"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2017/79 Esas, 2017/84 Karar
KATILANLAR : ..., ..., ..., Hazine
SUÇ : Zimmet
HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
1) Söke 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 26.10.2016 tarihli ve 2015/10 Esas, 2016/228 sayılı Kararı ile sanıkların zimmet suçundan, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 223/2-a maddesi gereği ayrı ayrı beraatlerine hükmolunmuştur.
2) Katılanlar Hazine ile ... vekillerinin istinaf istemleri üzerine duruşma açılmaksızın yapılan inceleme neticesinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin 23.01.2017 tarihli ve 2017/79 Esas, 2017/84 sayılı Kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan ... vekilinin temyiz istemi, sanık ...'un kooperatif kasasında bulunan 3.638,83 TL'yi kooperatifin yeni yönetimine devretmeyerek uhdesinde tuttuğuna, bu nedenle tüm sanıkların atılı suçtan mahkûmiyetleri yerine beraatlerine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğuna ve sair hususlara ilişkindir.
III. GEREKÇE
A. Sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... hakkında kurulan hükümler yönünden
Sanıkların leh ve aleyhindeki toplanan tüm kanıtları inceleyip, irdeleyen ve iddianın reddine ilişkin sebepleri karar yerinde ayrı ayrı gösteren, savunmayı tercih nedenlerini açıklayan, aleyhteki kanıtları hükümlülük için yeterli görmeyen Mahkemenin beliren takdir ve kanaati ile beraat hükümlerine karşı istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin kararların usul ve kanuna uygun olması karşısında katılan vekilinin temyiz itirazları ile hükümlerde dikkate alınan sair hususlar yönünden hukuka aykırılık görülmemiştir.
B. Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden
Sanık ...'un Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükmünden sonra 21.01.2023 tarihinde öldüğü Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi'nden temin edilen nüfus kaydından anlaşıldığından, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 02.10.2024 tarihli ve 2021/228 Esas, 2024/281 sayılı Kararı da gözetilerek, sanık hakkında açılan kamu davasının 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 64/1. ve 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddeleri gereğince düşmesine karar verilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır.
IV. KARAR
A. Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle hükümlerde katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
B. Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi uyarınca BOZULMASINA ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyip, aynı Kanun'un 303/1-a maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi gereğince DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca Söke 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
27.11.2024 tarihinde karar verildi.