"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/387 Esas, 2016/144 Karar
SUÇLAR : Zimmet, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEMYİZ EDENLER : O yer Cumhuriyet savcısı, sanık müdafii
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü;
O yer Cumhuriyet savcısının temyiz talebinin sanık hakkında zimmet suçundan kurulan hükme yönelik olduğu gözetilerek yapılan incelemede;
1) Sanık hakkında zimmet suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 53. maddesinin uygulanması ile ilgili olarak Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı Kararının infaz aşamasında nazara alınması mümkün görülmüş, sanığın birinci ve ikinci nakliye tezkerelerini farklı düzenlemesinin kaba hile niteliğinde olması ve basit bir incelemeyle ortaya çıkması nedeniyle eylemlerinin zincirleme şekilde basit zimmet suçunu oluşturacağı gözetilerek, tebliğnamedeki bu hususta bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiş, yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
5237 sayılı Kanun'un 53/1-a madde-fıkra ve bendindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle atılı suçu işleyen sanık hakkında, aynı Kanun'un 53/5. maddesi uyarınca, ayrıca, cezasının infazından sonra başlamak üzere, hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanması karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiinin ve O yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunu'nun (5320 sayılı Kanun) 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanun'un (1412 sayılı Kanun) 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA ancak bu husus yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, mahkemenin takdir ve uygulaması da gözetilerek hüküm fıkrasının zimmet suçuna ilişkin (A) bölümüne "Sanığın suçu 5237 sayılı Kanun'un 53/1-a maddesindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işlediği anlaşılmakla aynı Kanun'un 53/5. maddesi gereğince, ayrıca, cezasının infazından sonra işlemek üzere takdiren 2 yıl 2 ay 20 gün süreyle TCK'nın 53/1-a maddesindeki hak ve yetkileri kullanmasının yasaklanmasına," ibaresinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
2) Sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde ise;
Kamu görevlisi olan sanığın görevi sırasında sahte belgeler düzenlediğinin iddia edilmesi karşısında, 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun hükümleri uyarınca yetkili merciden soruşturma izni alındıktan sonra kamu davası açılması gerektiği, dosyada izin alındığına ilişkin bilgi ve belge bulunmadığı gözetilip durma kararı verilerek, hasıl olacak sonuca göre bir hüküm kurulması yerine, bu hususun yargılama şartı olduğu gözetilmeden genel hükümlere göre açılan davaya devamla yazılı şekilde karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden sair yönleri incelenmeyen hükmün, sanığın kazanılmış hakkı saklı kalmak kaydıyla, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 321 ve 326/son maddeleri uyarınca BOZULMASINA 05.11.2024 tarihinde resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hüküm yönünden oy birliğiyle, zimmet suçundan kurulan hüküm yönünden oy çokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Sanığın zimmet fiilini; nakliye tezkerelerinin kurumda kalan nüshası ile nakil sırasında ilgili firmaya gönderilen nüshasını farklı ve sahte olarak düzenlemek suretiyle gerçekleştirdiği, S.S. Güngören Tarımsal Kalkınma Kooperatifi adına düzenlenen ve ele geçirilen nakliye tezkerelerinden dört adedinde kurumda kalan nüsha ile diğer nüshalarındaki emval miktarının fazla olduğunun ve imzaların kooperatif başkanı ...’a ait olmadığının kriminal inceleme ile tespit edildiği, kurum müdürü ...’in beyanına nazaran da zimmete geçirilen miktarın depodaki ölçü fazlalılığı olması sebebiyle ve bu depo fazlalığını depo memuru olan sanığın kayıt altına alması gerekirken almamasına nazaran nakliye tezkerelerinin kurum dışındaki nüshalarının temin edilememesi halinde zimmetin ve miktarının anlaşılamayacağı, bu itibarla sanığın sahte evraklar düzenleyerek zimmetin açığa çıkmamasını sağlamaya yönelik hileli davranışlarla gerçekleştirdiği eyleminin nitelikli zimmet vasfında olduğu ve 5237 sayılı Kanun'un 247/2. maddesi uyarınca tayin olunan cezanın artırılması gerektiği cihetle hükmün bozulması kanaatinde olduğumdan sayın çoğunluğun zimmet suçundan hükmün düzeltilerek onanması yönündeki görüşüne iştirak edilmemiştir.