Logo

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2014/328 Esas, 2016/132 Karar

SUÇ : Basit kullanma zimmeti

HÜKÜM : Eylemlerin güveni kötüye kullanma suçunu oluşturacağı kabulüyle bu suçtan; beraat (3 kez), mahkumiyet (14 kez), düşürülme (62 kez)

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düşürülme

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 260/1. maddesine göre zimmet suçundan katılan sıfatını alabilecek surette zarar görmüş olan Hazine ve İçişleri Bakanlığının kanun yoluna başvurma haklarının bulunması ve hükümlerin vekilleri tarafından 7417 sayılı Kanun'un yürürlük tarihi olan 05.07.2022 tarihinden önce temyiz edilmesi ile usul hükümlerinin derhal uygulanacağı hususları karşısında, 3628 sayılı Yasa'nın değişiklik öncesindeki 18/2. madde ve fıkra hükmü gereğince Hazinenin, 7417 sayılı Yasa'nın 40. maddesiyle değişik 18/2. madde ve fıkra hükmü uyarınca da İçişleri Bakanlığının başvuru tarihinde müdahil sıfatını kazandığı gözetilerek yapılan incelemede;

Sanık hakkında güveni kötüye kullanma suçundan verilen düşürülme hükümlerinin temyiz incelemesinde;

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,

Ancak;

Kamu davalarının şikayetten vazgeçme ve şikayetin süresinde yapılmaması nedenleriyle 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi uyarınca düşmesi yerine düşürülmesine dair kararlar verilmesi,

Kanuna aykırı, katılanlar vekillerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak hüküm fıkrasının 3 ve 4 numaralı bentlerinde yer alan "düşürülmesine" ibarelerinin "düşmesine" şeklinde değiştirilmesi suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun olan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Sanık hakkında güveni kötüye kullanma suçundan kurulan mahkumiyet ve beraat hükümlerinin temyiz incelemesinde ise;

Sanığın oluşa uygun olarak sübutu kabul edilen eylemlerinin, sübutu halinde de beraat hükümlerine konu eylemlerinin 5237 sayılı Kanun'un 155/1. maddesi kapsamındaki güveni kötüye kullanma suçunu oluşturacağı, bu suçun söz konusu maddede öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla aynı Kanun’un 66/1-e ve 67/4. maddelerinde belirtilen 8 yıllık asli ve 12 yıllık ilaveli dava zamanaşımı sürelerine tabi olduğu, suç tarihi olan 03.09.2009 ile inceleme günü arasında ilaveli dava zamanaşımı süresinin gerçekleştiği anlaşıldığından, hükümlerin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilmek suretiyle 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden sanık hakkında açılan kamu davalarının aynı Kanun'un 322/1 ve 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddeleri gereğince zamanaşımı sebebiyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE 04.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

***