterleri tutmama ve kooperatif genel kurulunu toplantıya çağırmama (2 kez)
HÜKÜMLER : Nitelikli dolandırıcılık, zimmet ve şirket veya kooperatifler hakkında yanlış bilgi verme suçlarından sanık ... hakkında beraat, sanık ... hakkında nitelikli dolandırıcılık suçlarından beraat, basit zimmet, şirket veya kooperatifler hakkında yanlış bilgi verme, kooperatif genel kurulunu toplantıya çağırmama (2 kez) ve kooperatife ait tutulması gereken zorunlu defterleri tutmama suçlarından mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
EK TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Bartın Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.02.2013 tarihli ve 2010/144 Esas, 2013/32 sayılı Kararının suçtan zarar gören Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı vekili, katılanlar ..., ..., ..., ..., ... ve ..., O yer Cumhuriyet savcısı ve sanık ... tarafından temyizi üzerine yapılan ön incelemede:
17.03.2015 tarihli eksiklik giderme yazısı ile 22.04.2015 tarihinde davadan haberdar olan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının, vekili aracılığıyla yalnızca nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan beraat hükümlerini temyiz ettiği, Dairemizin 29.06.2020 tarihli Hazinenin haberdar edilmesine dair tevdi kararından sonra adı geçen bakanlık adına verilen 25.08.2020 tarihli dilekçe ile tüm beraat hükümlerinin temyiz edildiği ancak nitelikli dolandırıcılık haricindeki hükümler yönünden bir haftalık yasal süreden sonra temyiz dilekçesi verildiğinin kabul edilmesi gerektiğinden, sanık ... hakkında zimmet ve şirket veya kooperatifler hakkında yanlış bilgi verme suçlarından verilen beraat hükümlerine yönelik Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı vekilinin temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi uyarınca açıklanan husus dışındaki temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereğince temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Bartın Cumhuriyet Başsavcılığının, 17.08.2010 tarihli ve 2010/1697 Esas, 2008/1841 Soruşturma, 2010/77 numaralı İddianamesiyle sanıklar ... ve ... hakkında nitelikli dolandırılık (9 kez), şirket veya kooperatifler hakkında yanlış bilgi verme, nitelikli zimmet, kooperatif genel kurulunu toplantıya çağırmama (2 kez) suçlarından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi, 164 üncü maddesi, 247 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun (1163 sayılı Kanun) Ek 2 nci maddesi (2 kez) uyarınca cezalandırılması, ...'nin 1163 sayılı Kanun'un Ek 2 nci maddesi gereği cezalandırılması ile haklarında aynı Kanun’un 53 üncü maddesi gereğince hak yoksunluklarına karar verilmesi talebiyle kamu davası açılmıştır.
2.Bartın Cumhuriyet Başsavcılığının, 31.08.2010 tarihli ve 2010/1793 Esas, 2010/4530 Soruşturma, 2010/81 numaralı İddianamesiyle sanıklar ... ve ... hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi uyarınca cezalandırılmaları ve haklarında aynı Kanun’un 53 üncü maddesi gereğince hak yoksunluklarına karar verilmesi talebiyle kamu davası açılmıştır.
Bartın Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.09.2010 tarihli ve 2010/154 Esas, 2010/136 sayılı Kararı ile bu davanın aynı Mahkemenin 2010/144 Esas sayılı davası ile birleştirilmesine karar verilmiştir.
