"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2011/76 Esas, 2013/367 Karar
SUÇLAR : İhaleye fesat karıştırma (tüm sanıklar hakkında), rüşvet alma (... ve ... hakkında), rüşvet verme (... hakkında), suç işlemek amacıyla örgüt kurma (... hakkında), suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma (..., ..., ..., ... ve ... hakkında), suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olmamakla birlikte bilerek ve isteyerek yardım etme (... hakkında)
HÜKÜM : Beraat
EK KARAR : Suçtan zarar gören SGK vekilinin temyiz isteminin reddi
TEMYİZ EDENLER : Katılanlar ..., ... ve ... vekilleri, suçtan zarar görenler vekilleri, sanık ... müdafi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma
Mahallî mahkemece verilen hükümler ve ek Karar temyiz edilmekle dosya incelendi;
5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesine göre sanıklar ... ve ... hakkında rüşvet alma, ... hakkında rüşvet verme ve tüm sanıklar hakkında ihaleye fesat karıştırma suçlarından açılan kamu davasında katılan sıfatını alabilecek surette zarar görmüş olan Hazinenin kanun yoluna başvurma hakkının bulunması ve sanıklar hakkında anılan suçlardan kurulan hükümlerin vekili tarafından 7417 sayılı Devlet Memurları Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un (7417 sayılı Kanun) yürürlük tarihi olan 05.07.2022 tarihinden önce temyiz edilmesi ile usul hükümlerinin derhal uygulanacağı hususu karşısında, 7417 sayılı Kanun'un 40. maddesiyle değişik 3628 sayılı Mal Bildiriminde Bulunulması, Rüşvet ve Yolsuzluklarla Mücadele Kanunu'nun 18/2. madde ve fıkra hükmü uyarınca başvuru tarihinde müdahil sıfatını kazandığına, diğer taraftan Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.02.2017 tarihli, 2015/5-95 Esas, 2017/71 sayılı ve benzer Kararlarında da belirtildiği üzere "suçtan zarar görme" kavramının "suçtan doğrudan doğruya zarar görmüş bulunma hali" olarak anlaşılması gerektiği, dolaylı veya muhtemel zararların davaya katılma hakkı vermeyeceği, bu nedenle Hazinenin suç işlemek amacıyla örgüt kurma, bu örgüte üye olma ve üye olmamakla birlikte bilerek ve isteyerek yardım etme, şikayetçi ...'in rüşvet alma, rüşvet verme ile suç işlemek amacıyla örgüt kurma, bu örgüte üye olma ve üye olmamakla birlikte bilerek ve isteyerek yardım etme, şikayetçiler ... ve ...'ın ise ihaleye fesat karıştırma, rüşvet alma, rüşvet verme ile suç işlemek amacıyla örgüt kurma, bu örgüte üye olma ve üye olmamakla birlikte bilerek ve isteyerek yardım etme suçlarından açılan kamu davalarında doğrudan zarar görmeleri söz konusu olmadığından anılan suçlar yönünden kamu davasına katılma ve temyiz haklarının bulunmadığı, mahkemece usulsüz olarak verilen katılma kararlarının da temyiz hakkı vermeyeceği anlaşıldığından, katılan Hazine vekilinin sanıklar hakkında suç işlemek amacıyla örgüt kurma, bu örgüte üye olma ve üye olmamakla birlikte bilerek ve isteyerek yardım etme, şikayetçi ... vekilinin sanıklar ... ve ... hakkında rüşvet alma, ... hakkında rüşvet verme ve tüm sanıklar hakkında suç işlemek amacıyla örgüt kurma, bu örgüte üye olma ve üye olmamakla birlikte bilerek ve isteyerek yardım etme suçlarından kurulan hükümlere, şikayetçiler ... ve ... vekillerinin ise tüm hükümlere yönelik temyiz istemlerinin, 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un (5320 sayılı Kanun) 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 317. maddesi uyarınca ayrı ayrı REDDİNE, başvurularının kapsamına göre incelemenin katılan Hazinenin sanıklar ... ve ... hakkında rüşvet alma, ... hakkında rüşvet verme ve tüm sanıklar hakkında ihaleye fesat karıştırma, katılan ... vekilinin sanıklar hakkında ihaleye fesat karıştırma suçlarından verilen beraat hükümlerine, suçtan zarar gören SGK vekilinin temyiz isteminin reddine dair ek Karara, sanık ... müdafiinin ise vekalet ücretine hasren vaki temyiz itirazlarıyla sınırlı yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
1-Suçtan zarar gören SGK vekilinin temyiz isteminin reddine dair ek Karara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Gerekçesi gösterilmek suretiyle verilen temyiz isteminin reddine dair ek Karar usul ve kanuna uygun olduğundan yerinde görülmeyen suçtan zarar gören SGK vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle ek Kararın ONANMASINA,
2-Sanıklardan ... ve ... hakkında rüşvet alma, ... hakkında rüşvet verme ve tüm sanıklar hakkında ihaleye fesat karıştırma suçlarından kurulan beraat hükümlerine ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde ise;
Doğrudan teminin bir ihale usulü olmaması nedeniyle ihaleye fesat karıştırma suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı, bu itibarla doğrudan temin usulüyle yapılan alımlara ilişkin isnatların, keza rüşvet suçunun oluşabilmesi için bir rüşvet anlaşmasının bulunması, bu anlaşmanın da işin yapılmasından önce veya en geç yapılması anında olması gerektiği ancak dosyada rüşvet anlaşmasına ve menfaat teminine dair yeterli delil bulunmadığı gözetildiğinde, Kazdağı Devlet Hastanesinde doktor olarak görev yapan sanıklar ... ve ...'in tedavi olmak için kendilerine gelen hastaları tıbbi malzeme alımı hususunda Aktif Medikal isimli firmaya yönlendirdikleri şeklindeki isnadın sübutu halinde kamu görevlisi olan sanıklar yönünden 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 257/1. madde ve fıkrasında düzenlenen icrai davranışla görevi kötüye kullanma, kamu görevlisi olmayan sanıklar yönünden ise aynı Kanun'un 40/2. maddesi uyarınca özgü suç niteliğindeki bu suça iştirak etme olarak değerlendirilmesi gerektiği gözetildiğinde; anılan suçun söz konusu maddede öngörülen cezasının üst sınırına nazaran 5237 sayılı Kanun'un 66/1-e maddesi uyarınca belirlenen 8 yıllık asli dava zamanaşımı sürelerine tabi olduğu, zamanaşımını kesen son işlem olan 13.05.2011 tarihli son sorgu işlemi ile inceleme günü arasında bu sürenin dolduğu anlaşılmakla, 5237 sayılı Kanun'un 7/2 ile 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddeleri de gözetilmek suretiyle 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi uyarınca hükümlerin BOZULMASINA ancak bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322/1 ve 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddeleri gereğince sanıklar hakkında açılan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE 25.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.