"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2019/522 Esas, 2020/261 Karar
SUÇ : Zimmet, dolandırıcılık, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'na (1163 sayılı Kanun) muhalefet, görevi kötüye kullanma, resmi belgede sahtecilik, özel belgede sahtecilik
HÜKÜM : 1-Sanık ... hakkında dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik ve özel belgede sahtecilik suçlarından zamanaşımı nedeniyle düşme,
2-Sanık ... hakkında 1163 sayılı Kanun'a muhalefet, dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik ve özel belgede sahtecilik suçlarından zamanaşımı nedeniyle düşme,
3-Sanıklar ... ve ... hakkında zimmet suçundan beraat,
4-Sanıklar ... ve ... hakkında zincirleme basit zimmet suçundan mahkumiyet,
5-Sanıklardan ... hakkında zimmet, resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık, ... hakkında zimmet, görevi kötüye kullanma ve 1163 sayılı Kanun'a muhalefet suçlarından ölüm nedeniyle düşme.
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin reddi, onama, bozma
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;
Dairemizce de benimsenen Ceza Genel Kurulunun, 14.02.2017 tarihli ve 2015/5-95 Esas, 2017/71 sayılı ve benzer Kararlarında da belirtildiği üzere "suçtan zarar görme" kavramının "suçtan doğrudan doğruya zarar görmüş bulunma hali" olarak anlaşılması gerektiği, sanıklar hakkında dolandırıcılık, 1163 sayılı Kanun'a muhalefet, görevi kötüye kullanma, resmi belgede sahtecilik ve özel belgede sahtecilik suçlarından açılan kamu davalarına 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 237. maddesine göre suçtan doğrudan zarar görmeyen Hazinenin katılma hakkı olmadığı anlaşılmakla, vekilinin anılan suçlardan verilen düşme ve beraat hükümlerine yönelik temyiz isteminin 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 317. maddesi gereğince REDDİNE, başvurularının kapsamına göre incelemenin; sanıklar ... ve ... müdafiilerinin bu sanıklar hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerine, katılanlardan Hazine vekilinin sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında zimmet suçundan verilen beraat ve düşme hükümlerine, ... vekilinin sanıklar hakkında zimmet, dolandırıcılık, 1163 sayılı Kanun'a muhalefet, görevi kötüye kullanma, resmi belgede sahtecilik ve özel belgede sahtecilik suçlarından verilen beraat ve düşme hükümlerine, sanık ... müdafiinin vekalet ücretine münhasır temyiz istemleriyle sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
1-Sanıklardan ... hakkında dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik ve özel belgede sahtecilik, ... hakkında 1163 sayılı Kanun'a muhalefet, dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik ve özel belgede sahtecilik, ... hakkında zimmet, resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık, ... hakkında zimmet, görevi kötüye kullanma ve 1163 sayılı Kanun'a muhalefet suçlarından verilen düşme hükümleri ile sanık ... hakkında zimmet suçundan verilen beraat hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanıklar ... ve ...'ın gerçekte bir satış olmadığı halde ...'a hisse tesis etmek şeklindeki eylemlerinin sübutu halinde dolandırıcılık suçunu oluşturacağı, bu nedenle zimmet suçuna dahil edilmeyerek ayrı bir hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığı gözetilerek tebliğnamedeki eylemlerin zimmet kapsamında değerlendirilmesi gerektiğinden bahisle bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Bozmaya uyularak gereği yerine getirilmek, delilleri takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle verilen düşme ve beraat hükümleri usul ve kanuna uygun olduğundan yerinde görülmeyen katılanlardan Hazine ile Bakanlık vekillerinin temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA,
2-Sanıklar ..., ... ve ... hakkında zimmet suçundan verilen mahkumiyet ve beraat hükümlerine ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde ise;
