"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2010/138 Esas, 2011/147 Karar
SUÇ : Rüşvet alma ve kaçmaya imkan sağlama (sanık ... hak.), etkin pişmanlık kapsamında rüşvet verme ve hükümlü veya tutuklunun kaçması (sanık ... hak.)
HÜKÜM : Sanık ... hak. rüşvet verme suçundan ceza verilmesine yer olmadığına, atılı diğer suçtan mahkumiyet, diğer sanık ... hak. atılı suçlardan mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama
EK TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;
Suçtan zarar görenler vekilinin, ilgili idarelere 02.01.2014 ve 01.12.2020 tarihlerinde usulüne uygun tebliğ edilen hükmü, 1412 sayılı Kanun'un 310. maddesinde belirlenen bir haftalık yasal süre geçtikten sonra verdiği 11.12.2020 havale tarihli dilekçe ile temyiz ettiği anlaşılmakla, temyiz isteminin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 317. maddesi uyarınca REDDİNE, incelemenin sanık ... ile sanık ... müdafiinin kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarıyla sınırlı yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Sanık ... hakkında rüşvet alma ve kaçmaya imkan sağlama suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerinin temyiz incelemesinde;
Delillerle iddia ve savunma, yapılan yargılama göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş, sübutu kabul olunan fiillerin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan sanık hakkında kurulan mahkumiyet hükümleri usul ve kanuna uygun olduğundan yerinde görülmeyen sanık müdafiinin temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA,
Sanık ... hakkında hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün temyiz incelemesinde ise;
Sanığa yüklenen hükümlü veya tutuklunun kaçması suçunun 5237 sayılı Kanun'un 292/1. maddesinde öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla aynı Kanun'un 66/1-e maddesine göre 8 yıllık asli dava zamanaşımı süresine tabi olduğu, zamanaşımını kesen son işlem olan 28.04.2011 tarihli mahkumiyet hükmü ile inceleme günü arasında bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından, hükmün 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilmek suretiyle 1412 sayılı Kanun'un 321/1. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322/1 ve 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddeleri gereğince sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE 24.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.