"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/61 Esas, 2016/188 Karar
SUÇ : Zincirleme basit zimmet
HÜKÜM : Eylemlerin ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçunu oluşturduğu kabulüyle bu suçtan mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereğince temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Afyonkarahisar Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.03.2015 tarihli ve 2012/4640 Soruşturma, 2015/1073 Esas, 2015/77 numaralı İddianamesiyle sanıklar hakkında zimmet suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 247 nci maddesinin birinci fıkrası ve 43 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması ile 53 üncü maddesi gereği hak yoksunlukları uygulanması talebiyle kamu davası açılmıştır.
2.Afyonkarahisar 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.06.2016 tarihli ve 2015/61 Esas, 2016/188 sayılı Kararı ile sanıklar hakkında ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 257 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 62 nci maddesi gereğince 2 ay 15'er gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca hak yoksunlukları uygulanmasına, sanıklardan Selahaddin ve ...'in cezalarının aynı Kanun'un 58 inci maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanıklar müdafii, atılı suçun unsurlarının oluşmadığı halde mahkumiyet kararı verilmesinin doğru olmadığını, sanıkların zararı da giderdiklerini, bu nedenle ortada bir kasıt bulunmadığını, mahkemenin delilerin takdirinde hataya düştüğünü ve beraat kararı vermesi gerekirken mahkumiyet kararı vermesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek hükümleri temyiz etmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Suç tarihinde S.S. Gebeceler Su Ürünleri Kooperatifi başkanı ve yönetim kurulu üyeleri olan sanıkların görev yaptıkları dönemlerde kooperatifçe bastırılan giriş biletleri satışı ve üye aidatı tahsilatından elde edilen paraları zimmetlerine geçirdikleri iddialarıyla açılan kamu davasında, Mahkemece; sanıkların mal edinme kastıyla hareket ettiklerine dair delil bulunmadığı ancak tutulması gereken kayıtların usulüne uygun tutulmadığı, yapılan bir kısım ödemelerin usulüne uygun muhasebeleştirilmediği, bu nedenle talebinin ve kontrolünün sağlanamadığı kabul edilerek ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan mahkumiyetlerine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Tebliğname başlığında adına yer verilen diğer sanıklar hakkındaki kararlara yönelik temyiz talebi bulunmadığı gözetilerek yapılan incelemede;
Hakkında mahkumiyet hükmü kurulan ve suç tarihinde kooperatif yönetim kurulu başkanı olarak görev yapan sanık ...'ın ve yönetim kurulu üyesi olan sanıklar ... ile ...'nun yargılama konusu eylemlerinin mahkemenin kabulüne göre 5237 sayılı Kanun'un 257 nci maddesinin ikinci fıkrası kapsamında yer alan suça ilişkin olduğu, 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun kapsamına girmeyen sanıklar hakkındaki soruşturma veya kovuşturmanın izne tabi olmadığı, 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un (7188 sayılı Kanun) 24 üncü maddesiyle yeniden düzenlenen 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinin birinci fıkrası ile basit yargılama usulünün getirildiği ancak Anayasa Mahkemesinin 16.03.2021 tarihli ve 31425 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 14.01.2021 tarihli, 2020/81 Esas ve 2021/4 sayılı Kararı ile yargılama aşamasında olup henüz "kesinleşmiş hükümle sonuçlanmamış" dosyalar açısından Anayasa'nın 38 inci maddesine aykırı olduğu gerekçesiyle 5271 sayılı Kanun'a 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanun'un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddenin (d) bendinde yer alan "...hükme bağlanmış..." ibaresinin "basit yargılama usulü" bakımından iptal edildiği ve bu kararın sonuçları itibarıyla maddi ceza hukukuna ilişkin olduğu anlaşılmakla, 5237 sayılı Kanun'un 7 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesi gereğince "Basit Yargılama Usulü" yönünden yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması nedeniyle hukuka aykırılık görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Afyonkarahisar 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.06.2016 tarihli ve 2015/61 Esas, 2016/188 sayılı Kararına yönelik sanıklar müdafiinin temyiz isteği ve dosya kapsamında tespit edilen diğer hususlar nazara alındığında, sair yönleri incelenmeyen hükümlerin, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi ve 326 ncı maddesinin son fıkrası gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
07.02.2024 tarihinde karar verildi.