Suç tarihlerinde Sınırlı Sorumlu Orkun Arsa ve Konut Yapı Kooperatifinin yönetim kurulu başkan ve üyeleri olan sanıklardan ... ve ...'ın, kooperatif üyelerinden tahsil ettikleri toplam 210.000,00 TL'den kooperatif işleri için yapılan harcamalar düşüldükten sonra kalan 201.800,11 TL'yi kooperatif kayıtlarına intikal ettirmeyerek uhdelerinde tuttukları ayrıca ...'ın arsa sahiplerinden alınan 150.000,00 TL'yi kooperatif adına açılacak yeni bir hesaba yatırmayarak uhdesinde bulundurmak suretiyle kullanma zimmeti suçunu işlediği kabul edilerek mahkumiyetlerine, ...'ın da beraatine karar verilmişse de; sanıkların aşamalardaki savunmalarında, uhdelerinde kooperatif parası bulunmadığını belirtmeleri ayrıca sanık ...'ın arsa sahiplerinden alınan 150.000,00 TL'nin 75.000,00 TL'sinin S.S. ... Yapı kooperatifine giriş aidatı olarak yatırıldığını ancak sonradan geri alındığını, kendisine ve ...'a alacaklarına mahsuben ve ...'a huzur hakkı olarak ödemeler yapıldığını ve bilançolarda gösterilen genel nitelikteki giderlere harcandığını, kalan kısmının da kasada olduğunu, kooperatif aleyhine icra takipleri olduğundan parayı kasada tuttuklarını beyan etmeleri karşısında ve kasada bulundurulan miktar yönünden paranın kullanıldığına dair delil olmadığından kullanma zimmeti suçunun unsurlarının oluşmayacağı da nazara alınarak maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde ortaya çıkarılması açısından, savunmalarda yer alan harcamaların kooperatif adına yapılmış gerçek bir harcama olup olmadığı, sanıkların kooperatiften gerçekte bir alacakları bulunup bulunmadığı ve buna ilişkin kayıt ve belgelerin mevcut olup olmadığı, sanık ...'ın yönetim kurulu üyeliği yaptığı döneme ilişkin huzur hakkı alma yetkisinin bulunup bulunmadığı hususlarının araştırılmasından, savunmalarda ileri sürülen hususlar ayrı ayrı nazara alınmak ve dosya arasındaki raporlar da değerlendirilmek suretiyle uhdelerinde kooperatif parası bulunup bulunmadığı, varsa miktarının ne olduğu ve hangi miktardan hangi sanıkların sorumlu olduğu hususlarında ayrıntılı rapor alınmasından sonra, hukuki durumlarının takdir ve tayini gerekirken eksik inceleme ile yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı şekilde hükümler kurulması,
5271 sayılı Kanun'un 225/1. maddesinde "Hüküm, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilir" şeklinde yer alan düzenleme karşısında, hükmün konusunun iddianame veya iddianame yerine geçen görevsizlik kararında gösterilen eylemden ibaret olduğu, açıklanan ve suç oluşturduğu ileri sürülen fiilin dışına çıkılması, davaya konu edilmeyen bir eylemden dolayı yargılama yapılması ve açılmayan davadan hüküm kurulmasının yasaya aykırı olduğu, bu itibarla sanıklar ... ve ... hakkında "kooperatif üyelerinden tahsil ettikleri toplam 210.000,00 TL'den kooperatif işleri için yapılan harcamalar düşüldükten sonra kalan 201.800,11 TL'yi kayıtlara geçirmeyerek uhdelerinde tuttukları'' isnadı ile açılmış bir dava bulunmamasına rağmen iddianın dışına çıkılarak hüküm kurulmak suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 225/1. maddesine aykırı davranılması,
Kabule göre de;
Yüklenen suçu 5237 sayılı Kanun'un 53/1-d maddesindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işlediği kabul edilen sanıklar ... ve ... hakkında, 53/5. maddesi uyarınca, ayrıca, cezalarının infazından sonra işlemek üzere, hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar 5237 sayılı Kanun'un 53/1-d madde-fıkra ve bendindeki tüm hak ve yetkileri kullanmaktan yasaklanmalarına karar verilmesi yerine, kooperatif yönetim kurulu üyesi olmalarından yasaklanmalarına karar verilmek suretiyle sınırlı uygulama yapılması,
Kanuna aykırı, sanıklar ..., ... ve ... müdafiilerinin, katılanlar Hazine ve ... vekillerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sanıklardan ... ve ... hakkında kurulan mahkumiyet hükümleri yönünden kazanılmış hakları saklı kalmak kaydıyla, hükümlerin 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 321 ve 326/son maddeleri uyarınca BOZULMASINA 04.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.