"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2008/106 Esas, 2012/216 Karar
SUÇLAR: Zimmet, icrai davranışla görevi kötüye kullanma
HÜKÜMLER: Düşürülme (icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan), beraat (zimmet suçundan)
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma
EK TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Düzeltilerek onama
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1163 sayılı Kanun'un Ek 2/2 ile 3628 sayılı Kanun'un 17 ve 18. maddeleri uyarınca zimmet suçundan katılan sıfatını alabilecek surette zarar görmüş olan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının kanun yoluna başvurma hakkının bulunması ve zimmet suçundan kurulan hükümlerin vekili tarafından 7417 sayılı Kanun'un yürürlük tarihi olan 05.07.2022 tarihinden önce temyiz edilmesi karşısında, 7417 sayılı Kanun'un 40. maddesiyle değişik 3628 sayılı Kanun'un 18/2. maddesi gereği başvuru tarihinde zimmet suçu bakımından müdahil sıfatını kazandığı, O yer Cumhuriyet savcısı ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı vekilinin temyiz taleplerinin sanıklar hakkında zimmet suçundan kurulan beraat, katılan kooperatif vekilinin temyiz talebinin ise tüm hükümlere yönelik olduğu gözetilerek yapılan incelemede;
1)Sanıklar hakkında icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan kurulan düşürülme hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 223/8. maddesi gereğince düşmesi yerine düşürülmesine karar verilmesi,
Kanuna aykırı, katılan kooperatif vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un (5320 sayılı Kanun) 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak hüküm fıkrasında yer alan "düşürülmesine" ibaresinin "düşmesine" şeklinde değiştirilmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
2)Sanıklar hakkında zimmet suçundan kurulan beraat hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde ise;
Sanıklara yüklenen zimmet suçunun 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 247. maddesinde öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla aynı Kanun'un 66/1-d bendine göre 15 yıllık olağan dava zamanaşımı süresine tabi olduğu, zamanaşımını kesen son işlem olan 25.06.2008 tarihli sorgular ile inceleme tarihi arasında bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından, hükümlerin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gözetilmek suretiyle 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322/1 ve 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddeleri gereğince sanıklar hakkında açılan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE 18.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.