3.Bartın Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.02.2013 tarihli ve 2010/144 Esas, 2013/32 sayılı Kararı ile sanık ...'nin basit zimmet suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 247 nci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve aynı Kanun'un 53 üncü maddesinin birinci ve beşinci fıkraları gereği hak yoksunluklarına, şirket veya kooperatifler hakkında yanlış bilgi verme suçundan, aynı Kanun'un 164 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 53 üncü maddesinin birinci ve beşinci fıkraları gereği hak yoksunluklarına, kooperatife ait tutulması gereken zorunlu defterleri tutmama suçundan, 1163 sayılı Kanun'un Ek 2 nci maddesinin birinci fıkrası ve 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi uyarınca 2 ay 15 gün hapis ve 41 tam gün karşılığı 820,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve 53 üncü maddesinin birinci ve beşinci fıkraları gereği hak yoksunluklarına, 2008 ve 2009 yıllarında kooperatif genel kurulunu toplantıya çağırmama suçundan, 1163 sayılı Kanun'un 45 inci maddesinin birinci fıkrası delaletiyle aynı Kanun'un Ek 2 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 5237 sayılı Kanun'un 62 nci ve 50 nci maddeleri uyarınca 25 gün hapis cezası karşılığı 500,00 TL adli para cezası ve 25 tam gün karşılığı 500,00 TL adli para cezası ile ikişer kez cezalandırılmasına ve aynı Kanun'un 53 üncü maddesinin birinci ve beşinci fıkraları gereği hak yoksunluklarına hükmedilmiş, sanık ... hakkında nitelikli dolandırıcılık, zimmet ve şirket veya kooperatifler hakkında yanlış bilgi verme suçlarından, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca, sanık ... hakkında ise nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Suçtan zarar gören Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı vekilinin, katılanlar ..., ..., ..., ..., ... ve ... ile O yer Cumhuriyet savcısının temyizleri, sanıkların üzerlerine atılı nitelikli dolandırıcılık suçlarının sübut bulduğuna ilişkindir.
2.Sanık ...'nin temyizi, üzerine atılı suçları işlemediğine, usul ve yasaya aykırı yerel mahkeme kararının bozulması gerektiğine yöneliktir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanıklardan ...'nin S.S. Yeni Bartın Yapı Kooperatifinin yönetim kurulu başkanı, ...'nin ise başkan yardımcısı olduğu, sanıkların kooperatife ait olmayan ve kooperatif ile ilgisi olmayan arsa üzerinde inşaata başladıkları ve söz konusu inşaatı göstererek ortak kaydettikleri, bu şekilde katılanları dolandırdıkları, soruşturma aşamasında alınan bilirkişi raporuna göre kooperatif hesaplarında bulunması gereken 143.019,00 TL'yi zimmetlerine geçirdikleri, kooperatif genel kurulana yanlış bilgi verdikleri, 2008 ve 2009 yıllarında kooperatif genel kurulunu toplantıya çağırmadıkları ayrıca ...'nin kooperatife ait tutulması gereken zorunlu defterleri tutmadığı ve bakanlık kontrolörlüğüne sunmadığı iddialarıyla sanıklar haklarında kamu davaları açılmıştır.
Mahkemece; katılanların kooperatife kandırılmak suretiyle üye yapıldığına dair beyanlarına itibar edilmemiş, kooperatifi denetleme imkanları olduğundan nitelikli dolandırıcılık suçundan açılan kamu davalarında sanıkların beraatlerine, sanık ...'in üzerine atılı diğer suçlardan da beraatine, sanık ...'nın ise şirket veya kooperatifler hakkında yanlış bilgi verme, kooperatif genel kurulunu toplantıya çağırmama (2 kez) ve kooperatife ait tutulması gereken zorunlu defterleri tutmama ve zimmet suçlarından iddia edildiği gibi 143.019,00 TL'yi mal edindiği kabul edilerek ayrı ayrı mahkumiyetine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE VE KARAR
A. Sanık ... hakkında zimmet ve şirket veya kooperatifler hakkında yanlış bilgi verme suçlarından verilen beraat hükümleri yönünden
Ön inceleme bölümünde açıklanan nedenle Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı vekilinin zimmet ve şirket veya kooperatifler hakkında yanlış bilgi verme suçlarına yönelik temyiz isteminin 1412 sayılı Kanun'un 317 nci maddesi gereği REDDİNE,
B. Sanık ... hakkında zimmet suçundan kurulan mahkumiyet hükmü yönünden
Yüklenen suçu 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasının (d) bendindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işleyen sanık hakkında aynı Kanun ve maddenin beşinci fıkrası gereği bu bentteki tüm hak ve yetkileri kullanmasının yasaklanması yerine kooperatifteki yöneticilik görevinden yasaklanmasına karar verilmesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış, 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin uygulanması ile ilgili Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal Kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün bulunmuştur.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemine uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
Açıklanan nedenle Bartın Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.02.2013 tarihli ve 2010/144 Esas, 2013/32 sayılı Kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden eleştirilen husus dışında herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
C. Sanık ... hakkında dolandırıcılık suçlarından verilen beraat hükümleri yönünden
Suçtan zarar gören Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının 5271 sayılı Kanun'un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca katılma ve temyiz hakkı olduğu gözetilerek yapılan incelemede;
Sanık hakkında, katılanların inşaat yapmayan bir kooperatife ortak edilerek dolandırıldıkları iddiasıyla kamu davaları açılmış, kooperatif adına hiçbir inşaat faaliyetine başlanmadığı, kooperatif için büro tutulmadığı ve hatta yönetim kurulu üyelerine huzur hakkı dahi belirlenmediğinden kooperatif ortağı olan katılanların yatırdıkları aidatların sanığın uhdesinde kaldığı belirtilmiş ise de dolandırıcılık suçunun unsuru olan katılanlardan sağlanan menfaat ile zimmet suçuna konu kooperatif ortağı katılanların yatırdıkları aidatların aynı miktar olduğu tespit edildiğinden, aynı eylemlere ilişkin olarak açılan kamu davalarında, eylemlerin vasıf yönünden ikiye bölünerek dolandırıcılık suçundan beraat, zimmet suçundan ise mahkumiyet hükmü kurularak çelişkiye yol açılması,
Hukuka aykırı bulunmuş ancak tespit edilen bu hukuka aykırılığın Dairemiz tarafından giderilmesi mümkün görülmüştür.
