"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
Mahalli mahkemece verilen hükümler ve karar temyiz edilmekle dosya incelendi;
Sanık ... hakkında görevi kötüye kullanma suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın, CMK'nın 231/12. maddesi karşısında itiraza tabi olup temyizi mümkün bulunmadığından, aynı Kanun'un 264. maddesi hükmü de gözetilerek suçtan zarar görenler vekilinin temyiz dilekçelerinin itiraz mahiyetinde kabulü ile bu karar yönünden dosyanın incelenmeksizin mahalline İADESİNE, sanıklar hakkında kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçundan açılan kamu davalarında suçtan doğrudan zarar görmeyen Hazinenin, keza rüşvet verme suçundan açılan kamu davalarında suçtan doğrudan zarar görmeyen İçişleri Bakanlığının davalara katılmasına yasal olanak bulunmadığından, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken CMUK'un 317. maddesine göre vekillerinin anılan suçlardan verilen hükümlere ilişkin temyiz taleplerinin ayrı ayrı REDDİNE, CMK'nın 260/1. maddesine göre rüşvet alma suçundan katılan sıfatını alabilecek surette zarar görmüş olan İçişleri Bakanlığı ile rüşvet alma ve rüşvet verme suçlarından katılan sıfatını alabilecek surette zarar görmüş olan Hazinenin kanun yoluna başvurma haklarının bulunması ve hükümlerin vekilleri tarafından 7417 sayılı Kanun'un yürürlük tarihi olan 05/07/2022 tarihinden önce temyiz edilmesi karşısında, 3628 sayılı Yasa'nın değişiklik öncesindeki 18/2. madde ve fıkra hükmü uyarınca Hazinenin, keza usul hükümlerinin derhal uygulanacağı hususu nazara alındığında da, aynı Kanun'un 7417 sayılı Yasa'nın 40. maddesiyle değişik 18/2. madde ve fıkra hükmü gereğince İçişleri Bakanlığının başvuru tarihinde müdahil sıfatını kazandığı gözetilerek başvurularının kapsamına göre incelemenin katılanlardan Hazine vekilinin rüşvet alma ve rüşvet verme, İçişleri Bakanlığı vekilinin ise rüşvet verme suçundan verilen beraat, sahtecilik suçundan verilen beraat ve mahkumiyet hükümlerine, sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ... müdafilerin müvekkilleri haklarında, sanıklar ... ve ...'ın da haklarında kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarıyla sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Birleşen 2011/9 Esas sayılı dosya kapsamında sanıklar ... ve ... hakkında icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan kamu davası açıldığı halde bu suçtan hüküm kurulmadığı anlaşılmakla, bu hususta mahallinde her zaman bir karar verilmesi mümkün bulunmuştur.
Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... haklarında rüşvet alma ve rüşvet verme suçlarından verilen beraat hükümlerine ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Delilleri takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle verilen beraat hükümleri usul ve kanuna uygun olduğundan yerinde görülmeyen katılanlar vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA,
Sanıklardan ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçundan kurulan mahkumiyet ile ... ve ... hakkında verilen beraat hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde ise;
CMK'nın 260/1. maddesine göre katılan sıfatını alabilecek surette bu suçtan zarar görmüş olan İçişleri Bakanlığının kanun yoluna başvurma hakkının bulunduğu ve bu sıfatının gereği olarak aynı Kanun'un 233 ve 234. maddeleri gereğince kovuşturma evresinde sahip olduğu davaya katılma ve öteki haklarını kullanabilmesi için duruşmadan haberdar edilmesi gerektiği halde, usulen dava ve duruşmalar bildirilmeden, davaya katılma ve Ceza Muhakemesi Kanunu'nun mağdur ve katılanlar için öngördüğü haklardan yararlanma olanağı sağlanmadan yargılamaya devam edilerek yazılı şekilde hükümler kurulması,
Kanuna aykırı, suçtan zarar gören bakanlık vekilinin, sanıklar müdafilerin, sanıklar ... ve ...'ın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'un 321. maddesi uyarınca sair yönleri incelenmeyen hükümlerin BOZULMASINA 26/10/2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.