Logo

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2013/10 Esas, 2016/61 Karar

SUÇ : Edimin ifasına fesat karıştırma (iki kez)

HÜKÜM : Mahkumiyet (iki kez)

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:

İspir İlçesi Köylere Hizmet Götürme Birliği Başkanlığı tarafından 02.07.2010 tarihli İspir Karakale Yukarı Mahalle Köprü İnşaatı ile Pazaryolu İlçesi Köylere Hizmet Götürme Birliği Başkanlığı tarafından 16.06.2010 tarihli ... içi İstinat Duvarı-Beton ... Köyü Menfez İnşaatı ve ... Köy içi Beton Yol ve Menfez İnşaatı yapım işlerini yüklenen sanık ... ile her iki ihale için ayrı ayrı sözleşme imzalanarak iş yeri teslimlerinin yapıldığı, İspir Karakale Yukarı Mahalle Köprü İnşaatı yapım işi için 30.11.2010 tarihinde geçici kabul, 02.12.2011 tarihinde de kesin kabulün, ... içi İstinat Duvarı-Beton ... Köyü Menfez İnşaatı ve ... Köy içi Beton Yol ve Menfez Yapımı İnşaatı için 13.08.2010 tarihinde geçici kabul, 05.01.2012 tarihinde de kesin kabulün yapıldığı ancak her iki ihaleye ilişkin şartnamede belirtilen niteliklere aykırı olarak, eksik ve yetersiz malzeme kullanılmak suretiyle edimin ifasına fesat karıştırıldığı iddiasıyla açılan kamu davasında; ihale konusu edimin yapım işlerine ilişkin olması nedeniyle sanığın eyleminin TCK'nın 236/2-d maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, ancak; 5237 sayılı TCK'nın 236. maddesinde edimin ifasına fesat karıştırma halleri yasa koyucu tarafından tahdidi olarak sayılmış olup, maddede sayılan seçimlik hareketlerin ya da faillik durumunun genişletilmesinin anılan Yasa'nın 2. maddesindeki kanunilik ilkesine aykırılık teşkil edeceğinde bir kuşku bulunmadığından, her ne kadar bir kısım öğretide özgü suç olarak kabul edilmese de madde metni gerekçesiyle birlikte incelendiğinde; 2. fıkranın “a” ve “b” bentlerinde yüklenici konumundaki kişiler ve temsilcileri ile edimin ifası sürecinde görev alan ilgili kamu görevlilerinin, “c”, “d” ve “e” bentlerinde ise edimin ifası sürecinde görev alan ilgili kamu görevlilerinin suçun faili olabileceğinden, dolayısıyla söz konusu suçun özel faillik niteliği taşıyan kimselerce işlenebileceğinde bir tereddüt bulunmadığının kabulü gerektiğinden, 5237 sayılı TCK'nın 40/2. maddesine göre özgü suç niteliğinde olan ve aynı Kanun'un 236/2-d maddesi uyarınca edimin ifası sürecinde görev alan kamu görevlisi tarafından işlenebilen edimin ifasına fesat karıştırma suçuna iştirak eden diğer kişilerin azmettiren veya yardım eden olarak sorumlu tutulabilecekleri ile somut olayda kamu görevlileri hakkında açılmış bir dava bulunmadığı, fail olmayan suçta şerikliğin de mümkün olamayacağı hususları nazara alındığında, sanığın işlediği iddia edilen yapım işlerini sözleşmeye aykırı gerçekleştirme eylemlerinin kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak dolandırıcılık suçunu oluşturabileceği anlaşılmakla, bu suçla ilgili delillerin tartışılıp, yargılama yapma görevinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilmeden yargılamaya devamla yazılı şekilde hükümler kurulması,

Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı CMUK'un 321 ve 326/son maddeleri uyarınca sair yönleri incelenmeyen hükümlerin BOZULMASINA 26.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

***