Açıklanan nedenle Bartın Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.02.2013 tarihli ve 2010/144 Esas, 2013/32 sayılı Kararında suçtan zarar gören bakanlık vekilinin, katılanlar ..., ..., ..., ..., ... ve ... ile O yer Cumhuriyet savcısının temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin birinci fıkrası da gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu hususun yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun'un 322 nci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak düzeltilmesi mümkün bulunduğundan hüküm fıkrasının "1" numaralı bendinde yer alan "olayımızda atılı dolandırıcılık suçunun unsurları itibariyle oluşmadığı anlaşıldığından sanık ...'nin CMK nun 223/2-b maddesi uyarınca atılı bu suçlardan ayrı ayrı BERAATİNE," ibaresinin "sanık ... hakkında aynı fiilden dolayı nitelikli dolandırıcılık suçundan ceza verilmesine yer olmadığına," şeklinde değiştirilmesi suretiyle diğer yönleri usul ve kanuna uygun olan hükümlerin, Tebliğname'ye kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
D. Sanık ... hakkında şirket veya kooperatifler hakkında yanlış bilgi verme, kooperatif genel kurulunu toplantıya çağırmama (2 kez) ve kooperatife ait tutulması gereken zorunlu defterleri tutmama suçlarından kurulan mahkumiyet hükümleri yönünden
Sanığın yargılama konusu eylemleri için, 5237 sayılı Kanun'un 164 üncü maddesi ve 1163 sayılı Kanun'un Ek 2 nci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları uyarınca belirlenecek cezaların üst haddine göre 5237 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 8 yıllık olağan, 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı sürelerinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
1163 sayılı Kanun'un 45 inci maddesinin birinci fıkrası delaletiyle aynı Kanun'un Ek 2 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği 2008 yılı genel kurulunu toplantıya çağırmama ve 08.06.2007 tarihli genel kurulda ortaklara yanlış bilgi verme eylemleri yönünden suç tarihlerinden, temyiz incelemesi tarihine kadar, 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı süresinin; 1163 sayılı Kanun'un 45 inci maddesinin birinci fıkrası delaletiyle aynı Kanun'un Ek 2 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği 2009 yılı genel kurulunu toplantıya çağırmama ve kooperatife ait tutulması gereken zorunlu defterleri tutmama eylemleri yönünden 5237 sayılı Kanun'un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 14.02.2013 tarihli mahkumiyet hükümleri olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan dava zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
Açıklanan nedenlerle Bartın Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.02.2013 tarihli ve 2010/144 Esas, 2013/32 sayılı Kararında sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE,
E. Sanık ... hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen beraat hükümleri yönünden
Sanığın hükümden sonra 30.07.2021 tarihinde öldüğü Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi'nden temin edilen nüfus kaydından anlaşıldığından, bu husus mahallinde araştırılarak sonucuna göre 5237 sayılı Kanun'un 64 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereğince bir karar verilmesi lüzumu, bozmayı gerektirmiş ve suçtan zarar gören bakanlık vekilinin, katılanlar ..., ..., ..., ..., ... ve ... ile O yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin birinci fıkrası da gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi uyarınca hükümlerin, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
26.10.2023 tarihinde karar verildi.