"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/89 Esas, 2016/126 Karar
SUÇ : Zincirleme basit zimmet (sanık ... hakkında), basit zimmet (sanıklar ... ve ... hakkında), icrai davranışla görevi kötüye kullanma (sanıklar ... ve ... hakkında), ihmali davranışla görevi kötüye kullanma (... ve ... dışındaki tüm sanıklar hakkında), 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'na (1163 sayılı Kanun) muhalefet (sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... hakkında)
HÜKÜM : Mahkumiyet (sanıklardan ... hakkında zincirleme basit zimmet suçundan, ... hakkında atılı suçlardan), beraat (... hakkında), hükmün açıklanmasının geri bırakılması (sanıklardan ... hakkında ihmali davranışla görevi kötüye kullanma, ... hakkında değişen suç vasfına göre ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçlarından, ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında atılı suçlardan)
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama, onama
Mahalli mahkemece verilen hükümler ve kararlar temyiz edilmekle dosya incelendi;
Sanık ... müdafiinin tayin olunan ceza miktarları itibarıyla yasal koşulları bulunmayan duruşmalı inceleme talebinin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 318. maddesi uyarınca reddine, sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararların, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/12. maddesi karşısında itiraza tabi olup temyizi mümkün bulunmadığından, aynı Kanun'un 264. maddesi hükmü de gözetilerek katılan vekili ile O yer Cumhuriyet savcısının temyiz dilekçelerinin itiraz mahiyetinde kabulü ile bu kararlar yönünden dosyanın incelenmeksizin mahalline İADESİNE, incelemenin katılan vekilinin sanık ... hakkında verilen beraat ile sanıklar ... ve ... hakkında kurulan mahkumiyet, müdafiilerinin sanıklar ... ve ... hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazları ile sınırlı ve duruşmasız olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Tebliğnamede ismine yer verilen sanık ... hakkında kurulan hükme ilişkin temyiz talebi bulunmadığı gözetilerek yapılan incelemede;
Sanık ... hakkında verilen beraat hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanığa yüklenen ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçunun 5237 sayılı Kanun'un 257/2. maddesinde öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla aynı Kanun'un 66/1-e maddesine göre 8 yıllık asli dava zamanaşımı süresine tabi olduğu, zamanaşımını kesen son işlem olan 17.09.2014 tarihli sorgu ile inceleme günü arasında bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından, hükmün 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilmek suretiyle 1412 sayılı Kanun'un 321/1. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322/1 ve 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddeleri gereğince sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
Sanıklar ... ve ... hakkında zimmet suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine dair temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Kooperatif adına tahsil yetkileri bulunan sanıkların icra kanalıyla ve elden tahsilat yapmak suretiyle teslim aldıkları paraları kooperatif kayıtlarına intikal ettirmedikleri şeklinde sübutu kabul edilen zimmet eylemlerinin hileli davranışlarla işlenmiş olması, kurum dışı araştırma ve tanık beyanları ile ortaya çıkarılması nedenleriyle zincirleme nitelikli zimmet suçunu oluşturduğu nazara alınmadan, suç vasfında yanılgıya düşülerek zincirleme basit zimmet suçundan cezalandırılmaları suretiyle haklarında eksik ceza tayini,
Sanıklar hakkında zimmet suçuna ilişkin zincirleme suç hükümleri uygulanırken eylem sayısı ve ağırlığıyla orantılı olmayacak şekilde uygulama yapılarak alt sınır esas alınmak suretiyle eksik cezaya hükmolunması,
5237 sayılı Kanun'un 247/1, 249/1, 43/1 ve 62. maddelerinin bu sıra dahilinde uygulanması gerektiği nazara alınmadan sanık ... hakkında yazılı şekilde hüküm kurulması suretiyle aynı Kanun'un 61/5. maddesine aykırı davranılması,
Yüklenen suçları 5237 sayılı Kanun'un 53/1-d madde-fıkra ve bendindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işlediği kabul edilen sanıklar hakkında aynı Kanun'un 53/5. maddesinin uygulanması sırasında, bu bentteki hak ve yetkileri kullanmaktan yasaklanmalarına karar verilmesi yerine (a) bendinde sayılan hak ve yetkilerden yasaklanmalarına karar verilerek hatalı uygulama yapılması,
Sanık ... hakkında icrai davranışla görevi kötüye kullanma ve 1163 sayılı Kanun'a muhalefet suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde ise;
Hakkında mahkumiyet hükmü kurulan ve suç tarihlerinde kooperatif yönetim kurulu başkanı olarak görev yapan sanık ...'nün yargılama konusu eylemlerinin mahkemenin kabulüne göre 5237 sayılı Kanun'un 257/1 ile 1163 sayılı Kanun'un ek 2/1. maddeleri kapsamında yer alan suçlara ilişkin olduğu, 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun kapsamına girmeyen sanık hakkındaki soruşturma veya kovuşturmanın izne tabi olmadığı, 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanun'un 24. maddesiyle yeniden düzenlenen 5271 sayılı Kanun'un 251/1. maddesi ile basit yargılama usulünün getirildiği ancak Anayasa Mahkemesinin 16.03.2021 tarihli ve 31425 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 14.01.2021 tarihli, 2020/81 Esas ve 2021/4 sayılı Kararı ile yargılama aşamasında olup henüz "kesinleşmiş hükümle sonuçlanmamış" dosyalar açısından Anayasa'nın 38. maddesine aykırı olduğu gerekçesiyle 5271 sayılı Kanun'a 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanun'un 31. maddesiyle eklenen geçici 5. maddenin (d) bendinde yer alan "...hükme bağlanmış..." ibaresinin "basit yargılama usulü" bakımından iptal edildiği ve bu kararın sonuçları itibarıyla maddi ceza hukukuna ilişkin olduğu anlaşılmakla, 5237 sayılı Kanun'un 7/2 ile 5271 sayılı Kanun'un 251. maddeleri gereğince "Basit Yargılama Usulü" yönünden yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,
Kanuna aykırı, sanıklar ... ve ... müdafileri ile katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sanık ... hakkında icrai davranışla görevi kötüye kullanma ve 1163 sayılı Kanun'a muhalefet suçlarından kurulan mahkumiyet hükümleri açısından sair yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA 15.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.