"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2017/112 Esas, 2017/179 Karar
SUÇTAN ZARAR GÖREN : Hazine
SUÇ : Zimmet
HÜKÜM : Açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanması suretiyle mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
EK TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesine göre atılı suçtan katılan sıfatını alabilecek surette zarar görmüş olan Hazine adına vekili tarafından sunulan 26.11.2020 tarihli dilekçenin münhasıran katılma istemine yönelik olduğu, temyiz iradesi içermediği nazara alınarak, incelemenin katılan PTT Genel Müdürlüğü vekilinin vekalet ücretine münhasır temyiz itirazı ile sanık müdafiinin temyiz itirazlarıyla sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
5271 sayılı Kanun'un 231/11. madde ve fıkrasında, denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranılması halinde, mahkemenin hükmü açıklayacağı belirtilmiştir. Öte yandan, kararın kesinleşmesi yoklukta verilenlerin yöntemince tebliğinden, huzurda verilenlerin de usulünce tefhiminden itibaren yasada öngörülen sürede kanun yoluna başvurulmaması ya da başvurulup reddedilmesi durumunda mümkün olacaktır. Bu açıklamalar ışığında, açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanması için öncelikle hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşmesi gerekmektedir. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı kesinleşmemiş ise denetim süresi başlamayacak ve sanığın denetim süresi içinde suç işlediğinden de bahsedilemeyecektir.
Sanık hakkında zimmet suçundan açılan kamu davasında Bingöl Ağır Ceza Mahkemesince yapılan yargılama sonunda verilen 15.11.2012 tarihli ve 2012/55 Esas, 2012/194 sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Kararın suçtan zarar gören Hazineye tebliğ edilmeksizin 28.01.2013 tarihinde kesinleştirilmesini müteakip sanığın denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlediğine ilişkin ihbarda bulunulması üzerine temyiz incelemesine konu 26.09.2017 tarihli hükmün kurulduğu,
7417 sayılı Devlet Memurları Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 40. maddesi ile yapılan değişiklik öncesindeki 3628 sayılı Mal Bildiriminde Bulunulması, Rüşvet ve Yolsuzluklarla Mücadele Kanunu'nun 18/2. maddesine göre zimmet suçunun zarar göreni olan ve davaya katılma hakkı bulunan Hazinenin 5271 sayılı Kanun'un 231/12. madde ve fıkra hükmü uyarınca Bingöl Ağır Ceza Mahkemesince verilen 15.11.2012 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karara itiraz hakkının bulunduğu ancak Hazineye tebliğ edilmediğinden sanık hakkındaki anılan kararın kesinleşmediği ve dava zamanaşımı süresinin durmadığı gözetilerek yapılan incelemede;
Sanığa isnat edilen eylemlere ilişkin mahkemece oluşa uygun olarak vasıflandırması yapılan basit zimmet suçunun, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve zamanaşımı yönünden lehe hükümler içeren 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 202/1. maddesindeki cezasının üst sınırına göre aynı Kanun'un 102/3 ve 104/2. maddelerinde belirlenen 15 yıllık ilaveli dava zamanaşımı süresine tabi olduğu, son suç tarihi olan 2003 yılı Şubat ayı ile inceleme günü arasında bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından, hükmün 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7/2 ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 8/1. maddeleri de gözetilmek suretiyle 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322/1 ve 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddeleri gereğince sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE 19.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.